Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1104 E. 2017/3464 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ahde vefa↗ sözleşme serbestisi↗ sigorta teminatı↗ emredici hüküm↗ kasko sigortası↗ münhasırlık↗ riziko↗ ek prim↗ kamu düzeni↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere münhasıran alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan hasarın Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca teminat dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto kasko sigorta poliçesinin, rizikonun gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" teminat dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Yasa'nın, riziko tarihinde yürürlükte olan 48. maddesinde, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında iken araç sürme yasaklanmış iken, yasa da alkol oranı konusunda bir sınırlama getirilmemiş, bu konuda Yönetmelik çıkarılacağı öngörülmüştür.
Yasaya istinaden çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97/b-2 maddesinde ise "kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları" düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, kasko sigorta poliçesi iki taraflı ve "sözleşme serbestisi" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, ahde vefa (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, serbest rekabet ortamında ticari kazanç amacıyla hareket eden sigorta şirketlerinin tahsil edecekleri aynı prim ile daha geniş sigorta teminatı vermelerinde herhangi bir engel yoktur.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesine ve dolayısıyla %50 promil oranına atıfta bulunduğu açıktır.
Aksi halde Genel Şartların A.5.5 maddesinde "sürücüsü alkol almış kişilerin kullanması sırasında meydan gelen zararlar" ifadesinin kullanılması gerekirdi.
Diğer taraftan, davalı ... şirketi yönetmeliğin anılan hükmünün geçersiz olduğu, dikkate alınamayacağını hiçbir zaman ileri sürmemiştir.
Bu halde sigortalı aracı kullanan sürücüdeki alkol oranının %50 promil altında kalması durumunda, olağan zarar ve risklere sigorta teminatı verildiğinin kabulü zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, sigortalı aracı kullanan sürücü, olay esnasında %41 promil alkollü olup, sürücünün alkol oranı Yönetmelikte öngörülen sınırın altında kaldığı için, zarar teminat dahilindedir.
Güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı, %50 promil ve üzeri alkol oranı için söz konusu olup, sürücünün %41 promil alkollü olması nedeniyle, Yönetmelik hükmü gereğince sürücünün güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı söz konusu değildir.
Bu alkol oranına göre, mahkemenin "güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı" yönünden bir araştırma ve inceleme yapması gerekmediği gibi, bu konuda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkan ve mahkemece de benimsenen sonuç taraflar arasındaki sözleşme ve Yönetmelik hükümlerine de aykırıdır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16712 E. 2015/11820 K.
Ortak:münhasırlık · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere «münhasıran» alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan «hasarın» Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca «teminat» dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
Bilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Benzer bu karardaAraç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücu hakkı · sigorta ettiren · rücuen tazminat · rücu · taraf ehliyeti · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1762 E. 2022/3115 K.
Ortak:münhasırlık · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere «münhasıran» alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan «hasarın» Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca «teminat» dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
Bilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia «hasarının» tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeme heyetince, poliçe genel şartları kapsamında emtiayı «taşıyan» araç sürücüsünün alkollü olduğu ve zararın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş; davacının, araç sürücüsünün aynı gün Devlet Hastanesinde yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunu belirten rapora dayanarak yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyetince, yerinde görülmeyerek itirazın «kesin» olarak reddine karar verilmiş ise de, başvuru dilekçesine göre zararın «kesinlik sınırının» üzerinde 126.158.52 TL olarak beyan edildiği, eldeki davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde; poliçeye konu emtiayı taşıyan araç sürücü …
… lkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak «kesin» bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · teminat kapsamı · kesinlik sınırı · taşıyan · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaSigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeme heyetince, poliçe genel şartları kapsamında emtiayı «taşıyan» araç sürücüsünün alkollü olduğu ve zararın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş; davacının, araç sürücüsünün aynı gün Devlet Hastanesinde yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunu belirten rapora dayanarak yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyetince, yerinde görülmeyerek itirazın «kesin» olarak reddine karar verilmiş ise de, başvuru dilekçesine göre zararın «kesinlik sınırının» üzerinde 126.158.52 TL olarak beyan edildiği, eldeki davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde; poliçeye konu emtiayı taşıyan araç sürücü …
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia «hasarının» tazmini istemine ilişkindir.
… lkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak «kesin» bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/15 esas sayılı dosyası getirtilerek, araç sürücüsünün alkollü araç kullanmasına yönelik olarak açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde net bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10784 E. 2010/1651 K.
Ortak:sigorta teminatı · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
Kamu düzenine ve «emredici» hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, serbest rekabet ortamında ticari kazanç amacıyla hareket eden sigorta şirketlerinin tahsil edecekleri aynı «prim» ile daha geniş «sigorta teminatı» vermelerinde herhangi bir engel yoktur.
Bu halde sigortalı aracı kullanan sürücüdeki alkol oranının %50 promil altında kalması durumunda, olağan zarar ve risklere «sigorta teminatı» verildiğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, «poliçe özel şartlarının» 3.4.maddesinde alkol kullanımı sonucunda meydana gelen bütün durumların «sigorta teminatı» dışında bulunduğunun belirtildiği, davacının da sürücü olup kazanın davacının alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu Grup Sağlık Sigorta Poliçesi Özel Şartları'nın 3.4. maddesinde aynen “alkolizm, alkol, uyuşturucu, uyarıcı, halusinojen ve diğer madde bağımlılığı ve kötüye kullanımı neticesinde meydana gelen bütün durumların” «sigorta teminatı kapsamı» dışında bulunduğu belirtilmiştir.
Somut olayda davacı sürücünün alkollü araç kullanması sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu davacının ve kızının yaralandığı, davalı tarafından da «poliçe özel şartları» Uyarınca talep edilen tedavi giderlerinin «teminat kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · poliçe özel şartları · sigorta teminatı kapsamı · özel dava şartı · trafik kazası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda davacı sürücünün alkollü araç kullanması sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu davacının ve kızının yaralandığı, davalı tarafından da «poliçe özel şartları» Uyarınca talep edilen tedavi giderlerinin «teminat kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tedavi giderlerinin davalının dayandığı «poliçe özel şartlarının» 3.4. maddesi uyarınca «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlıkta meydana gelen zararın «poliçe özel şartlarının» 3.4. maddesi dikkate alınarak «teminat kapsamında» kalıp kalmadığının, diğer bir deyişle alkol bağımlılığı ve kötüye kullanımı neticesinde meydana gelen bir zarar olup olmadığının incelenip değerlendirilerek sonucu …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, «poliçe özel şartlarının» 3.4.maddesinde alkol kullanımı sonucunda meydana gelen bütün durumların «sigorta teminatı» dışında bulunduğunun belirtildiği, davacının da sürücü olup kazanın davacının alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1104 E. , 2017/3464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2013/321-2014/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait aracın kasko sigorta poliçesi ile davalı ... şirketince sigortalandığını, 04.11.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu aracın pert olduğunu, trafik kaza tutanaklarına göre olay günü aracı müvekkilinin oğlu ...'nın kullandığını ve kaza anında alkollü olduğunu, alkol oranının % 0,37,5 promil olmasından dolayı davalı şirketin araçtaki maddi hasarı karşılamayacaklarını bildirdiğini, ancak sürücünün sırf alkollü olmasının hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmeyeceğini, kaza ve hasarın sürücünün sadece alkolün etkisi altında bulunmasından meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek zarar bedeli olan 10.800,00 TL'nin kasko sigorta poliçesine dayalı olarak davalıdan dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sigortalı aracı kullanan şahsın alkollü olduğunu, hasarın bu nedenle teminat dışında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere münhasıran alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan hasarın Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca teminat dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto kasko sigorta poliçesinin, rizikonun gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" teminat dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Yasa'nın, riziko tarihinde yürürlükte olan 48. maddesinde, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında iken araç sürme yasaklanmış iken, yasa da alkol oranı konusunda bir sınırlama getirilmemiş, bu konuda Yönetmelik çıkarılacağı öngörülmüştür.
Yasaya istinaden çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97/b-2 maddesinde ise "kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları" düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, kasko sigorta poliçesi iki taraflı ve "sözleşme serbestisi" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, ahde vefa (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, serbest rekabet ortamında ticari kazanç amacıyla hareket eden sigorta şirketlerinin tahsil edecekleri aynı prim ile daha geniş sigorta teminatı vermelerinde herhangi bir engel yoktur.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesine ve dolayısıyla %50 promil oranına atıfta bulunduğu açıktır.
Aksi halde Genel Şartların A.5.5 maddesinde "sürücüsü alkol almış kişilerin kullanması sırasında meydan gelen zararlar" ifadesinin kullanılması gerekirdi.
Diğer taraftan, davalı ... şirketi yönetmeliğin anılan hükmünün geçersiz olduğu, dikkate alınamayacağını hiçbir zaman ileri sürmemiştir.
Bu halde sigortalı aracı kullanan sürücüdeki alkol oranının %50 promil altında kalması durumunda, olağan zarar ve risklere sigorta teminatı verildiğinin kabulü zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, sigortalı aracı kullanan sürücü, olay esnasında %41 promil alkollü olup, sürücünün alkol oranı Yönetmelikte öngörülen sınırın altında kaldığı için, zarar teminat dahilindedir.
Güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı, %50 promil ve üzeri alkol oranı için söz konusu olup, sürücünün %41 promil alkollü olması nedeniyle, Yönetmelik hükmü gereğince sürücünün güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı söz konusu değildir.
Bu alkol oranına göre, mahkemenin "güvenli araç kullanma yeteneğinin kaybı" yönünden bir araştırma ve inceleme yapması gerekmediği gibi, bu konuda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkan ve mahkemece de benimsenen sonuç taraflar arasındaki sözleşme ve Yönetmelik hükümlerine de aykırıdır.
Sonuç olarak, sürücünün olay esnasındaki alkol oranı yasal sınırların altında kaldığı için, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince teminat dahilinde kalan zararın davalı ... şirketince ödenmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352375000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz