Deniz alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13423 E. 2014/17397 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz alacağı↗ yetki ilk itirazı↗ gemi alacağı↗ münhasır yetki↗ gemi sicili↗ kanuni rehin hakkı↗ ilk itiraz↗ rehin hakkı↗ ihtiyati hacze itiraz↗ yetki itirazı↗ rehin↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ yetki↗ haciz↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu ihtiyati haciz kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu yetkinin münhasır yetki kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen tarafından geminin bu mahkemenin yetki alanından çıkarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetki alanına girdiği iddia ve ispat edilmediğinden mahkemenin yetkili olmadığı, öte yandan MÖHUK m. 22 gereği gemi alacakları bakımından menşei ülke hukukunun uygulanması
gerektiği, somut olayda uygulanacak hukukun Saint Vincent & Grenadines Hukuku olduğu, anılan ülkenin 1993 Cenevre Gemi İpoteği ve Gemi Alacaklısı Hakkındaki Uluslararası Sözleşme'yi kabul ettiği, bu ülkenin kabul ettiği hükümlerin 6102 Sayılı TTK ile uyuşduğu, bu hükümlere göre ihtiyati haciz talep edenin alacağının 6102 Sayılı TTK'nın 1320. Maddesi gereğince; gemi alacağı olmadığı, deniz alacağı olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir ipotek sağlamadığı, gemi üzerinde rehin hakkı doğurabilmesi için gemi siciline tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, ihtiyati hacze itiraz eden vekili yetki itirazının yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının yetki itirazı kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin yetkisiz olduğu hem de talep konusu alacağın kanuni rehin hakkı doğurmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'ya göre yetki itirazı usule ilişkin ilk itirazlardan (dava engelleri) olup, mahkemece, dava şartlarının tam olduğu anlaşılırsa, öncelikle ilk itirazların incelenmesine geçilir. Yetki ilk itirazının kabulü halinde mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılamaz. Bu itibarla mahkemece, isabetli olduğu şekilde, mahkemenin yetkili olmadığı tespit edildiği halde işin esasına da girilerek bu yönden de gerekçe oluşturulmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın gerekçe kısmından mahkemenin esasa ilişkin değerlendirmesinin çıkarılarak salt yetkisizlik yönündeki gerekçesi bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1800 E. 2015/3598 K.
Ortak:ipotek · ihtiyati haciz · yetki · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
Maddesi gereğince; «gemi alacağı» olmadığı, «deniz alacağı» olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir «ipotek» sağlamadığı, gemi üzerinde «rehin hakkı» doğurabilmesi için «gemi siciline» tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili «yetki itirazının» yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda1- Talep, «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak «ipotek» verilen gemiler hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze konu borcun taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayandığı, TTK'nun 1352'nci maddesinde belirtilen deniz alacaklarından olmadığı, TTK'nun 1353/3. maddesi uyarınca "Deniz alacaklarından başka alacaklar için gemi hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · kredi sözleşmesi · teminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda1- Talep, «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak «ipotek» verilen gemiler hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Bu «yetki» «kesin yetki» olup, mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9690 E. 2015/10862 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · yetki itirazı · ihtiyati haciz · yetki · haciz · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili «yetki itirazının» yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece davalının «yetki itirazı» kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin «yetkisiz» olduğu hem de talep konusu alacağın «kanuni rehin hakkı» doğurmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «ihtiyati haciz» kararının «infaz» edildiği, aynı tarihte talebe konu geminin E. bölgesinde demirli olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararının «infaz» edildiği, aynı tarihte karara konu geminin E. bölgesinde demirli olduğu gerekçesiyle, yetkiye ve ihityati hacze yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 1355. maddesinde '' Türkiye'de yabancı bayraklı gemiler hakkında «ihtiyati haciz» kararı, sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından verilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararının «infaz» edildiği, aynı tarihte karara konu geminin E. bölgesinde demirli olduğu gerekçesiyle, yetkiye ve ihityati hacze yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «ihtiyati haciz» kararının «infaz» edildiği, aynı tarihte talebe konu geminin E. bölgesinde demirli olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Limanı'nda bulunduğunun da belirtilmesi karşısında, mahkemece, TTK'nın 1355. maddesindeki «yetki» kuralı nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile, geminin «infaz» tarihinde bulunduğu yer itibariyle «yetki itirazının» reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18434 E. 2013/644 K.
Ortak:ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece davalının «yetki itirazı» kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin «yetkisiz» olduğu hem de talep konusu alacağın «kanuni rehin hakkı» doğurmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
22 gereği gemi alacakları bakımından menşei ülke hukukunun uygulanması gerektiği, somut olayda uygulanacak hukukun Saint Vincent & Grenadines Hukuku olduğu, anılan ülkenin 1993 Cenevre Gemi İpoteği ve Gemi Alacaklısı Hakkındaki Uluslararası Sözleşme'yi kabul ettiği, bu ülkenin kabul ettiği hükümlerin 6102 Sayılı TTK ile uyuşduğu, bu hükümlere göre «ihtiyati haciz» talep edenin alacağının 6102 Sayılı TTK'nın 1320.
Benzer bu kararda… er ne kadar 6102 sayılı TTK'nun 1352. maddesinde yakıt alacağı deniz alacakları arasında sayılmakta ise de, aynı kanunun 1355. maddesinde yabancı bayraklı gemilerde «ihtiyati haciz» kararının sadece "geminin demir attığı, şamandraya ve tonoza bağlandığı, yanaştığı yada kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından" verilebileceğinin düzenlendiği, ihtiyaten haczi talep edilen geminin yabancı bayraklı ve Möntrö Sözleşmesi gereğince transit, zararsız geçiş yapan bir gemi olduğu, Geminin Türk Limanları ile bir hukuki ilişkisi olduğu dosyada ispatlanamadığı, dolayısıyla Möntrö Sözleşmesinin ön gördüğü anlamda zararsız geçiş yapan gemiler hakkında herhangi bir mahkemenin yargı «yetkisine» haiz olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda 6102 sayılı TTK'nun 1355'inci maddesi uyarınca mahkemenin «ihtiyati haciz» kararı vermeye yetkili olduğu nazara alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17521 E. 2013/11 K.
Ortak:ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
22 gereği gemi alacakları bakımından menşei ülke hukukunun uygulanması gerektiği, somut olayda uygulanacak hukukun Saint Vincent & Grenadines Hukuku olduğu, anılan ülkenin 1993 Cenevre Gemi İpoteği ve Gemi Alacaklısı Hakkındaki Uluslararası Sözleşme'yi kabul ettiği, bu ülkenin kabul ettiği hükümlerin 6102 Sayılı TTK ile uyuşduğu, bu hükümlere göre «ihtiyati haciz» talep edenin alacağının 6102 Sayılı TTK'nın 1320.
Maddesi gereğince; «gemi alacağı» olmadığı, «deniz alacağı» olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir «ipotek» sağlamadığı, gemi üzerinde «rehin hakkı» doğurabilmesi için «gemi siciline» tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYasal düzenleme içeriğinden anlaşılacağı üzere dava konusunun ihtilaflı olması halinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi mümkün olup «ihtiyati haciz» gibi ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, somut olaya ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin ... olmasına rağmen, bu mahkemenin vereceği tedbir kararının Türkiye'de «infaz kabiliyetinin» bulunmayacağı, yabancı mahkemede görülen davanın taraflarının Türkiye'de bulunan bir «malvarlığı» hakkında tedbir isteminde bulunamamasının «hakkaniyete» aykırı olacağı, TTK'nun 1355. maddesi uyarınca da Türkiye'de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki «ihtiyati tedbir» «haciz» kararının, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından verileceği ve davayı konu yatın yargı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · malvarlığına ilişkin dava · hakkaniyet · ihtiyati tedbir · infaz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, somut olaya ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin ... olmasına rağmen, bu mahkemenin vereceği tedbir kararının Türkiye'de «infaz kabiliyetinin» bulunmayacağı, yabancı mahkemede görülen davanın taraflarının Türkiye'de bulunan bir «malvarlığı» hakkında tedbir isteminde bulunamamasının «hakkaniyete» aykırı olacağı, TTK'nun 1355. maddesi uyarınca da Türkiye'de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki «ihtiyati tedbir» «haciz» kararının, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından verileceği ve davayı konu yatın yargı …
1- HMK'nun 389. maddesi uyarınca «ihtiyati tedbir» kararı verilebilmesi için dava konusu hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir sakınca yahut zararın doğmasının söz konusu olması gerekir.
Yasal düzenleme içeriğinden anlaşılacağı üzere dava konusunun ihtilaflı olması halinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi mümkün olup «ihtiyati haciz» gibi ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Yat üzerine başka ilişkiden kaynaklanan alacağın temini bakımından «ihtiyati tedbir» konulması istenilmiş olduğundan mahkemece itirazın kabulüne karar vermek gerekirken reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8650 E. 2014/14746 K.
Ortak:deniz alacağı · gemi alacağı · gemi sicili · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · ihtiyati haciz · yetki
İncelediğiniz karardaMaddesi gereğince; «gemi alacağı» olmadığı, «deniz alacağı» olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir «ipotek» sağlamadığı, gemi üzerinde «rehin hakkı» doğurabilmesi için «gemi siciline» tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece davalının «yetki itirazı» kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin «yetkisiz» olduğu hem de talep konusu alacağın «kanuni rehin hakkı» doğurmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
Benzer bu kararda2’de yer alan «yetki» kuralının geçerli olacağı, dolayısıyla alacak talebinde bulunanın gemi üzerinde «gemi alacaklısı hakkı» ve akdi gemi rehni iddiasının incelenmesinin gerektiği, somut olayda «yabancılık unsuru» bulunduğu için gemi üzerinde «gemi alacağına» bağlı olarak doğduğu iddia edilen ve gizli bir “«kanuni rehin hakkı» olan” gemi alacaklısı hakkı açısından yine MÖHUK hükümlerindeki «kanunlar ihtilafı» kurallarına bakmak gerekeceği, MÖHUK m.
2’de yer alan “...«malvarlığı» haklarına ilişkin dava, «uyuşmazlık konusu malvarlığı» unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir”. hükmü gereğince geminin burada yer alan uyuşmazlık konusu malvarlığı değerini oluşturuyorsa, dava anında gemi Türkiye’de bulunduğu takdirde Türk mahkemelerinin somut olaydaki milletlerarası «yetkisinin» kabul edileceği, aksi halde ise, yukarıda sayılan «yetki» kuralları somut olayda uygulama alanı bulamadığı için Türk mahkemelerinin yetkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılacağı, bu sorun hakkındaki değerlendirmede ise, talep edilen alacağın «para alacağını» mı, yoksa gemi üzerindeki («teslime» bağlı olmayan) bir akdi veya «kanuni rehin hakkına» mı dayandığının önem taşıdığı, zira para alacağının yanında gemi üzerinde söz konusu rehin hakları bulunuyor ve talep edilen alacak esas itibariyle bu rehin haklar …
TTK açısından da mehaz teşkil eden 1993 Cenevre Sözleşmesi’nde «gemi alacaklısı hakkı» bahşeden alacakların çok sınırlı bir biçimde beş bent halinde düzenlendiği, buna göre «gemi adamı» alacakları, geminin işletilmesinden doğan zararlardan (her türlü bedensel zarar ve «navlun sözleşmesinin» konusunu oluşturan eşya ve yolcu bagajları dışında kalan maddi zararlar) kaynaklanan alacaklar, kurtarma ücreti, seyrüsefer resimleri hak sahibine gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı tanıdığı, dolayısıyla somut olaydaki alacak hakkının 1993 Sözleşmesi’nde yer alan «gemi alacağı» listesine dâhil olmadığı, diğer yandan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tercümesinde gemi rehninden söz edilmekle birlikte, “c.m” ifadesinin gemi rehnini değil, «deniz alacağı» (ing.: maritime claim) terimini karşıladığı, dolayısıyla gemi üzerinde akdi bir «rehin hakkı» kurulmadığı, sözleşmede yer alan deniz alacağı ifadesinin gemi üzerinde sahibi lehine rehin hakkı yaratmadığı, gerekçesiyle, davacının davasının Mahkememizin milletlerarası «yetkisine» girmediğinden HMK m.114/1-a bendi gereğince dava «şartı yokluğundan» İzmir 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu malvarlığı · mutad mesken · yetki anlaşması · kanunlar ihtilafı · gemi alacaklısı hakkı · gemi acenteliği · gemi adamı · yabancılık unsuru
Benzer bu kararda2’de yer alan «yetki» kuralının geçerli olacağı, dolayısıyla alacak talebinde bulunanın gemi üzerinde «gemi alacaklısı hakkı» ve akdi gemi rehni iddiasının incelenmesinin gerektiği, somut olayda «yabancılık unsuru» bulunduğu için gemi üzerinde «gemi alacağına» bağlı olarak doğduğu iddia edilen ve gizli bir “«kanuni rehin hakkı» olan” gemi alacaklısı hakkı açısından yine MÖHUK hükümlerindeki «kanunlar ihtilafı» kurallarına bakmak gerekeceği, MÖHUK m.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda Türk mahkemelerinin milletlerarası «yetkisini» kabul eden bir «yetki anlaşması» bulunmadığı için «yabancılık unsuru» «taşıyan» söz konusu «ihtiyati haciz» talebinde mahkemenin yetkisinin MÖHUK m.
TTK açısından da mehaz teşkil eden 1993 Cenevre Sözleşmesi’nde «gemi alacaklısı hakkı» bahşeden alacakların çok sınırlı bir biçimde beş bent halinde düzenlendiği, buna göre «gemi adamı» alacakları, geminin işletilmesinden doğan zararlardan (her türlü bedensel zarar ve «navlun sözleşmesinin» konusunu oluşturan eşya ve yolcu bagajları dışında kalan maddi zararlar) kaynaklanan alacaklar, kurtarma ücreti, seyrüsefer resimleri hak sahibine gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkı tanıdığı, dolayısıyla somut olaydaki alacak hakkının 1993 Sözleşmesi’nde yer alan «gemi alacağı» listesine dâhil olmadığı, diğer yandan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tercümesinde gemi rehninden söz edilmekle birlikte, “c.m” ifadesinin gemi rehnini değil, «deniz alacağı» (ing.: maritime claim) terimini karşıladığı, dolayısıyla gemi üzerinde akdi bir «rehin hakkı» kurulmadığı, sözleşmede yer alan deniz alacağı ifadesinin gemi üzerinde sahibi lehine rehin hakkı yaratmadığı, gerekçesiyle, davacının davasının Mahkememizin milletlerarası «yetkisine» girmediğinden HMK m.114/1-a bendi gereğince dava «şartı yokluğundan» İzmir 4.
6), talep edenin Türkiye’de «mutad meskeninin» bulunması (HMK m.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9834 E. 2013/14699 K.
Ortak:deniz alacağı · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · yetki · haciz
İncelediğiniz karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili «yetki itirazının» yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «ihtiyati haciz» kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup; bu «yetkinin» «münhasır yetki» kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen …
Maddesi gereğince; «gemi alacağı» olmadığı, «deniz alacağı» olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir «ipotek» sağlamadığı, gemi üzerinde «rehin hakkı» doğurabilmesi için «gemi siciline» tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati hacze itiraz» dilekçesi, karşı taraf vekilinin savunmaları, «ihtiyati haciz» dilekçesi ve eki belgeler ile tüm dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze konu yakıtın, Kumsu Shipping&Trading S.A. şirketi tarafından talep edildiği ve dava konusu M/RORO KIBRIS YILDIZI isimli gemi kaptanı tarafından söz konusu yakıtın «teslim» alındığı, 27/11/2012 tarihli «kira sözleşmesi» kapsamında, dava konusu alacağın doğduğu, 24/01/2013 tarihinde gemiyi kiralayan Kumsu Shipping&Trading S.A. şirketinin TTK'nın 1061/1-2 maddeleri uyarınca geminin «donatanı» olduğu, TTK'nın 1352/L maddesi uyarınca alacağın bir «deniz alacağı» olduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmiştir.
1353. madde uyarınca «deniz alacağının» «teminat» altına alınması için «ihtiyati haciz» kararı verilebilecek olup, yabancı bayraklı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan gemi için ihtiyati haciz kararı ancak anılan Yasa'nın 1355. maddesi uyarınca sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından verilebilir.
2-Mahkemece, «deniz alacağı» nedeniyle gemi üzerine «ihtiyati haciz» konularak seferden men edilmesine de karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · donatan · kira sözleşmesi · ihtiyati tedbir · teminat · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati hacze itiraz» dilekçesi, karşı taraf vekilinin savunmaları, «ihtiyati haciz» dilekçesi ve eki belgeler ile tüm dosya kapsamı uyarınca ihtiyati hacze konu yakıtın, Kumsu Shipping&Trading S.A. şirketi tarafından talep edildiği ve dava konusu M/RORO KIBRIS YILDIZI isimli gemi kaptanı tarafından söz konusu yakıtın «teslim» alındığı, 27/11/2012 tarihli «kira sözleşmesi» kapsamında, dava konusu alacağın doğduğu, 24/01/2013 tarihinde gemiyi kiralayan Kumsu Shipping&Trading S.A. şirketinin TTK'nın 1061/1-2 maddeleri uyarınca geminin «donatanı» olduğu, TTK'nın 1352/L maddesi uyarınca alacağın bir «deniz alacağı» olduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu «yetki» «kesin yetki» olup, mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekir.
1353. madde uyarınca «deniz alacağının» «teminat» altına alınması için «ihtiyati haciz» kararı verilebilecek olup, yabancı bayraklı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan gemi için ihtiyati haciz kararı ancak anılan Yasa'nın 1355. maddesi uyarınca sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi tarafından verilebilir.
6102 sayılı TTK'nın 1353/1. maddesinin 2. cümlesi gereğince gemi üzerine «ihtiyati tedbir» konulması veya başka suretle geminin seferden men edilmesi istenemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13423 E. , 2014/17397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2013/60-2013/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karşı taraf/alacaklı vekilinin talebi üzerine, ihtiyati hacze itiraz eden/borçlunun, aralarında imzalanmış bulunan 31.01.2012 tarihli sözleşmeden doğan borcunu ödemediği gerekçesiyle, ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiş, ancak ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekilince, ihtiyati haciz talep eden şirketin hacze konu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı ve rehin alacağının doğmadığı, 31.01.2012 tarihli sözleşmenin bir kredi sözleşmesi olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın muaccel olmadığı, aksine müvekkilinin alacaklı bulunduğu ileri sürülerek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.
Karşı taraf/alacaklı vekili, müvekkilinin alacağının sabit olduğunu belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu ihtiyati haciz kararın 28.05.2012 tarihinde verildiği, itirazın yapılmasıyla 01.07.2012 tarihinden sonra ihtiyati haczin devam ettiği, bu halde 6103 Sayılı Kanun'un 38. maddesinde deniz hukukunda icra ile ilgili yeni hükümlerin tamamlanmamış işler için uygulanacağı belirtilmekle somu olayda İcra ve Usül Hukuk açısından 6102 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 1355. maddesinde “Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkındaki ihtiyati haciz kararlarının geminin demir attığı, şamandıra veya tonoza bağlandığı ….. yer mahkemesi tarafından verileceği” belirtilmiş olup;
bu yetkinin münhasır yetki kuralı olduğu, ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haczi ilk olarak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettiğini, bu tarihten sonra ihtiyati haciz isteyen tarafından geminin bu mahkemenin yetki alanından çıkarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetki alanına girdiği iddia ve ispat edilmediğinden mahkemenin yetkili olmadığı, öte yandan MÖHUK m. 22 gereği gemi alacakları bakımından menşei ülke hukukunun uygulanması
gerektiği, somut olayda uygulanacak hukukun Saint Vincent & Grenadines Hukuku olduğu, anılan ülkenin 1993 Cenevre Gemi İpoteği ve Gemi Alacaklısı Hakkındaki Uluslararası Sözleşme'yi kabul ettiği, bu ülkenin kabul ettiği hükümlerin 6102 Sayılı TTK ile uyuşduğu, bu hükümlere göre ihtiyati haciz talep edenin alacağının 6102 Sayılı TTK'nın 1320. Maddesi gereğince; gemi alacağı olmadığı, deniz alacağı olduğu, bu alacakların gemi üzerinde sözleşmeye dayalı bir ipotek sağlamadığı, gemi üzerinde rehin hakkı doğurabilmesi için gemi siciline tescilin şart olduğu, ancak böyle bir tescilin bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, ihtiyati hacze itiraz eden vekili yetki itirazının yanında ihtiyati haciz kararının esas yönünden de yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının yetki itirazı kabul edildiği halde işin esasına da girilerek hem mahkemenin yetkisiz olduğu hem de talep konusu alacağın kanuni rehin hakkı doğurmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'ya göre yetki itirazı usule ilişkin ilk itirazlardan (dava engelleri) olup, mahkemece, dava şartlarının tam olduğu anlaşılırsa, öncelikle ilk itirazların incelenmesine geçilir. Yetki ilk itirazının kabulü halinde mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılamaz. Bu itibarla mahkemece, isabetli olduğu şekilde, mahkemenin yetkili olmadığı tespit edildiği halde işin esasına da girilerek bu yönden de gerekçe oluşturulmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın gerekçe kısmından mahkemenin esasa ilişkin değerlendirmesinin çıkarılarak salt yetkisizlik yönündeki gerekçesi bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin salt yetkisizliğe dair gerekçesi bakımından kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353970300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz