Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2632 E. 2017/2360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)↗ ana sözleşme değişikliği↗ toplantı ve karar nisabı↗ iç yönerge↗ karar nisabı↗ esas sözleşme↗ rekabet yasağı↗ kâr mahrumiyeti↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ anonim şirket↗ yetki↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 30/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında kendilerini vekaletname ile temsil ettirmek isteyen ortakların vermiş oldukları vekaletnamelerde pay adedinin bulunmadığı belirtilerek bunun geçersiz olduğunun bildirildiği ancak genel kurula asaleten ve vekaleten katılanların oy birliğiyle söz konusu vekaletnameleri kabul ettikleri, toplam itibari değeri 1.600.000,00 TL olan payların itibari değeri 1.460 TL olan 146 payın temsilen itibari değeri 1.598.540,00 TL olan 159.854 payın ise asaleten toplantıda temsil edildiği, hem kanun hem de esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu, toplantı başkanlığının seçimine ilişkin 1 no.lu kararın oy çokluğu ile imza yetkisinin verilmesine ilişkin 2 no.lu kararın oy birliğiyle, yönetim talep raporu, bilanço, gelir gider hesapları ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu kararın 64 bin adet olumsuz oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile, yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararın oydan mahrumiyete uyularak bazıları yönünden oy birliğiyle bazıları yönünden ise oy çokluğuyla alındığı ve ibra edildikleri, yönetim kurulu üyelerine görevleri ile ilgili ücret ödenmemesine ilişkin 5 no.lu kararın oy birliğiyle, TTK.m. 395 ve 396 hükümleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli yetki ve izinlerinin verilmesine ilişkin 6 no.lu kararın oy çokluğu ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkındaki iç yönergenin kabulüne ilişkin 7 no.lu kararın oy çokluğuyla, şirket ana sözleşmesinin 6102 sayılı TTK hükümlerine uyumlu hale getirilmesine ilişkin 8 no.lu kararın oy çokluğuyla alındıkları, 8 no.lu karar içerisinde 1 den 17’ye kadar değişik maddelerin bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen maddelerine ilişkin yeni metinlerin tutanağa eklendiği, gündemin 8.maddesi kapsamında ana sözleşmenin 6 no.lu, sermaye ve hisse senetlerinin nevi başlıklı maddesinde yapılan değişikliğin TTK m. 340’a aykırılık sebebiyle düzenlenen bağlam kurallarının TTK m. 421/3.1’de öngörülen nisaba uyulmadığından hükümsüz olduğu, zira dava konusuna ilişkin olan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin ana sözleşme değişikliği kararının sermayenin en az % 75’ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları ile alınacağının düzenlendiği, 6 no.lu maddede yapılan değişikliğin 64 bin adet olumsuz oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile alınmış olduğundan belirtilen kanun hükmündeki nisabın sağlanmadığı gerekçesiyle dava konusu olağan genel kurul toplantısının "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6.maddesi ile yapılan ana sözleşme değişikliğinin geçersiz olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin iptal taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl/birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, asıl/birleşen davada davalı anonim şirketin 31.07.2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurulda gündemin 6. maddesiyle 6102 sayılı TTK m. 395 ve 396 gereğince yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağının ve rekabet yasağının kaldırıldığı; yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’ın oy kullandıkları anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında yeterli oy nisabının sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 30/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı «olağan genel kurul» toplantısında kendilerini vekaletname ile «temsil» ettirmek isteyen ortakların vermiş oldukları vekaletnamelerde pay adedinin bulunmadığı belirtilerek bunun «geçersiz» olduğunun bildirildiği ancak genel kurula asaleten ve vekaleten katılanların oy birliğiyle söz konusu vekaletnameleri kabul ettikleri, toplam itibari değeri 1.600.000,00 TL olan payların itibari değeri 1.460 TL olan 146 payın temsilen itibari değeri 1.598.540,00 TL olan 159.854 payın ise asaleten toplantıda temsil edildiği, hem kanun hem de «esas sözleşmede» öngörülen asgari «toplantı nisabının» mevcut olduğu, toplantı başkanlığının seçimine ilişkin 1 no.lu kararın oy çokluğu ile imza «yetkisinin» verilmesine ilişkin 2 no.lu kararın oy birliğiyle, yönetim talep raporu, bilanço, gelir gider hesapları ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu kararın 64 bin adet «olumsuz» oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile, «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararın oydan «mahrumiyete» uyularak bazıları yönünden oy birliğiyle bazıları yönünden ise oy çokluğuyla alındığı ve «ibra» edildikleri, yönetim kurulu üyelerine «görevleri» ile ilgili ücret ödenmemesine ilişkin 5 no.lu kararın oy birliğiyle, TTK.m.
Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm «yönetim kurulu» üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli …
395 ve 396 hükümleri uyarınca «yönetim kurulu» üyelerine gerekli «yetki» ve izinlerinin verilmesine ilişkin 6 no.lu kararın oy çokluğu ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkındaki iç «yönergenin» kabulüne ilişkin 7 no.lu kararın oy çokluğuyla, şirket ana sözleşmesinin 6102 sayılı TTK hükümlerine uyumlu hale getirilmesine ilişkin 8 no.lu kararın oy çokluğuyl …
Benzer bu kararda… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Bu durumda, «yönetim kurulu» üyelerinden verilmesi oylamasında, üyenin kendisi ve kızı oy kullandığı, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplama nazara alındığında «yetki» verilmesine ilişkin kararın gerekli çoğunlukla alınmadığı gözetilerek, adı geçen yönetim kurulu üyesi yönünden «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi yerinde görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3522 E. 2017/5755 K.
Ortak:karar nisabı · olağanüstü genel kurul · ibra · olumsuz oy · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 30/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı «olağan genel kurul» toplantısında kendilerini vekaletname ile «temsil» ettirmek isteyen ortakların vermiş oldukları vekaletnamelerde pay adedinin bulunmadığı belirtilerek bunun «geçersiz» olduğunun bildirildiği ancak genel kurula asaleten ve vekaleten katılanların oy birliğiyle söz konusu vekaletnameleri kabul ettikleri, toplam itibari değeri 1.600.000,00 TL olan payların itibari değeri 1.460 TL olan 146 payın temsilen itibari değeri 1.598.540,00 TL olan 159.854 payın ise asaleten toplantıda temsil edildiği, hem kanun hem de «esas sözleşmede» öngörülen asgari «toplantı nisabının» mevcut olduğu, toplantı başkanlığının seçimine ilişkin 1 no.lu kararın oy çokluğu ile imza «yetkisinin» verilmesine ilişkin 2 no.lu kararın oy birliğiyle, yönetim talep raporu, bilanço, gelir gider hesapları ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu kararın 64 bin adet «olumsuz» oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile, «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararın oydan «mahrumiyete» uyularak bazıları yönünden oy birliğiyle bazıları yönünden ise oy çokluğuyla alındığı ve «ibra» edildikleri, yönetim kurulu üyelerine «görevleri» ile ilgili ücret ödenmemesine ilişkin 5 no.lu kararın oy birliğiyle, TTK.m.
421/3.1’de öngörülen «nisaba» uyulmadığından hükümsüz olduğu, zira dava konusuna ilişkin olan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin «ana sözleşme değişikliği» kararının sermayenin en az % 75’ini oluşturan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» olumlu oyları ile alınacağının düzenlendiği, 6 no.lu maddede yapılan değişikliğin 64 bin adet «olumsuz» oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile alınmış olduğundan belirtilen kanun hükmündeki nisabın sağlanmadığı gerekçesiyle dava konusu «olağan genel kurul» toplantısının "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6.maddesi ile yapılan ana sözleşme değişikliğinin «geçersiz» olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin iptal taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir «yönetim kurulu» üyesinin «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında yeterli oy «nisabının» sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… e ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, «oydan yoksunluk» halinin olduğu, toplam karar «nisabının» 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada «olumsuz» oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre «ibra» edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük «kar payı dağıtılmasına» ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu kararın «münhasıran» yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu «kar dağıtımına» ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:oydan yoksunluk · kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · münhasırlık · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu kararda… e ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, «oydan yoksunluk» halinin olduğu, toplam karar «nisabının» 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada «olumsuz» oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre «ibra» edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük «kar payı dağıtılmasına» ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu kararın «münhasıran» yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu «kar dağıtımına» ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
-
Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.
Ortak:karar nisabı · esas sözleşme · rekabet yasağı · olağanüstü genel kurul · ibra · oy yasağı · olumsuz oy · yetki
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 30/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı «olağan genel kurul» toplantısında kendilerini vekaletname ile «temsil» ettirmek isteyen ortakların vermiş oldukları vekaletnamelerde pay adedinin bulunmadığı belirtilerek bunun «geçersiz» olduğunun bildirildiği ancak genel kurula asaleten ve vekaleten katılanların oy birliğiyle söz konusu vekaletnameleri kabul ettikleri, toplam itibari değeri 1.600.000,00 TL olan payların itibari değeri 1.460 TL olan 146 payın temsilen itibari değeri 1.598.540,00 TL olan 159.854 payın ise asaleten toplantıda temsil edildiği, hem kanun hem de «esas sözleşmede» öngörülen asgari «toplantı nisabının» mevcut olduğu, toplantı başkanlığının seçimine ilişkin 1 no.lu kararın oy çokluğu ile imza «yetkisinin» verilmesine ilişkin 2 no.lu kararın oy birliğiyle, yönetim talep raporu, bilanço, gelir gider hesapları ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu kararın 64 bin adet «olumsuz» oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile, «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararın oydan «mahrumiyete» uyularak bazıları yönünden oy birliğiyle bazıları yönünden ise oy çokluğuyla alındığı ve «ibra» edildikleri, yönetim kurulu üyelerine «görevleri» ile ilgili ücret ödenmemesine ilişkin 5 no.lu kararın oy birliğiyle, TTK.m.
421/3.1’de öngörülen «nisaba» uyulmadığından hükümsüz olduğu, zira dava konusuna ilişkin olan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin «ana sözleşme değişikliği» kararının sermayenin en az % 75’ini oluşturan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» olumlu oyları ile alınacağının düzenlendiği, 6 no.lu maddede yapılan değişikliğin 64 bin adet «olumsuz» oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile alınmış olduğundan belirtilen kanun hükmündeki nisabın sağlanmadığı gerekçesiyle dava konusu «olağan genel kurul» toplantısının "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6.maddesi ile yapılan ana sözleşme değişikliğinin «geçersiz» olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin iptal taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm «yönetim kurulu» üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli …
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · oydan yoksunluk · yönetim kayyımı · re'sen gözetilme · güveni kötüye kullanma · kayyım atanması · muhalefet şerhi · yokluk
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi «kamu düzenine aykırılık» gördüğü takdirde bunu re'«sen gözetir»." hükmünde yazılı bulunan sebeple bağlılık hususu bakımından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru nedenlerini ileri sürdüğünden, istinaf nedenler …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2632 E. , 2017/2360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2015 tarih ve 2013/420-2015/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri, davalı şirketin 31/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, toplantıda alınan kararlarda karar nisabının sağlanmadığını, ayrıca davacıların ortaklık haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle söz konusu olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, olağan genel kurul toplantısına yapılan çağrının usulsüzlüğüne yönelik ileri sürülen eksikliklerin toplantıda oy birliğiyle bertaraf edildiğini, ana sözleşme değişikliklerinin ise kanun gereği yeni TTK’ya uyum sağlanması amacıyla yapıldığını, karar alma nisabına uyulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 30/07/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında kendilerini vekaletname ile temsil ettirmek isteyen ortakların vermiş oldukları vekaletnamelerde pay adedinin bulunmadığı belirtilerek bunun geçersiz olduğunun bildirildiği ancak genel kurula asaleten ve vekaleten katılanların oy birliğiyle söz konusu vekaletnameleri kabul ettikleri, toplam itibari değeri 1.600.000,00 TL olan payların itibari değeri 1.460 TL olan 146 payın temsilen itibari değeri 1.598.540,00 TL olan 159.854 payın ise asaleten toplantıda temsil edildiği, hem kanun hem de esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu, toplantı başkanlığının seçimine ilişkin 1 no.lu kararın oy çokluğu ile imza yetkisinin verilmesine ilişkin 2 no.lu kararın oy birliğiyle, yönetim talep raporu, bilanço, gelir gider hesapları ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 no.lu kararın 64 bin adet olumsuz oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile, yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararın oydan mahrumiyete uyularak bazıları yönünden oy birliğiyle bazıları yönünden ise oy çokluğuyla alındığı ve ibra edildikleri, yönetim kurulu üyelerine görevleri ile ilgili ücret ödenmemesine ilişkin 5 no.lu kararın oy birliğiyle, TTK.m.
395 ve 396 hükümleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli yetki ve izinlerinin verilmesine ilişkin 6 no.lu kararın oy çokluğu ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkındaki iç yönergenin kabulüne ilişkin 7 no.lu kararın oy çokluğuyla, şirket ana sözleşmesinin 6102 sayılı TTK hükümlerine uyumlu hale getirilmesine ilişkin 8 no.lu kararın oy çokluğuyla alındıkları, 8 no.lu karar içerisinde 1 den 17’ye kadar değişik maddelerin bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen maddelerine ilişkin yeni metinlerin tutanağa eklendiği, gündemin 8.maddesi kapsamında ana sözleşmenin 6 no.lu, sermaye ve hisse senetlerinin nevi başlıklı maddesinde yapılan değişikliğin TTK m. 340’a aykırılık sebebiyle düzenlenen bağlam kurallarının TTK m.
421/3.1’de öngörülen nisaba uyulmadığından hükümsüz olduğu, zira dava konusuna ilişkin olan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin ana sözleşme değişikliği kararının sermayenin en az % 75’ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları ile alınacağının düzenlendiği, 6 no.lu maddede yapılan değişikliğin 64 bin adet olumsuz oya karşı 96 bin adet olumlu oy ve oy çokluğu ile alınmış olduğundan belirtilen kanun hükmündeki nisabın sağlanmadığı gerekçesiyle dava konusu olağan genel kurul toplantısının "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6.maddesi ile yapılan ana sözleşme değişikliğinin geçersiz olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin iptal taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl/birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, asıl/birleşen davada davalı anonim şirketin 31.07.2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurulda gündemin 6. maddesiyle 6102 sayılı TTK m. 395 ve 396 gereğince yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağının ve rekabet yasağının kaldırıldığı; yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’ın oy kullandıkları anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırılmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldırılması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında yeterli oy nisabının sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl/birleşen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl/birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358282400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz