Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5406 E. 2014/9355 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin reddi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, esas yönünden verilen karar ise bozulmuştur.
Bu kez davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2021/3888/2021/6832
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3888 E. 2021/6832 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9217 E. 2014/14494 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmişse de, karar düzeltme talepleri konusunda karar verebilme yetkisi «münhasıran» Yargıtay'a aittir.
Öte yandan, fer'i müdahilin anılan ret kararını tek başına temyiz «yetkisinin» olmadığı düşünülebilirse de mahkemenin fer'i müdahil aleyhine hüküm kurması halinde, fer'i müdahilin bu hükmü tek başına temyiz edebileceği açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13983 E. 2018/5149 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · taksitli ticari kredi · ticari kredi · istirdat · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6502 sayılı yasanın ..., .../1-K, L ve 73. maddeleri uyarınca davacının «taksitli ticari kredi» kullandığı, «tüketici sıfatı» taşımadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece 09.06.2016 tarihli ek kararla verilen kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle, HUMK'un 432. maddesi gereğince davacı tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından davalı tarafından yapılan 7.000,00 TL kesintinin «istirdatı» talep edilmiş olup, mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda verilen kararın «kesin» nitelikte olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davacı vekilinin temyiz isteminin incelenme …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6097 E. 2021/6735 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adli yardım talebi · adli yardım · şirket müdürü · kanun yolu · kesin süre · harç · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Davacı tarafından karar düzeltme «kanun yolu» aşamasında «adli yardım» talebinde bulunulmuş olup HMK 336/2 ve 337/1. maddeleri çerçevesinde incelemenin evrak üzerinde yapılması gerekli görülmekle, davacının yeniden «adli yardım talebinin» incelenmesine, dosya kapsamı, talep dilekçesi içeriği ve davacının sosyal ve ekonomik durumunu gösterir dosya içerisinde bulunan belgeler gözetilerek, davacının kanun yolu «harç» ve giderleri bakımından adli yardımdan yararlandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- HMK’nın 336/3. maddesi uyarınca «kanun yolu» aşamasında «adli yardım talebini» incelemeye asıl kararı inceleyecek olan Yargıtay Dairesi «görevli» olup, Mahkemenin 22.07.2020 karar düzeltme isteminin reddine dair ek kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan bozularak ortadan kaldırılmasına, davacının karar düzeltme talebinin incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, verilen «kesin süre» içinde karar düzeltme için posta giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin reddine dair ek karar tesis edilmiş, ... tarafından birlikte ek kararın kaldırılması istenmiştir.
Bu kez, ..., davalı «şirketin müdürü» sıfatıyla karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3993 E. 2012/4850 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6829 E. 2013/5814 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · yasal faiz · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin Dairemizce bozulan «pasif husumetten» red kararını davalının «zamanaşımı» yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz etmemiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalının BK'nın 55. maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabülü ile 7.166, 57 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5486 E. 2022/7213 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8064 E. 2022/9275 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5406 E. , 2014/9355 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
ESAS NO 2014/5406
KARAR NO 2014/9355
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 gün ve 2011/135-2012/200 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.11.2013 gün ve 2013/5293-2013/21612 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yönetim ve denetim kurulu eski üyeleri olan davalıların 25.06.2003 tarihinde şirket ortakları ile pay oranlarını usulsüz olarak değiştirdiklerini, 2002 yılında genel kurul toplantısı yapılmadığını, bankalara yatırılan hesapların tahsil edilemediğini, Hazine Müsteşarlığı tamimlerine uygun hesap sistemine geçilmediğinden reasürans plasmanlarında 2003 yılı için 2.733 milyar TL zarar oluştuğunu, davalıların kasıtlı eylemleri ve kusurlu davranışlarıyla müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 5.100,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.06.2006 tarihli dilekçeyle talebini ıslah ederek 2.232.793,03 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen kararın da temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin reddi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, esas yönünden verilen karar ise bozulmuştur.
Bu kez davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357214700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz