6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ba formu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5486 E. 2022/7213 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba formu

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece verilen 06.02.2017 tarihli karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2017 tarihli davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararı Dairemizin 25.02.2019 sayılı ilamı ile bozularak kaldırılmış, İlk Derece Mahkmesince verilen 16.03.2020 tarihli karar taraf vekillerinin temyizi üzerine incelenmiş ve Dairemizin 01.06.2022 tarihli kararı ile onanmıştır. Dairemizin bu ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğu halde 08.09.2022 tarihli Dosya Gönderme Formu düzenlenerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla yeniden bir karar tesis edilmeksizin Dairemizce yapılacak bir işlem bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4243 E. 2020/1737 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5406 E. 2014/9355 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5486 E.  ,  2022/7213 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.03.2020 gün ve 2019/327 - 2020/301 sayılı kararı onayan Daire'nin 01.06.2022 gün ve 2020/7474 - 2022/4332 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Mahkemece verilen 06.02.2017 tarihli karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2017 tarihli davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararı Dairemizin 25.02.2019 sayılı ilamı ile bozularak kaldırılmış, İlk Derece Mahkmesince verilen 16.03.2020 tarihli karar taraf vekillerinin temyizi üzerine incelenmiş ve Dairemizin 01.06.2022 tarihli kararı ile onanmıştır. Dairemizin bu ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğu halde 08.09.2022 tarihli Dosya Gönderme Formu düzenlenerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla yeniden bir karar tesis edilmeksizin Dairemizce yapılacak bir işlem bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın mahal mahkemesine iadesine, HMK'nun 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 329/2. maddesi uyarınca karar düzeltme talep eden davacı aleyhine takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMALARINA, para cezasının mahal mahkemesince yerine getirilmesine, HMK 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair 06/02/2017 tarih 2014/1452 E. 2017/99 K. sayılı ilamın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi tarafından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.02.2019 tarih 2017/4652 E. 2019/1536 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.

İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmuş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 16.03.2020 tarih, 2019/327 E. 2020/301 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 01.06.2022 gün, 2020/7474 E. 2022/4332 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

Dairemizin onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

Karar düzeltme yolu kapalı olduğundan dosyanın işlem yapılmaksızın mahalline iadesine ve HMK'nun 329/2. maddesi uyarınca davacının disiplin para cezası ile cezalandırılmasına sayın çoğunluk tarafından karar verilmiştir.

Uyuşmazlık 6100 sayılı HMK hükümlerine tabi olup, HMK hükümlerinde kanun yolları arasında karar düzeltme müessesine yer verilmemiştir.

Sayın çoğunlukça HMK 368. md. yollamasıyla 329/2. madde uyarınca kötüniyetli olarak karar düzeltme yoluna başvuran davacı hakkında disiplin para cezasına hükmolunmuş ise de; 368.madde başlığı "kötüniyetli temyiz" olup, yine 368. maddede "Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtayca 329'ncu madde hükümleri uygulanır " hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere açıkca yasada kötüniyetli temyizden bahsedilmiş olup karar düzeltme talebinde bulunulması halinde 329. madde hükümleri uygulanamaz. Hukuk usulünde kıyas yoluyla da madde uygulaması genişletilemez. Kaldı ki davacının kötüniyetli olduğu da sabit değildir.

Bu nedenle sayın çoğunlukca davacı aleyhine kötüniyetli olunduğundan bahisle disiplin para cezasına hükmedilmesi doğru olmayıp bu nedenle karara katılamamaktayım.

KARŞI OY

İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2017 tarihli kararının, Dairenin 25.02.2019 tarihli kararı ile bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen 16.03.2020 tarihli karar, Dairenin 2020/7474 Esas, 2022/4332 Karar sayı ve 01.06.2022 tarihli kararı ile onanmış, bu kez davacı vekili Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık 6100 sayılı HMK hükümlerine tabi olup, yasada kanun yolları arasında "karar düzeltme" müessesesine yer verilmemiştir.

Bu nedenle davacının, yasada yer almayan kanun yolu isteminde bulunması yasal dayanaktan yoksundur.

Yasal dayanağı bulunmayan karar düzeltme kanun yolu talebinin reddi halinde kötüniyetli talep sahibi taraf aleyhine disiplin para cezasına hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme de yasada yer almamaktadır.

Sayın çoğunluk tarafından davacı aleyhinde Yasa'da yer almayan disiplin para cezasına hükmedilmesi, Ceza Hukuku'nun temel kurallarından olan "suç ve cezada kanunilik" ilkesine aykırıdır.

Davacının talebi HMK 361 vd. maddelerinde düzenlenen temyiz talebi niteliğinde bulunmadığından çoğunluk görüşünün aksine HMK 368 maddesi hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle davacı aleyhinde, yasal dayanağı olmayan disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847754500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.