Faydalı Model Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8064 E. 2022/9275 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bölge adliye mahkemesi ilamının bozularak kaldırılması sonrası alınan ek bilirkişi rapor uyarınca davalıya ait faydalı modelin yenilik unsurunu içermediği, tescil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüyle, davalı adına kayıtlı 2014/07663 numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/3309 E. 2025/4731 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç eksikliği · başvurunun yapılmamış sayılması · yapılmamış sayılma · muhtıra · tescilsiz tasarım · kesin süre · harç · dosya masrafı
Benzer bu kararda2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen 03.02.2025 tarihli ek kararı ile «muhtıra» rağmen temyiz «harç» ve posta «masrafları» tamamlanmadığından davacı/karşı davalı vekilinin temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiş, iş bu ek karar da davacı/karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Şti. vekilinin temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, asıl davada davacı/karşı davada davalı vekilince asıl ve karşı davada verilen her iki hüküm yönünden de kararın temyiz edildiği, ancak her dava için ayrı «harç» yatırılması gerekirken tek bir harç yatırıldığı, «muhtıra» sonrasında da «harç eksikliğinin» giderilmediği anlaşılmıştır.
3.Asıl dava yönünden; HMK'nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz «harç» ve giderlerinin «muhtıranın» tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık «kesin süre» içerisinde ödenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince ödenmeyen temyiz «harç» ve giderlerinin bir haftalık «kesin sürede» ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen «muhtıra», asıl davada davacı ...
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5406 E. 2014/9355 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. HD 2021/3888/2021/6832
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3888 E. 2021/6832 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1079 E. 2020/4094 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · istinaf başvurusunun reddi · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece taraf delillerinin toplanmasından sonra dava konusu faydalı modelin yenilik unsurunu «taşıyıp» taşımadığı yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiş, Bilirkişiler kurulunca düzenlenen 25.01.2017 tarihli raporla dava konusu faydalı modelin yenilik vasfını taşımadığı mütalaa edilmiş, …
Davalı vekilinin 28.02.2017 tarihli dilekçesinin 1 nolu itiraz «sebebi» ise aynı faydalı modelin hükümsüzlüğü istemi ile açılan aynı mahkemenin 2016/75 esas sayılı dosyasında düzenlenen raporda bilirkişilerin farklı görüş bildirdikleri hususuna ilişkin olup, mahkeme gerekçeli kararında da açıklandığı üzere 24.02.2017 günlü ek rapor ile bilirkişiler faydalı modelin yenilik vasfını kaybettiğini bildirdiklerinden her iki dosyadaki «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının ilk derece mahkemesince kabule değer görülmemesinde de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
… ak mahiyette olduğu gerekçesiyle bu ek rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş, söz konusu hüküm Bölge Adliye Mahkemesince de usul ve yasaya uygun görülerek davalının «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 281/2 maddesinde, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması için ek rapor alabileceği, Yasanın 281/3 maddesinde gerekli görülürse yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılabileceği, Yasanın 282/1 maddesinde de, bilirkişi oy ve görüşünün hakim tarafından diğer delillerle birlikte serbetçe değerlendirileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9217 E. 2014/14494 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Her ne kadar mahkemece fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmişse de, karar düzeltme talepleri konusunda karar verebilme yetkisi «münhasıran» Yargıtay'a aittir.
Öte yandan, fer'i müdahilin anılan ret kararını tek başına temyiz «yetkisinin» olmadığı düşünülebilirse de mahkemenin fer'i müdahil aleyhine hüküm kurması halinde, fer'i müdahilin bu hükmü tek başına temyiz edebileceği açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13983 E. 2018/5149 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · taksitli ticari kredi · ticari kredi · istirdat · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6502 sayılı yasanın ..., .../1-K, L ve 73. maddeleri uyarınca davacının «taksitli ticari kredi» kullandığı, «tüketici sıfatı» taşımadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece 09.06.2016 tarihli ek kararla verilen kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle, HUMK'un 432. maddesi gereğince davacı tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından davalı tarafından yapılan 7.000,00 TL kesintinin «istirdatı» talep edilmiş olup, mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda verilen kararın «kesin» nitelikte olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davacı vekilinin temyiz isteminin incelenme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6097 E. 2021/6735 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:adli yardım talebi · adli yardım · şirket müdürü · kanun yolu · kesin süre · harç · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Davacı tarafından karar düzeltme «kanun yolu» aşamasında «adli yardım» talebinde bulunulmuş olup HMK 336/2 ve 337/1. maddeleri çerçevesinde incelemenin evrak üzerinde yapılması gerekli görülmekle, davacının yeniden «adli yardım talebinin» incelenmesine, dosya kapsamı, talep dilekçesi içeriği ve davacının sosyal ve ekonomik durumunu gösterir dosya içerisinde bulunan belgeler gözetilerek, davacının kanun yolu «harç» ve giderleri bakımından adli yardımdan yararlandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- HMK’nın 336/3. maddesi uyarınca «kanun yolu» aşamasında «adli yardım talebini» incelemeye asıl kararı inceleyecek olan Yargıtay Dairesi «görevli» olup, Mahkemenin 22.07.2020 karar düzeltme isteminin reddine dair ek kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan bozularak ortadan kaldırılmasına, davacının karar düzeltme talebinin incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, verilen «kesin süre» içinde karar düzeltme için posta giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin reddine dair ek karar tesis edilmiş, ... tarafından birlikte ek kararın kaldırılması istenmiştir.
Bu kez, ..., davalı «şirketin müdürü» sıfatıyla karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3993 E. 2012/4850 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8064 E. , 2022/9275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.09.2021 tarih ve 2020/127 E. - 2021/122 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30.06.2014 tarihinde başvurusu yapılan 23.11.2015 tarihinde tecil edilen 2014/07663 sayılı “kapı ve pencere kollarında kol hareketine göre ses çıkaran mekanizma” olarak tanımlanan bir faydalı modelden haberdar olduğunu, her ne kadar müvekkilinin bu faydalı model altında benzer bir üretimi yok ise de anılan faydalı model konusu buluşun müvekkili sektörünü ilgilendirmesi ve sektör Ar-ge'sini yakından bilen müvekkili için bu faydalı modelin başvuru anı itibarıyla tescil edilme kabiliyeti taşımadığını istemlerin hükümsüz kılınması gerektiğini, 551 sayılı KHK'nın ilgili hükümlerine göre faydalı model tescili alma özelliği taşımayan ve hükümsüzlük şartları gerçekleşmiş dava konusu faydalı model tescilinin kötü niyetli bir tescil olduğunu ve dolayısıyla hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, dava konusu faydalı modelin 3.
kişilere devrinin teminatsız olarak dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından faydalı modele konu ürünün pencereleri açmaya yarayan mekanizmalarda yeni bir sistemle uyarıcı bir ses çıkmasını sağlayarak özellikle kreş, okul veya hastanelerde çocukların ya da hastaların izinsiz pencereleri açmasını engelleyerek üzücü ve tatsız olaylar yaşanmasını önlemek, yine mağazalarda bir uyarı sistemi sağlayarak müşterinin karşılanmasını sağlayan bir mekanizmaya ilişkin olup gerek Türkiye'de gerekse Dünya'da kullanılan yeni bir sistem olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bölge adliye mahkemesi ilamının bozularak kaldırılması sonrası alınan ek bilirkişi rapor uyarınca davalıya ait faydalı modelin yenilik unsurunu içermediği, tescil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüyle, davalı adına kayıtlı 2014/07663 numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/860044900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz