İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/438 E. 2012/7209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ sigorta teminatı↗ kötüniyet tazminatı↗ kasko sigortası↗ acentelik↗ ek prim↗ yenileme↗ ıslah↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, poliçe primlerinin ödenmemesi durumunda poliçenin iptali yoluna gidilebileceği, poliçelerin yenilenmesi yada ödenmesi yönünde davalının bir talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak tutarının ıslah edilmiş hali ile 12.271,86 TL'nin %40'ı oranında icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı sigorta acentesi tarafından davalı lehine düzenlenen ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen trafik ve kasko sigortaları ile konutlara ilişkin dask sigorta poliçeleri primlerinin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili bu poliçelerin primlerinin davalı adına müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürdüğüne göre, taraflar arasında bu hususta sözleşme düzenlenmemiş olsa dahi, mahkemece poliçelerin düzenlenip düzenlenmediği ve bunların davalıya teslim edilip edilmediğinin saptanması, davalının bu poliçelere göre sigorta teminatından yararlanıp yararlanmadığı ve poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmişse kim tarafından ödendiği araştırılarak, davalının prim ödemesi yapmadığı tespit edildiğinde davacı tarafından ödenen poliçe primlerinin talep edilebileceği hususu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle ve eksik inceleme neticesi hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan, kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Mahkemece davacının hangi nedenle kötüniyetli olduğunun gerekçeleri gösterilmeden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın kabule göre de bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/438 E. , 2012/7209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2010 tarih ve 2009/395-2010/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Muğla 1. İcra Müdürlüğü nezdinde 22.989,21 TL asıl alacağa dayalı ilamsız icra yolu ile başlatılan takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının müvekkilinin sigorta şirketine araçlarına ait trafik ve kasko sigortaları ile konutlara ilişkin Dask sigortalarını yıllardır yaptırmakta olduğunu, ancak 2008 yılından itibaren davalının ödemeleri aksattığını, ödemeler müvekkili tarafından yapılmış olup, aradaki ilişkiyi ortaya koyan birçok belgenin mevcut olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, 06.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile, icra takibine yapılan itirazın 12.271,86 TL'lik kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında hiçbir sözleşme olmadığını, davacının prim alacağına dayalı takip yapamayacağını, ancak poliçeleri iptal edebileceğini, müvekkilinin prim borçlarının ödenmesi için talimat da vermediğini savunarak davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, poliçe primlerinin ödenmemesi durumunda poliçenin iptali yoluna gidilebileceği, poliçelerin yenilenmesi yada ödenmesi yönünde davalının bir talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak tutarının ıslah edilmiş hali ile 12.271,86 TL'nin %40'ı oranında icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı sigorta acentesi tarafından davalı lehine düzenlenen ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen trafik ve kasko sigortaları ile konutlara ilişkin dask sigorta poliçeleri primlerinin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili bu poliçelerin primlerinin davalı adına müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürdüğüne göre, taraflar arasında bu hususta sözleşme düzenlenmemiş olsa dahi, mahkemece poliçelerin düzenlenip düzenlenmediği ve bunların davalıya teslim edilip edilmediğinin saptanması, davalının bu poliçelere göre sigorta teminatından yararlanıp yararlanmadığı ve poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmişse kim tarafından ödendiği araştırılarak, davalının prim ödemesi yapmadığı tespit edildiğinde davacı tarafından ödenen poliçe primlerinin talep edilebileceği hususu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle ve eksik inceleme neticesi hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan, kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Mahkemece davacının hangi nedenle kötüniyetli olduğunun gerekçeleri gösterilmeden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın kabule göre de bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (2) ve (3) numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058266700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz