Kaldıraçlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11901 E. 2014/17329 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldıraçlı işlem↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ kusur oranı↗ tazminat davası↗ reeskont faizi↗ uyuşmazlık konusu↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tekne sahibinin, marinadaki koşullar ve imkanlar konusunda ayrıca teknenin yaşı itibarı ile kaldırma işlemi esnasında teknenin üzerine binecek yükten dolayı hasar görme ihtimalinin mevcudiyeti konusunda davalı şirkete ait marina yetkilileri tarafından uyarılmadığı, bu bağlamda davalının %40 oranında kusurlu olduğu, sulh hukuk mahkemesince yapılan tespit sonrası düzenlenen raporda, hasarın onarılması için yaklaşık olarak 35.000,00 TL işçilik ve malzeme harcaması gerektiğinin tespit edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan tespit sonrası düzenlenen rapordaki 35.000,00 TL'lik meblağın uygun görüldüğü, yapılacak işler kalem kalem sıralandığında hasarın onarılması için yapılacak dokuz kalem işin toplam değerinin 35.300,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, davacı şirket tarafından 35.000,00 TL'nin %40'ı olan 14.000,00 TL üzerinden dava ıslah edildiğinden, 35.000,00 TL'lik hasarın, davalının kusuruna tekabül eden %40'ı olan 14.000,00 TL yönünden davanın kabulü ile bu tutarın ödeme tarihi olan 22.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tekne yat sigorta poliçesi uyarınca ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusundan rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı şirkete ait yatın davacı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, anılan teknenin davalı tarafından lifte alınması ve denizden çıkarılması esnasında hasara uğradığı, bu nedenle davacının sigorta ettirene tazminat ödediği, dava dilekçesinde bu ödemenin 33.000,00 TL tutarında olduğunun açıklandığı, zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda davacının sigortaladığı teknedeki zararın 35.000,00 TL tutarında olduğu, davalının kusurunun % 40 oranında bulunduğu kabul edilerek ve ıslah istemi de dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, uyuşmazlığa konu dava, somut olaya uygulanması gereken mülga TTK'nın 1301. maddesi uyarınca halefıyet ilkesine dayalı olarak açılmış tazminat davası niteliğinde olup, bu tür davalarda sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal etmektedir. Dolayısıyla, davacı sigortacı ödediği tazminat tutarında dava dışı sigorta ettirenin hakkına halef olur.
Bu durum karşısında, davacının davasını davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla açtığı, dava dışı sigorta ettirene 33.000,00 TL ödeme yaptığını bildirdiği, bu miktar itibariyle dava dışı sigorta ettirene halef olduğu, davalının %40 oranında kusurlu bulunduğunun kabul edildiği, davacının ancak ödediğini açıkladığı toplam tutarın bu kusur oranına tekabül eden kısmını davalıdan rucuan isteyebileceği dikkate alınıp, buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep sonucunu aşar şekilde bilirkişi raporunda belirlenen 35.000,00 TL'nin kusur oranına isabet eden kısmının hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.03.2014 tarih, 2013/17738 Esas-2014/5352 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4045 E. 2014/7427 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · uyuşmazlık konusu · ıslah · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava dışı şirkete ait yatın davacı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, anılan teknenin davalı tarafından lifte alınması ve denizden çıkarılması esnasında «hasara» uğradığı, bu nedenle davacının «sigorta ettirene» tazminat ödediği, dava dilekçesinde bu ödemenin 33.000,00 TL tutarında olduğunun açıklandığı, zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tekne sahibinin, marinadaki koşullar ve imkanlar konusunda ayrıca teknenin yaşı itibarı ile «kaldırma işlemi» esnasında teknenin üzerine binecek yükten dolayı «hasar» görme ihtimalinin mevcudiyeti konusunda davalı şirkete ait marina yetkilileri tarafından uyarılmadığı, bu bağlamda davalının %40 oranında kusurlu olduğu, «sulh hukuk» mahkemesince yapılan tespit sonrası düzenlenen raporda, hasarın onarılması için yaklaşık olarak 35.000,00 TL işçilik ve malzeme harcaması gerektiğinin tespit edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan tespit sonrası düzenlenen rapordaki 35.000,00 TL'lik meblağın uygun görüldüğü, yapılacak işler kalem kalem sıralandığında hasarın onarılması için yapılacak dokuz kalem işin toplam değerinin 35.300,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, davacı şirket tarafından 35.000,00 TL'nin %40'ı olan 14.000,00 TL üzerinden dava «ıslah» edildiğinden, 35.000,00 TL'lik hasarın, davalının kusuruna tekabül eden %40'ı olan 14.000,00 TL yönünden davanın kabulü ile bu tutarın ödeme tarihi olan 22.07.2009 …
2- Dava, tekne yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenen «sigorta tazminatının» zarar sorumlusundan rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · gerçek zarar · ziya · riziko · zayi · bilirkişi incelemesi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti «dahil» edilerek hüküm kurulmuştur.
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bilirkişi raporunda sigortalı teknenin onarım değerinin hesaplanmasında ise malzeme ve işçilik kalemleri ile KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ancak onarım değerinde dikkate alınması gereken çekek ücreti bu hesaplamaya «dahil» edilmemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17256 E. 2015/13502 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, tekne sahibinin, marinadaki koşullar ve imkanlar konusunda ayrıca teknenin yaşı itibarı ile «kaldırma işlemi» esnasında teknenin üzerine binecek yükten dolayı «hasar» görme ihtimalinin mevcudiyeti konusunda davalı şirkete ait marina yetkilileri tarafından uyarılmadığı, bu bağlamda davalının %40 oranında kusurlu olduğu, «sulh hukuk» mahkemesince yapılan tespit sonrası düzenlenen raporda, hasarın onarılması için yaklaşık olarak 35.000,00 TL işçilik ve malzeme harcaması gerektiğinin tespit edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan tespit sonrası düzenlenen rapordaki 35.000,00 TL'lik meblağın uygun görüldüğü, yapılacak işler kalem kalem sıralandığında hasarın onarılması için yapılacak dokuz kalem işin toplam değerinin 35.300,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, davacı şirket tarafından 35.000,00 TL'nin %40'ı olan 14.000,00 TL üzerinden dava «ıslah» edildiğinden, 35.000,00 TL'lik hasarın, davalının kusuruna tekabül eden %40'ı olan 14.000,00 TL yönünden davanın kabulü ile bu tutarın ödeme tarihi olan 22.07.2009 …
Dava dışı şirkete ait yatın davacı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, anılan teknenin davalı tarafından lifte alınması ve denizden çıkarılması esnasında «hasara» uğradığı, bu nedenle davacının «sigorta ettirene» tazminat ödediği, dava dilekçesinde bu ödemenin 33.000,00 TL tutarında olduğunun açıklandığı, zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, tekne konaklama bedeli ile teknenin marinadan çıkarılması için yapılan «masrafların» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen davalar ise aynı teknede yangın nedeniyle oluşan «hasarın» ve bu nedenle yapılan masrafların tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe asıl ve birleşen 2005/180 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birle …
Ancak asıl davada, davacı tarafça tekne konaklama bedeli dışında yanarak «hasara» uğrayan teknenin marinadan çıkarılması için yapılan «masraflar» da icra takibine konu edilmiş ve bu yönden de icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiş olmasına karşın mahkemece yalnızca konaklama bedeli yönünden bir değerlendirme yapılmış, icra takibine konu edilen masraflar hakkında ise bir değerlendirme yapılmamış ve olumlu «olumsuz» bir karar da verilmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yargılama giderleri · olumsuz oy · haksız fiil · asıl alacak · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… valının, her türlü hukuki ve mali sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, teknenin belediye hurdalığına kaldırılması nedeniyle davalı marina işleticisinin «haksız fiil» hükümleri doğrultusunda sorumluluğunun bulunduğu, tespit raporunda bu nedenle oluşan zararın 2.750 TL olduğunun açıklandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 737 EURO (1.300 TL) «asıl alacak» yönünden itirazın iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, birleşen 2003/608 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2005/180 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 2.750,00 TL «maddi tazminatın» davalı marina işleticisinden tahsiline karar verilmiştir.
Yine, asıl davada davalı tarafça «kötüniyet tazminatı» talep edilmiş ve mahkemece de icra takibine yapılan itiraz kısmen haksız bulunmuş olmasına rağmen davalının kötüniyet tazminatı hakkında da olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, asıl davada davacının icra takibine konu ettiği «masraflar» ve davalının da «kötüniyet tazminatı» hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Birleşen 2005/180 Esas sayılı dosya yönünden ise, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sigorta şirketi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi yalnızca diğer davalı yönünden davanın kısmen kabul edilmiş olmasına rağman bu kararla çelişki oluşturacak biçimde davalı sigorta şirketinin de «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı birleşen davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11901 E. , 2014/17329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 gün ve 2012/572-2013/395 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/03/2014 gün ve 2013/17738-2014/5352 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin tekne yat sigortası ile sigortalı olan ... isimli yatın 24/05/2009 tarihinde davalı şirketin çalışanları tarafından denizden kızakla çıkartılmayıp bu tekne için uygun olmayan lifting (yukarı kaldırma) yöntemiyle işlem yapmaları nedeniyle teknenin ahşap bölümlerinde açılma meydana geldiğini, hasar nedeniyle davacı şigorta şirketinin dava dışı sigortalı...Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye 33.000,00 TL ödeme yaptığını, hasarın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu belirterek sigortalıya ödenen 14.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek... Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tekne sahibinin, marinadaki koşullar ve imkanlar konusunda ayrıca teknenin yaşı itibarı ile kaldırma işlemi esnasında teknenin üzerine binecek yükten dolayı hasar görme ihtimalinin mevcudiyeti konusunda davalı şirkete ait marina yetkilileri tarafından uyarılmadığı, bu bağlamda davalının %40 oranında kusurlu olduğu, sulh hukuk mahkemesince yapılan tespit sonrası düzenlenen raporda, hasarın onarılması için yaklaşık olarak 35.000,00 TL işçilik ve malzeme harcaması gerektiğinin tespit edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan tespit sonrası düzenlenen rapordaki 35.000,00 TL'lik meblağın uygun görüldüğü, yapılacak işler kalem kalem sıralandığında hasarın onarılması için yapılacak dokuz kalem işin toplam değerinin 35.300,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, davacı şirket tarafından 35.000,00 TL'nin %40'ı olan 14.000,00 TL üzerinden dava ıslah edildiğinden, 35.000,00 TL'lik hasarın, davalının kusuruna tekabül eden %40'ı olan 14.000,00 TL yönünden davanın kabulü ile bu tutarın ödeme tarihi olan 22.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek T.C.
Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tekne yat sigorta poliçesi uyarınca ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusundan rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı şirkete ait yatın davacı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, anılan teknenin davalı tarafından lifte alınması ve denizden çıkarılması esnasında hasara uğradığı, bu nedenle davacının sigorta ettirene tazminat ödediği, dava dilekçesinde bu ödemenin 33.000,00 TL tutarında olduğunun açıklandığı, zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda davacının sigortaladığı teknedeki zararın 35.000,00 TL tutarında olduğu, davalının kusurunun % 40 oranında bulunduğu kabul edilerek ve ıslah istemi de dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, uyuşmazlığa konu dava, somut olaya uygulanması gereken mülga TTK'nın 1301.
maddesi uyarınca halefıyet ilkesine dayalı olarak açılmış tazminat davası niteliğinde olup, bu tür davalarda sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal etmektedir. Dolayısıyla, davacı sigortacı ödediği tazminat tutarında dava dışı sigorta ettirenin hakkına halef olur.
Bu durum karşısında, davacının davasını davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla açtığı, dava dışı sigorta ettirene 33.000,00 TL ödeme yaptığını bildirdiği, bu miktar itibariyle dava dışı sigorta ettirene halef olduğu, davalının %40 oranında kusurlu bulunduğunun kabul edildiği, davacının ancak ödediğini açıkladığı toplam tutarın bu kusur oranına tekabül eden kısmını davalıdan rucuan isteyebileceği dikkate alınıp, buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep sonucunu aşar şekilde bilirkişi raporunda belirlenen 35.000,00 TL'nin kusur oranına isabet eden kısmının hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.03.2014 tarih, 2013/17738 Esas-2014/5352 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 19.03.2014 tarih, 2013/17738 Esas-2014/5352 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353452500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz