Oydan yoksunluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3522 E. 2017/5755 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
oydan yoksunluk↗ kar payı dağıtımı↗ kar dağıtımı↗ karar nisabı↗ kâr payı dağıtımı↗ kar payı↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ münhasırlık↗ olumsuz oy↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda görüşülen gündem maddelerinin bir kısmında aslında alınan bir karar olmadığı, 3,4,8 ve 9 nolu gündemlere ilişkin kararların bu nitelikte olduğu, bu maddelere ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, oydan yoksunluk halinin olduğu, toplam karar nisabının 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada olumsuz oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre ibra edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının dağıtılmasına ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük kar payı dağıtılmasına ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın münhasıran yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu kar dağıtımına ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/868 E. 2019/5491 K.
Ortak:oydan yoksunluk · karar nisabı · kâr payı dağıtımı · olağanüstü genel kurul · ibra · münhasırlık · olumsuz oy · kâr dağıtımı
İncelediğiniz kararda… e ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, «oydan yoksunluk» halinin olduğu, toplam karar «nisabının» 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada «olumsuz» oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre «ibra» edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük «kar payı dağıtılmasına» ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu kararın «münhasıran» yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu «kar dağıtımına» ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, «oydan yoksunluk» halinin olduğu, toplam karar «nisabının» 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada «olumsuz» oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre «ibra» edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı kârının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, davalı şirketin kâr tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük kâr «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu kararın «münhasıran» yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu kâr dağıtımına ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından redd …
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 7 no'lu kâr «dağıtımına» ilişkin karar ile 6 no'lu kararın «münhasıran» «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ve işbu karar Dairemizce onanmıştır.
… hissedarları arasında çeşitli uyuşmazlıklara ilişkin birtakım davalar bulunduğu, davalardan bir kısmının davalı şirketin maddi duran varlıklarına ilişkin olup halen «derdest» olduğu, davalı şirket varlıklarının anılan dava sonuçlarından etkilenmeyeceğinin kabulünün mümkün görülmediği, davalı şirket gelirlerinde kira gelirlerinin önemli bir yer tuttuğu göz önüne alındığında davalı şirket duran varlıklarını etkilemesi olası gelişmelerin davalı şirket sürekliliği üzerinde önemli bir risk unsuru olduğundan «dağıtımına» karar verilen kâr miktarının makul olduğu, 06.10.2015 tarihli ek raporda ise; ilgili dönemde şirketin ticari faaliyet yürütmediği, faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kâr elde ettiği, finansal yapısının oldukça güçlü, %90 öz kaynakla finanse edilen, net çalışma sermayesi oldukça yüksek bir şirket bulunduğu halde dağıtılabilir kârın %36'sını dağıtmaya karar verdiği, kök raporda «pay sahipleri» arasında derdest davalar bulunduğu belirtiliyor ise de, bunun az kâr dağıtmayı gerektirmediği, bu davaların bir kısmının maddi duran varlıklarını ilgilendirdiği dolayısıyla bu davaların potansiyel risk taşıdıkları belirtilmiş ise de, maddi duran varlıkların aktifler içindeki oranı %11,2 olduğundan bu kadar düşük kâr dağıtılmasının «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığının belirtildiği ve işbu ek rapora davalı vekili tarafından 06.08.2015 tarihli dilekçe ile raporlar arasında çelişkiler bulunduğu da ileri sürülerek ciddi itirazlarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi giderir ve davalı vekilinin ek rapora itirazlarını karşılar şekilde gerektiğinde yeni bir «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 25/10/2017 tar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · pay sahipliği · iyiniyet · derdestlik · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… hissedarları arasında çeşitli uyuşmazlıklara ilişkin birtakım davalar bulunduğu, davalardan bir kısmının davalı şirketin maddi duran varlıklarına ilişkin olup halen «derdest» olduğu, davalı şirket varlıklarının anılan dava sonuçlarından etkilenmeyeceğinin kabulünün mümkün görülmediği, davalı şirket gelirlerinde kira gelirlerinin önemli bir yer tuttuğu göz önüne alındığında davalı şirket duran varlıklarını etkilemesi olası gelişmelerin davalı şirket sürekliliği üzerinde önemli bir risk unsuru olduğundan «dağıtımına» karar verilen kâr miktarının makul olduğu, 06.10.2015 tarihli ek raporda ise; ilgili dönemde şirketin ticari faaliyet yürütmediği, faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kâr elde ettiği, finansal yapısının oldukça güçlü, %90 öz kaynakla finanse edilen, net çalışma sermayesi oldukça yüksek bir şirket bulunduğu halde dağıtılabilir kârın %36'sını dağıtmaya karar verdiği, kök raporda «pay sahipleri» arasında derdest davalar bulunduğu belirtiliyor ise de, bunun az kâr dağıtmayı gerektirmediği, bu davaların bir kısmının maddi duran varlıklarını ilgilendirdiği dolayısıyla bu davaların potansiyel risk taşıdıkları belirtilmiş ise de, maddi duran varlıkların aktifler içindeki oranı %11,2 olduğundan bu kadar düşük kâr dağıtılmasının «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığının belirtildiği ve işbu ek rapora davalı vekili tarafından 06.08.2015 tarihli dilekçe ile raporlar arasında çelişkiler bulunduğu da ileri sürülerek ciddi itirazlarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi giderir ve davalı vekilinin ek rapora itirazlarını karşılar şekilde gerektiğinde yeni bir «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 25/10/2017 tar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3041 E. 2019/8126 K.
Ortak:kâr dağıtımı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… e ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, «oydan yoksunluk» halinin olduğu, toplam karar «nisabının» 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada «olumsuz» oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre «ibra» edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük «kar payı dağıtılmasına» ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu kararın «münhasıran» yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu «kar dağıtımına» ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 16/08/2010 tarihinde yapılan genel kurulda alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin ve şirketin karının %25 oranında «dağıtılmasına» ilişkin kararların iptaline, alınan diğer kararların iptallerine ilişkin talebin koşulları oluşmadığından reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi ü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/13 E. 2020/3724 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 22.12.2008 tarihinde yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan 5 nolu «şirket müdürü» ...'in ibrasına ilişkin alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2362 E. 2010/8228 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve toplanan kanıtlara göre, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptalini» gerektirecek neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3522 E. , 2017/5755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2013/480-2015/1052 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 29.06.2012 tarihli 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının kanun, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, davalı şirketin 2011 yılı faaliyet raporunun yıl içerisindeki gerçek faaliyetleri izah etmekten uzak nitelikte olduğu, davalı şirket yönetim kurulunda 2009-2010 yıllarında ibra olmamış bir önceki yönetim kuruluna mensup kişilerinde bulunduğu, sermaye taahhüt borcunu ifa etmeyen ortaklara ilişkin hiçbir bilgi ve beyanın verilmediği, gündemin 6. maddesindeki ibraya ilişkin kararın TTK374/2. maddesine aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'nun genel kurulun 6. maddesi oylamasında oy kullandıklarını, 7.maddesindeki kar dağıtımına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin uzun süredir hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, yüksek miktarlarda nakit birikimine sahip olduğu ve bu birikimin atıl durumda kaldığını, 2011 ve önceki yıllar karlarının da dağıtılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 29.06.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun ve bu genel kurulda tesis edilmiş olan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kötü niyetli olarak şirketin çalışmasını engellemek amacıyla açıldığı, her bir yönetim kurulu üyesinin bilançonun okunup müzakeresi ve ibrasında oy kullanma hakkına sahip olduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları, ortakların acil ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için 2011 yılı karının dağıtılmasına karar verildiği, geçmiş dönem karlarının ise iş yapma sermayesi olarak tutulmasına karar verildiği, bunun davacı dışındaki tüm ortakların talebi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda görüşülen gündem maddelerinin bir kısmında aslında alınan bir karar olmadığı, 3,4,8 ve 9 nolu gündemlere ilişkin kararların bu nitelikte olduğu, bu maddelere ilişkin somut bir iptal nedeni ileri sürülmediği, bu gündem maddelerinin iptaline ilişkin davacının talebinin kabul görmediği, genel kurulda alınan 6 nolu kararın yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına yönelik olduğu, sadece yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptalinin istendiği, oydan yoksunluk halinin olduğu, toplam karar nisabının 16.468 olduğu davacının 11.766 oya sahip olup her oylamada olumsuz oy kullandığı, yönetim kurulunun oy nisabına göre ibra edilmemiş olduğu, 7 nolu kararın 2011 yılı karının dağıtılmasına ilişkin olduğu, davalı şirketin kar tutarının yaklaşık %36’sının dağıtılması yönünde karar alındığı, davalı şirketin incelenen dönemde herhangi bir ticari faaliyet yürütmediği, gelirlerinin faiz, kambiyo ve kira gelirlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin ayrıca 1.364.000,00 TL net çalışma sermayesine sahip olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre şirketin sahip olduğu sermayesinin çok büyük kısmına da gerçekte ihtiyacı olmadığı, düşük kar payı dağıtılmasına ilişkin kararın iyi niyet kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2011 yılına ait 29/06/2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın münhasıran yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile 7 nolu kar dağıtımına ilişkin kararların iptaline, davacının diğer taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Dava, davalı anonim şirketin 2011 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, anılan genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ve kar dağıtımına ilişkin kararların iptaline, sair istemin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin iptal istemini kabul etmesi usul ve yasaya uygun olup bu yönde Daire çoğunluğu ile aynı görüşteyim.
Ancak, 2011 yılı net dönem karının bir kısmının dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararının afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunarak iptali cihetine gidilmiş olması, kanımca, yerinde olmamıştır. Şöyle ki, davalı anonim şirket halka açık bir şirket olmayıp kar dağıtımı konusunda bu şirketler bakımından öngörülmüş kısıtlamalara tabi değildir. Bu durumda, şirketin genel kurulunun, kanun ve sözleşme hükümleri uyarınca gerekli ayırmaları yaptıktan sonra, kalan şirket kazancı üzerinde tümüyle tasarruf hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Genel kurul net dönem karının tamamının dağıtılmasına karar verebileceği gibi somut olayda olduğu gibi karın bir bölümünün dağıtılmasına, kanun ve anasözleşmede yer almamış olsa da başkaca yedek akçe ve ayırımlar yapılmasına karar verebilir (TTK.
Md. 469/3). Nitekim, dosya kapsamı uyarınca, davalı şirketin %55 oranında hissedarı olduğu taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi amacıyla, işbu davanın davacısı tarafından dava açıldığı ve şirketin işbu taşınmazın ahara satılmasının önüne geçebilmek bakımından nakde ihtiyacı olduğu, geçmiş dönemlere ilişkin birikmiş yedek akçelerin cüz'i miktarda bulunması nedeniyle, 2011 yılına ilişkin net dönem karının %36'lık bir bölümünün dağıtılması cihetine gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirketin yeterli likiditeye sahip olduğu belirtilmekte ise de, dağıtılmayan net dönem karı ve serbest likidite tutarının toplamının, davalı yanca sunulan değerlendirme raporlarında belirtilen taşınmaz değerine yakın bir rakam oluşu gözetildiğinde, bu hususun iptal isteminin gerekçesi olarak ortaya konulması yerinde olmadığı gibi davalı yan vekilinin benimsenen rapora yönelik ciddi itirazları karşılanmamış, raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Bu nedenle, davalı şirketin genel kurulunda alınan 7 nolu kararın afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunarak iptali cihetine gidilmesi yerinde olmadığı gibi karar eksik incelemeye dayalı olmakla davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle hükmün bozulması kanısında olduğumdan Daire çoğunluğunun kararın bütünüyle onanması kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378314600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz