Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13841 E. 2017/1650 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ olumsuz oy↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların paylarına düşen 7.000,00 TL'yi davalı bankadan almadıkları gerekçesiyle, 7.000,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dairenin 21/05/2013 günlü ilamında, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ıslah ile arttırılan bölüm yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de isabetli bulunmamıştır.
3- Davacı ... tarafından açılan davanın red edilmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen adı geçen davacı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de kabul-red oranına göre paylaştırılmaması da doğru değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7254 E. 2016/623 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz kararda3- Davacı ... tarafından açılan davanın red edilmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen adı geçen davacı yönünden kendisini vekille «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi ve «yargılama giderlerinin» de kabul-red oranına göre paylaştırılmaması da doğru değildir.
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/438 E. 2012/7209 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2-Dairenin 21/05/2013 günlü ilamında, bozmadan sonra «ıslah» yapılamayacağı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ıslah ile arttırılan «bölüm» yönünden olumlu-«olumsuz» bir karar verilmemesi de isabetli bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, poliçe «primlerinin» ödenmemesi durumunda poliçenin iptali yoluna gidilebileceği, poliçelerin «yenilenmesi» yada ödenmesi yönünde davalının bir talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» tutarının «ıslah» edilmiş hali ile 12.271,86 TL'nin %40'ı oranında icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · sigorta teminatı · kötüniyet tazminatı · kasko sigortası · acentelik · ek prim · yenileme · asıl alacak
Benzer bu kararda2-Dava, davacı «sigorta acentesi» tarafından davalı lehine düzenlenen ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen trafik ve «kasko sigortaları» ile konutlara ilişkin dask «sigorta poliçeleri» «primlerinin» tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe «primlerinin» ödenmemesi durumunda poliçenin iptali yoluna gidilebileceği, poliçelerin «yenilenmesi» yada ödenmesi yönünde davalının bir talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» tutarının «ıslah» edilmiş hali ile 12.271,86 TL'nin %40'ı oranında icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili bu poliçelerin «primlerinin» davalı adına müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürdüğüne göre, taraflar arasında bu hususta sözleşme düzenlenmemiş olsa dahi, mahkemece poliçelerin düzenlenip düzenlenmediği ve bunların davalıya «teslim» edilip edilmediğinin saptanması, davalının bu poliçelere göre «sigorta teminatından» yararlanıp yararlanmadığı ve poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmişse kim tarafından ödendiği araştırılarak, davalının prim ödemesi yapmadığı tespit edildiğinde davacı tarafından ödenen poliçe primlerinin talep edilebileceği hususu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle ve «eksik inceleme» neticesi hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan, «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1376 E. 2014/4242 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · infaz · kamu düzeni · tenfiz · ihtar · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu kararda… k ... şirketine ait ve ... şirketi tarafından pazarlanan altı adet markayı taklit ettiği kabul edilerek hüküm kurulduğu, yabancı ülke mahkemesince yapılan yargılama «yetkisinin» «münhasıran» mahkemelerinin yetkisine giren bir husus olmadığı, ayrıca 5. maddesi kapsamında «kamu düzenine» aykırı bir yön bulunmadığı, MÖHUK'nın 54/1-a, b, c, ç bendleri kapsamında «tenfiz» şartlarının eldeki dava yönünden mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Dava, kesinleşen yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.Davacıların ... tenfizini istedikleri Mahkemesi tarafından davalı aleyhine verilen kararın markaya tecavüzün tespiti, ortadan kaldırılması, verilen hükmün .../... -2- «ilanı» ve tazminat kısımlarından oluştuğu anlaşılmış olup, kararın markaya tecavüzün ortadan kaldırılması ve hükmün ilanına ilişkin kısımlarının niteliği gereği ancak kararı veren mahkemenin bulunduğu yabancı ülkede «infaz» edilebilecek olup, kararın söz konusu kısımları için ... tenfiz kararı verilmesi yasal olarak mümkün değildir.
Esasen davacılar da dava dilekçesinin içeriğinde söz konusu kararın kesinleşmesine ve davalıya «ihtar» göndermelerine rağmen davalının kararda hükmedilen tazminat ve cezayı ödemediğini ileri sürerek, «tenfiz» isteminde bulunmuş olmalarına göre tenfiz isteminin, kararın ... «infaz» edilmesi mümkün olan tazminat ve para cezası kısımlarına yönelik olduğunun kabulü ile bu kısımlara yönelik olarak yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13841 E. , 2017/1650 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2013/666-2015/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ... öldükten sonra davalı banka nezdinde bulunan hesaptaki paralarının vekaletname olmaksızın çekildiğini, davalı bankanın bu olay nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, 7.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle de talebini 8.545,15 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve ayrıca esastan da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların paylarına düşen 7.000,00 TL'yi davalı bankadan almadıkları gerekçesiyle, 7.000,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dairenin 21/05/2013 günlü ilamında, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ıslah ile arttırılan bölüm yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de isabetli bulunmamıştır.
3- Davacı ... tarafından açılan davanın red edilmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen adı geçen davacı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de kabul-red oranına göre paylaştırılmaması da doğru değildir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357061100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz