Davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2202 E. 2016/578 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrık rapor↗ tescilsiz tasarım↗ husumet yokluğu↗ bilirkişi incelemesi↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 23/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci rapordaki ayrık 19/09/2014 tarihli rapor ışığında taraflara ait tescilli tasarımlar incelendiğinde ilk bakışta aralarında benzerlik bulunsa da karşılaştırmanın halıların dış görünümü desen ve motifleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, davalı halılarında kullanılan motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan motif ve desenler olduğu, kimsenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, 554 sayılı KHK ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine aykırılık bulunmadığı, tecavüz oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın esastan, davalı TPE hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tescilli tasarım sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanımın haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmamasına göre davacı vekilinin davalı TPE'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı ... San. ve Tic. A.Ş'ye yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek dava konusu tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için bilirkişi incelemesine gidilmiştir. Mahkemeye sunulan 19.07.2013 tarihli birinci bilirkişi raporunda “davalının tescilli tasarımında kullandığı motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan desen ve motifler olduğu, bu desenlerin belirli bir kompozisyon halinde sunulmasının davalının tasarımına yenilik ve ayırt edicilik kazandırdığı” kanaatine varılmıştır. Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu alınan 19.09.2014 tarihli ikinci bilirkişi raporda “davacının 2003/02495-6 nolu tasarımının görsel algıyı, belleği, aynılığı hiç bir koşulda ve şartta etkilemeyen, etkisiz, küçük, genel oranlamada ve karşılaştırmalarda yok denecek kadar az, etkisiz, fark yaratmayan desen girişimleri dışında davalı adına tescilli 2010/01870-10 nolu tasarımın aynısı olduğu” bildirilmiştir. Ayrık rapor sunan Av....r ise “davalının tescilli tasarımının genel görünümünde davacı tasarımına geleneksel harcı alem desenler arz eden motif ve desenler açısından benzediğini, bunun 554 sayılı KHK gereği hükümsüzlük nedeni olmadığını, bilirkişi heyetindeki tasarım uzmanı bilirkişilerin dava konusu tasarımların benzerliği için yapılan değerlendirmelerinin tasarımın bütünüyle değerlendirilmesi, tasarımcının tasarımı geliştirme özgürlüğü, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile değerlendirme gibi 554 sayılı KHK'da sayılan norm ve prensiplere aykırı olduğunu, dava konusu halı tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı, vasıflı bir bilirkişi marifeti ile incelenmesinin somut olayın çözümünde yararlı olacağını” bildirmiştir. Mahkemece, 19/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci raporun ayrık raporundaki tespit ve görüşler hükme esas alınarak davalı...Tic. A.Ş'yönelik hükümsüzlük davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidilmiş ise de alınan ilk raporun yetersiz olduğu kabul edilerek ikinci rapor alınması yoluna gidildiği halde birinci rapor ile ikinci rapor arasında ortaya çıkan çelişki giderilmeden, ilk rapor ve ikinci raporda ayrık görüş bildiren avukat bilirkişinin görüşlerine itibar edilerek davacı vekilinin ikinci rapora yönelik itirazları da karşılanmadan hükümsüzlük davası yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2872 E. 2017/4907 K.
Ortak:haksız rekabet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 23/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci rapordaki ayrık 19/09/2014 tarihli rapor ışığında taraflara ait «tescilli tasarımlar» incelendiğinde ilk bakışta aralarında benzerlik bulunsa da karşılaştırmanın halıların dış görünümü desen ve motifleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, davalı halılarında kullanılan motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan motif ve desenler olduğu, kimsenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını haiz olduğu, 554 sayılı KHK ve TTK'nın «haksız rekabet» hükümlerine aykırılık bulunmadığı, tecavüz oluşmadığı gerekçesiyle davalı ...
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «tescilli tasarım» sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanımın «haksız rekabet» ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmamasına göre davacı vekilinin davalı TPE'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı ...
Benzer bu kararda… ları ile ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu, bilirkişi raporunda; davalı şirketin satışları içinde tecavüze konu ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin davalı «defterlerinde» bir koda veya ibareye rastlanmadığının belirtildiği, bu itibarla 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesi uyarınca hesap yapılamadığı, ancak Borçlar Kanunu uyarınca hakimin, hal ve mevkiin icabı ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suret ve şumulünün derecesini tayin edebileceği, bu hüküm gereği ve taleple bağlı kalınarak tazminata hükmedildiği gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne, davalının "2013-1 Nüans" isimli katologda yer alan ve satışa sunulan 5003 ve 2004 kod nolu ürünlerin davacıya ait 2007/00094/1-2 nolu endüstriyel tasarımlara yönelik tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespiti ile men'ine, Borçlar Kanunu ve «hakkaniyet» gereği 1.000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · hakkaniyet · maddi tazminat · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaAksinin kabulü, uyuşmazlığın «kesin» olarak çözümünün ertelenmesi gibi bir duruma yol açacağı gibi «hakkaniyete» göre belirlendiği belirtilen «maddi tazminat» tutarının, saklı tutulan fazlaya dair haklar açısından açılabilecek ek bir davada yeniden tartışılmasını ve yeniden değerlendirilmesini gerektirir bir hal oluşturacağından gerek HMK'nın 303. maddesinde belirtilen «maddi anlamda kesin» hüküm ilkesi açısından ve gerekse de HMK'nın 107 ve 109. maddeleri ile getirilen hükümler bakımından sakıncalı sonuçlara yol açacaktır.
… ları ile ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu, bilirkişi raporunda; davalı şirketin satışları içinde tecavüze konu ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin davalı «defterlerinde» bir koda veya ibareye rastlanmadığının belirtildiği, bu itibarla 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesi uyarınca hesap yapılamadığı, ancak Borçlar Kanunu uyarınca hakimin, hal ve mevkiin icabı ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suret ve şumulünün derecesini tayin edebileceği, bu hüküm gereği ve taleple bağlı kalınarak tazminata hükmedildiği gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne, davalının "2013-1 Nüans" isimli katologda yer alan ve satışa sunulan 5003 ve 2004 kod nolu ürünlerin davacıya ait 2007/00094/1-2 nolu endüstriyel tasarımlara yönelik tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespiti ile men'ine, Borçlar Kanunu ve «hakkaniyet» gereği 1.000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece verilen kararın gerekçesinde, vaki talep doğrultusunda 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesi uyarınca hesap yapılamadığından bahisle asıl dava bakımından «maddi tazminat» tutarının TBK'nın 50. maddesi uyarınca «hakkaniyete» göre belirlendiği belirtilmiş ancak belirlenen tazminatın tutarı bakımından bir miktar zikredilmeksizin, taleple bağlı olarak 1.000.-TL maddi tazminata hükmedildiği ifade edilmiştir.
Mahkemece, «maddi tazminatın» TBK'nın 50. maddesi uyarınca belirlenmesinde kural olarak bir usulsüzlük söz konusu değilse de, tazminatın bu biçimde belirlendiği durumlarda, kararın gerekçesinde ne miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin açıklanması, uyuşmazlıkla ilgili olarak taraflara yüklenen hak ve borçların açıklıkla belirlenmesine ilişkin olan HMK'nın 297/c maddesinin gereğidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2202 E. , 2016/578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2012/29-2014/245 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2003-02495/6.1 nolu tasarım belgesi ile koruma altına alınan halı deseni ile iltibasa neden olan benzerinin davalı firma tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü, davalı şirkete ait ...com.tr ibareli internet sitesinde 6282-60...ibaresiyle sergilendiğini, davalıya gönderilen ihtara verilen cevapta söz konusu halının 2010-01870/10 no ile davalı adına tescilli olduğunun bildirildiğini, müvekkili adına tescilli tasarımın davalı adına tescilinin haksız rekabet ve tasarıma tecavüz oluşturduğunu, davalının tasarımının esas unsurlar ve detaylar bakımından müvekkilinin tasarımı ile benzer olduğunu ve son kullanıcı nezdinde karışıklığa neden olacağını, davalının eyleminin müvekkilinin itibarını zedelediğini ileri sürerek, haksız rekabet ve endüstriyel tasarıma tecavüzün durdurulması ve kaldırılmasını, 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini, davalı tasarımının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili, müvekkilinin tasarımının TPE nezdinde 2010/01870 numara ile tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli bulunan tasarımın müvekkilince üretilip piyasaya sürülmediğini, davacının dayandığı tasarım ile müvekkili adına tescilli tasarımının bilinçli tüketici gözünde aynılık ve benzerlik arz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 23/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci rapordaki ayrık 19/09/2014 tarihli rapor ışığında taraflara ait tescilli tasarımlar incelendiğinde ilk bakışta aralarında benzerlik bulunsa da karşılaştırmanın halıların dış görünümü desen ve motifleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, davalı halılarında kullanılan motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan motif ve desenler olduğu, kimsenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, 554 sayılı KHK ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine aykırılık bulunmadığı, tecavüz oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... San. ve Tic. A.Ş.
hakkındaki davanın esastan, davalı TPE hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tescilli tasarım sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanımın haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmamasına göre davacı vekilinin davalı TPE'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı ... San. ve Tic. A.Ş'ye yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek dava konusu tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için bilirkişi incelemesine gidilmiştir. Mahkemeye sunulan 19.07.2013 tarihli birinci bilirkişi raporunda “davalının tescilli tasarımında kullandığı motiflerin Türk halıcılığında öteden beri kullanılan desen ve motifler olduğu, bu desenlerin belirli bir kompozisyon halinde sunulmasının davalının tasarımına yenilik ve ayırt edicilik kazandırdığı” kanaatine varılmıştır. Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu alınan 19.09.2014 tarihli ikinci bilirkişi raporda “davacının 2003/02495-6 nolu tasarımının görsel algıyı, belleği, aynılığı hiç bir koşulda ve şartta etkilemeyen, etkisiz, küçük, genel oranlamada ve karşılaştırmalarda yok denecek kadar az, etkisiz, fark yaratmayan desen girişimleri dışında davalı adına tescilli 2010/01870-10 nolu tasarımın aynısı olduğu” bildirilmiştir.
Ayrık rapor sunan Av....r ise “davalının tescilli tasarımının genel görünümünde davacı tasarımına geleneksel harcı alem desenler arz eden motif ve desenler açısından benzediğini, bunun 554 sayılı KHK gereği hükümsüzlük nedeni olmadığını, bilirkişi heyetindeki tasarım uzmanı bilirkişilerin dava konusu tasarımların benzerliği için yapılan değerlendirmelerinin tasarımın bütünüyle değerlendirilmesi, tasarımcının tasarımı geliştirme özgürlüğü, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile değerlendirme gibi 554 sayılı KHK'da sayılan norm ve prensiplere aykırı olduğunu, dava konusu halı tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı, vasıflı bir bilirkişi marifeti ile incelenmesinin somut olayın çözümünde yararlı olacağını” bildirmiştir.
Mahkemece, 19/07/2013 tarihli ilk rapor ve ikinci raporun ayrık raporundaki tespit ve görüşler hükme esas alınarak davalı...Tic. A.Ş'yönelik hükümsüzlük davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidilmiş ise de alınan ilk raporun yetersiz olduğu kabul edilerek ikinci rapor alınması yoluna gidildiği halde birinci rapor ile ikinci rapor arasında ortaya çıkan çelişki giderilmeden, ilk rapor ve ikinci raporda ayrık görüş bildiren avukat bilirkişinin görüşlerine itibar edilerek davacı vekilinin ikinci rapora yönelik itirazları da karşılanmadan hükümsüzlük davası yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı...A.Ş'ye yönelik tasarıma tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti, bunlara bağlı maddi ve manevi tazminat davasına yönelik sair temyiz itirazlarının ve davalı davalı TPE'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı.... A.Ş'ye yönelik tasarımının hükümsüzlüğü davasıyla ilgili temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/224127900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz