Ticari itibarın zedelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5603 E. 2017/3363 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ zamanaşımı defi↗ tescilsiz tasarım↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip davacıya ait tescilsiz tasarımın davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden haksız rekabetin oluştuğu, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000 TL yönünden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın ticari itibarı zedelendiğinden 5.000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL maddi tazminat talep etmiş ve 14.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 33.943,98 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece, ıslah edilen miktar yönünden dava açılmasıyla zamanaşımının işlemeye devam ettiği ve TTK m. 60’da belirtilen 1 ve 3 yıllık sürelerin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı defi nedeniyle talebin reddine karar verilmişse de; 6102 sayılı TTK m. 62 kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı kanunun 63. maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin temsilcisi hakkında da uygulanacağının düzenlendiği göz önünde bulundurularak, bu hususun tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6907 E. 2023/6601 K.
Ortak:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · zamanaşımı defi · tescilsiz tasarım · ıslah · ayırt edicilik · maddi tazminat · haksız rekabet · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden «iltibasa» yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip davacıya ait «tescilsiz tasarımın» davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden «haksız rekabetin» oluştuğu, «ıslah» tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000 TL yönünden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarı zedelendiğinden» 5.000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL «maddi tazminat» talep etmiş ve 14.07.2015 tarihli «ıslah» dilekçesiyle maddi tazminat talebini 33.943,98 TL’ye çıkarmıştır.
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece 20.10.2015 tarihli ve 2014/376 E., 2015/810 K. sayılı kararı ile ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden «iltibasa» yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip davacıya ait «tescilsiz tasarımın» davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden «haksız rekabetin» oluştuğu, «ıslah» tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000,00 TL yönünden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarı zedelendiğinden» 5.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… yularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünlerinin, davalı tarafından kısmen taklit edilerek kullanılmak suretiyle «haksız rekabet» oluşturduğundan haksız rekabetin menine, üretimi ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine karar vermek gerektiği, davacının, dava dilekçesi ile 5.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 14.07.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin miktarını 33.943,98 TL'ye çıkardığı, her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde haksız rekabet yönünden 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri öngörülmüş ise de, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6102 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin «temsilcisi» hakkında da uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu haksız rekabetin davalı «tüzel kişilik» temsilcisinin cezai sorumluluğunu gerektirebilecek nitelikte olduğu, bu konuda davacı tarafın davalı hakkında «şikayetçi» olup olmaması, ceza soruşturma dosyası bulunup bulunmaması, ceza soruşturma dosyasında «kovuşturmaya yer olmadığına» ilişkin karar verilmiş olması vs. durumlarının «ceza zamanaşımının» uygulanması gerektiği sonucunu değştirmeyeceği, bu kapsamda haksız rekabet tarihi ile «ıslah» tarihi arasında ceza yasalarının öngördüğü cezaya ilişkin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığının açık olması karşısında davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, davacı ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiğinden» manevi tazminat talebinin de kabulü gerektiği, ayrıca dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmayarak ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulduğundan ancak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davaya konu ürünlerin ambalaj tasarımı ve isim/marka açısından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki talebinin reddine, davalının, davaya konu ürünler üzerinde kullanmış olduğu oryantel motifler içeren 2 boyutlu tasarımlar kullanması nedeniyle, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin menine, üretim ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, piyasada bulunan bu mahiyetteki ürünlerin toplatılmasına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 33.943,98 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tari …
Davacı vekili, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL «maddi tazminat» talep etmiş ve 14.07.2015 tarihli «ıslah» dilekçesiyle maddi tazminat talebini 33.943,98 TL’ye çıkarmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · ticari avans faizi · ceza zamanaşımı · şikayet · tüzel kişilik · kusur · avans faizi
Benzer bu kararda… yularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünlerinin, davalı tarafından kısmen taklit edilerek kullanılmak suretiyle «haksız rekabet» oluşturduğundan haksız rekabetin menine, üretimi ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine karar vermek gerektiği, davacının, dava dilekçesi ile 5.000,00 TL «maddi tazminat» talep ettiği, 14.07.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin miktarını 33.943,98 TL'ye çıkardığı, her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde haksız rekabet yönünden 1 ve 3 yıllık «zamanaşımı» süreleri öngörülmüş ise de, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6102 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin «temsilcisi» hakkında da uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu haksız rekabetin davalı «tüzel kişilik» temsilcisinin cezai sorumluluğunu gerektirebilecek nitelikte olduğu, bu konuda davacı tarafın davalı hakkında «şikayetçi» olup olmaması, ceza soruşturma dosyası bulunup bulunmaması, ceza soruşturma dosyasında «kovuşturmaya yer olmadığına» ilişkin karar verilmiş olması vs. durumlarının «ceza zamanaşımının» uygulanması gerektiği sonucunu değştirmeyeceği, bu kapsamda haksız rekabet tarihi ile «ıslah» tarihi arasında ceza yasalarının öngördüğü cezaya ilişkin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığının açık olması karşısında davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, davacı ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiğinden» manevi tazminat talebinin de kabulü gerektiği, ayrıca dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmayarak ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulduğundan ancak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davaya konu ürünlerin ambalaj tasarımı ve isim/marka açısından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki talebinin reddine, davalının, davaya konu ürünler üzerinde kullanmış olduğu oryantel motifler içeren 2 boyutlu tasarımlar kullanması nedeniyle, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin menine, üretim ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, piyasada bulunan bu mahiyetteki ürünlerin toplatılmasına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 33.943,98 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tari …
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki dava bakımından «ceza zamanaşımının» uygulanamayacağını, müvekkili şirket bir tüzel kişi olması sebebiyle niteliği gereği bir «kusur» işleyemeyeceğini, şirket «temsilcisi» gerçek kişilerin kusurlu eylemlerinden doğan tazminatlardan tüzel kişinin kendi kusuru olmaksızın sorumlu tutulduğunu, cezai sorumluluğunun tüzel kişinin temsilcisi hakkında uygulanacağından müvekkili şirket aleyhine sonuç doğuramayacağını, davacı şirketin ıslahla talep ettiği miktarın zamaaşımına uğradığını, davacının davasını kısmi dava olarak açtığı, Türk Ticaret Kanununda belirlenmiş olan zamanaşımı dolduğundan «ıslah» arttırılan kısım bakımından davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2202 E. 2016/578 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden «iltibasa» yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip davacıya ait «tescilsiz tasarımın» davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden «haksız rekabetin» oluştuğu, «ıslah» tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000 TL yönünden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarı zedelendiğinden» 5.000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 23/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci rapordaki ayrık 19/09/2014 tarihli rapor ışığında taraflara ait «tescilli tasarımlar» incelendiğinde ilk bakışta aralarında benzerlik bulunsa da karşılaştırmanın halıların dış görünümü desen ve motifleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, davalı halılarında kullanılan motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan motif ve desenler olduğu, kimsenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını haiz olduğu, 554 sayılı KHK ve TTK'nın «haksız rekabet» hükümlerine aykırılık bulunmadığı, tecavüz oluşmadığı gerekçesiyle davalı ...
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «tescilli tasarım» sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanımın «haksız rekabet» ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmamasına göre davacı vekilinin davalı TPE'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı ...
Mahkemeye sunulan 19.07.2013 tarihli birinci bilirkişi raporunda “davalının «tescilli tasarımında» kullandığı motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan desen ve motifler olduğu, bu desenlerin belirli bir kompozisyon halinde sunulmasının davalının tasarımına yenilik ve «ayırt edicilik» kazandırdığı” kanaatine varılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın esastan, davalı TPE hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek dava konusu tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için «bilirkişi incelemesine» gidilmiştir.
Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesi sonucu alınan 19.09.2014 tarihli ikinci bilirkişi raporda “davacının 2003/02495-6 nolu tasarımının görsel algıyı, belleği, aynılığı …
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidilmiş ise de alınan ilk raporun yetersiz olduğu kabul edilerek ikinci rapor alınması yoluna gidildiği halde birinci rapor ile ikinci rapor arasında ortaya çıkan …
-
Davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü | Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13557 E. 2017/1540 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden «iltibasa» yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip davacıya ait «tescilsiz tasarımın» davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden «haksız rekabetin» oluştuğu, «ıslah» tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000 TL yönünden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın «ticari itibarı zedelendiğinden» 5.000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… u ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından geliştirilen takı tasarımlarının TPE nezdinde 2011/04012 sayı ile tescil edildiği, davalı tasarımlarının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarının bulunduğu, mutlak yenilik kriteri kapsamında kamuya sunulmuş veri tabanlarında yapılan incelemede de dava konusu tasarımların yenilik vasfını ortadan …
Dava, davalı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 554 sayılı KHK hükümlerine göre, bir tasarımın tescili ve korunabilmesi için yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına sahip olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · taşıyıcı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaKıyaslanan tasarımların farklılıklarından «ziyade» ortak özelliklerine ağırlık verilmesi ve tasarımlardaki seçenek özgürlüğü dikkate alınmalıdır.
… n kamuya daha önce sunulduğunu gösteren belgelerin varlığı halinde hükümsüzlük taleplerinin incelenebileceği ancak davacı tarafça bu tür bilgi ve belgelerin dosyaya «ibraz» edilmediği" mütalaa edilmiştir.
Oysa, yukarıda belirtildiği üzere 554 sayılı KHK 6. maddesine göre bir tasarımın yenilik incelemesi yanında KHK'nın 7. maddesi uyarınca «ayırt edicilik» vasfı değerlendirilirken sunulan deliller itibariyle aynı KHK'nın 11. maddesi kapsamında her bir tasarım için ayrı ayrı kıyaslama yapılmak suretiyle koruma kapsamının dolayısıyla da 554 sayılı KHK'da düzenlenen tescil unsurlarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi gerekir.
Davacı tarafça dava konusu çoklu tasarım tesciline konu yüzük, küpe, künye, kolye gibi ürünlere uygulanan geleneksel motiflerin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını ortadan kaldırdığı ileri sürüldüğüne göre, çoklu tasarıma konu herbir tasarım ve bu tasarıma korunmasına konu görselleri teker teker bahsi geçen 2001 tarihli katalogda sergilenen geleneksel motifler ile 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi kapsamında "bilgilenmiş kullanıcı gözüyle" ve kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek, tasarımcının tasarlama arasında seçerek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınmak suretiyle Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde değerlendirilmek üzere, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yukarıda açıklanan değerlendirmeleri içermeyen, genel ve soyut ifadelerle yazılmış, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5603 E. , 2017/3363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/376-2015/810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bünyesinde tasarlanan su bardağı setinin "..." adı altında pazarlandığını, bardakların Osmanlı dönemini çağrıştırdığını ve kahve yanında su içilmek üzere tasarlandığını, yine bardakların pencereli kutu tabir edilen ambalaj ile pazarlandığını, davalının müvekkilinin bardak setini taklit ettiğini, ürünlerine "..." ismini verdiğini, tüketici yönünden kendi ürünleri ile davalının ürünlerinin ayırt edilemeyecek olduğunu, müvekkilinin oluşturduğu pazardan davalının haksız yararlandığını, müvekkilinin satış kaybına uğradığını, 2011 yılı Aralık ayında piyasaya sunulan bu bardağın 2012 yılı satış tutarının 1.800.000 USD olduğunu, davalının ciddi kazançlar elde ettiğini belirterek haksız rekabetin tespitini, menini, ürünlerin toplatılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip davacıya ait tescilsiz tasarımın davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden haksız rekabetin oluştuğu, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000 TL yönünden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın ticari itibarı zedelendiğinden 5.000 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL maddi tazminat talep etmiş ve 14.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 33.943,98 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece, ıslah edilen miktar yönünden dava açılmasıyla zamanaşımının işlemeye devam ettiği ve TTK m. 60’da belirtilen 1 ve 3 yıllık sürelerin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı defi nedeniyle talebin reddine karar verilmişse de; 6102 sayılı TTK m. 62 kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı kanunun 63. maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin temsilcisi hakkında da uygulanacağının düzenlendiği göz önünde bulundurularak, bu hususun tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351290500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz