Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1762 E. 2022/3115 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin hüküm sonucu↗ nakliyat abonman sigortası↗ nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ abonman sigorta poliçesi↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ tahkim↗ teminat kapsamı↗ münhasırlık↗ hakem kararı↗ kesinlik sınırı↗ komisyon↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesine tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia hasarının tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeme heyetince, poliçe genel şartları kapsamında emtiayı taşıyan araç sürücüsünün alkollü olduğu ve zararın teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş; davacının, araç sürücüsünün aynı gün Devlet Hastanesinde yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunu belirten rapora dayanarak yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyetince, yerinde görülmeyerek itirazın kesin olarak reddine karar verilmiş ise de, başvuru dilekçesine göre zararın kesinlik sınırının üzerinde 126.158.52 TL olarak beyan edildiği, eldeki davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde; poliçeye konu emtiayı taşıyan araç sürücüsünün kazanın hemen akabinde yapılan testte alkollü, ancak aynı gün içerisinde kazadan yaklaşık iki saat sonrasında Devlet Hastanesinde yapılan testte ise alkolsüz olduğu tespit edilmiş, ayrıca bir kan testi yapılmadığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesi sırasında sunulan ve başvurucu tarafından sigortaya karşı açıldığı anlaşılan İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/15 esas sayılı tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda; araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak kesin bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla kesin bir yorum yapmanın mümkün olmadığını belirtilmiştir. Sürücü aleyhinde Konya 7.Asliye Ceza Mahkemesinde 2018/672 esas sayılı dosyada açılan kamu davasında ise sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu durumda, araç sürücüsü ...hakkında açılan ceza dosyası ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/15 esas sayılı dosyası getirtilerek, araç sürücüsünün alkollü araç kullanmasına yönelik olarak açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde net bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16712 E. 2015/11820 K.
Ortak:münhasırlık · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia «hasarının» tazmini istemine ilişkindir.
… lkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak «kesin» bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla …
Benzer bu karardaAraç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücu hakkı · sigorta ettiren · rücuen tazminat · rücu · taraf ehliyeti · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1104 E. 2017/3464 K.
Ortak:münhasırlık · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia «hasarının» tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeme heyetince, poliçe genel şartları kapsamında emtiayı «taşıyan» araç sürücüsünün alkollü olduğu ve zararın «teminat kapsamında» kalmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş; davacının, araç sürücüsünün aynı gün Devlet Hastanesinde yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunu belirten rapora dayanarak yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyetince, yerinde görülmeyerek itirazın «kesin» olarak reddine karar verilmiş ise de, başvuru dilekçesine göre zararın «kesinlik sınırının» üzerinde 126.158.52 TL olarak beyan edildiği, eldeki davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde; poliçeye konu emtiayı taşıyan araç sürücü …
… lkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak «kesin» bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla …
Benzer bu kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere «münhasıran» alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan «hasarın» Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca «teminat» dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
Bilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ahde vefa · sözleşme serbestisi · sigorta teminatı · emredici hüküm · kasko sigortası · riziko · ek prim · kâr kaybı
Benzer bu karardaBilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Kamu düzenine ve «emredici» hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, serbest rekabet ortamında ticari kazanç amacıyla hareket eden sigorta şirketlerinin tahsil edecekleri aynı «prim» ile daha geniş «sigorta teminatı» vermelerinde herhangi bir engel yoktur.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Yasa'nın, «riziko» tarihinde yürürlükte olan 48. maddesinde, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında iken araç sürme yasaklanmış iken, yasa da alkol oranı konusunda bir sınırlama getirilmemiş, bu konuda Yönetmelik çıkarılacağı öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1762 E. , 2022/3115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 13.05.2019 gün ve 2019/İHK-5518 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 05.01.2018 - 05.01.2019 tarihlerini kapsayan Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi akdedildiğini, sigortalı emtianın kiralık araç ile nakliyesi sırasında 04.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında emtianın hasar gördüğünü, poliçe teminatı kapsamında olmasına rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 04.08.2015 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşımayı yapan araç sürücüsünün kaza anında yasal sınırların üzerinde alkollü olduğu, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 5.maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48.maddesi uyarınca davacının talebine konu zararın teminat dışı olduğunu beyanla, başvurunun reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, Emtia Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 5'inci maddesinin son fıkrasına göre; sigortanın akidi nakliyatı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı taktirde, kaptanın ve gemi adamlarının barataryasından, hile ve hud'asından, ihmalindeni ihtiyatsızlığından, ehliyetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların sigortaya dahil olmadığı, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 48.maddesi uyarınca sigortalı tarafından taşımanın yaptırıldığı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun tespit edildiği, bu durumda tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta taşınan 2 adet traktör emtiasında meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından İtiraz Hakem Heyetine itirazda bulunulmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince, kazanın hemen akabinde kolluk kuvveti tarafından hazırlanan raporda araç sürücüsünün aracın hızının, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun olmadığının ve yapılan alkol testinde araç sürücüsünün 1.09 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, araç sürücüsünün aynı gün içinde ... Devlet Hastanesi tarafından yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunun tespit edildiği ve davacı vekilince bu raporun esas alınması gerektiği ileri sürülüyorsa da, bu testin bir kan testi olmayıp yine alkolmetre ile yapılmış olduğu, bu nedenle kazanın hemen akabinde yapılan alkol ölçümünün esas alınmasının uygun olduğu, ayrıca davaya konu poliçenin istisnaları düzenleyen 4.maddesi hükmüne göre de;
taşımanın kiralık araç ile yapıldığı durumlarda, araç sürücüsünün alkol veya uyuşturucu etkisi altında bulunmasından dolayı kaza yapması halinde meydana gelecek hasarın teminat kapsamı dışında olduğunun açıkça ifade edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazlarının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesine tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia hasarının tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeme heyetince, poliçe genel şartları kapsamında emtiayı taşıyan araç sürücüsünün alkollü olduğu ve zararın teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davacının başvurusunun reddine karar verilmiş; davacının, araç sürücüsünün aynı gün Devlet Hastanesinde yapılan alkol testinde alkolsüz olduğunu belirten rapora dayanarak yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyetince, yerinde görülmeyerek itirazın kesin olarak reddine karar verilmiş ise de, başvuru dilekçesine göre zararın kesinlik sınırının üzerinde 126.158.52 TL olarak beyan edildiği, eldeki davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde; poliçeye konu emtiayı taşıyan araç sürücüsünün kazanın hemen akabinde yapılan testte alkollü, ancak aynı gün içerisinde kazadan yaklaşık iki saat sonrasında Devlet Hastanesinde yapılan testte ise alkolsüz olduğu tespit edilmiş, ayrıca bir kan testi yapılmadığı anlaşılmıştır.
Temyiz incelemesi sırasında sunulan ve başvurucu tarafından sigortaya karşı açıldığı anlaşılan İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/15 esas sayılı tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda; araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu kabul edilirse kazadan iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde 0.70 promil civarında alkol tespit edilmesi gerektiği, kandaki etanol düzeyi ile ancak kesin bir sonuca varılabileceği, iki test arasında çelişki olduğu, kaza tespit tutanağındaki alkol düzeyi (1.09 promil) esas alınırsa kazanın nörolojik açıdan münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Devlet Hastanesi raporu esas alınırsa da kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla kesin bir yorum yapmanın mümkün olmadığını belirtilmiştir.
Sürücü aleyhinde Konya 7.Asliye Ceza Mahkemesinde 2018/672 esas sayılı dosyada açılan kamu davasında ise sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Bu durumda, araç sürücüsü ...hakkında açılan ceza dosyası ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/15 esas sayılı dosyası getirtilerek, araç sürücüsünün alkollü araç kullanmasına yönelik olarak açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde net bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık İtiraz Hakem Heyeti’nin 13.05.2019 tarihli ve 2019/İHK-5518 sayılı kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/801976400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz