Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7850 E. 2014/14419 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi
olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9141 E. 2014/55 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı....) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A.Ş.'nin ve ....'in yöneticisi olan.... .... hakkında... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak sureti ile «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hüküm Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığı ile... hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırdıkları», bu suretle topladıkları paraları ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · yetki · avans faizi · zamanaşımı · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki», «zamanaşımı», «kesin» hüküm ve «husumet itirazlarının» reddi gerektiği, ...
… 'nın 53. maddesi gereğince; ceza mahkemesinin vakıa tespiti mahkemeleri için bağlayıcı olduğu, davalı banka yöneticilerinin bankayı aracı kılmak sureti ile davacıya «dolandırdıklarının» ve oluşan zarardan bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.800 TL'nin 27.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… nun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının .... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlard …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7850 E. , 2014/14419 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/10/2013 tarih ve 2012/129-2013/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.10.1999 yılında giderek hesap açmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinden parasını off shore bankasına gönderdiğini, esasen parasının off shore bankasına yatırıldığını da bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, parasını almak için bankaya giden müvekkiline parasının off shore bankasındaymış gibi işlem gördüğünü, bu nedenle çekilemeyeceğini ve devlet güvencesi altında da olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin baştan itibaren parasının olduğunu düşündüğünü ve bu inançla parasını yatırdığını, havale talimatlarının geçerli olmadığını ileri sürerek, 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %91 faiziyle,bu tarihten itibaren ise işleyecek değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, yetki, kesin hüküm, husumet, zaman aşımı yönünden davanın usulden ve müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı veya mevduatının bulunmadığını, davacının kendi özgür iradesiyle parasını tamamen farklı bir tüzel kişilik olan off shore bankasına yatırdığını, davacının dolandırılmasının söz konusu olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından devir alınmasından sonra yöneticileri hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu nedeni ile sayılı ilamında banka yöneticileri ile arkadaşının, grup şirketlerine ucuz kredi sağlamak amacıyla çalışanlara Kıbrıs'da kurdurdukları yüksek faiz vaadi ile mudi yönlendirdikleri, hesap açtırmak için gelenlerin iradesinin fesada uğratılarak paraların off shore hesaplarına aktarıldığı, bu kişilerin haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldığından bahisle dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezaların sayılı ilamı ile onandığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan külli halefi
olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan off shore hesabına aktarıldığı, bu hesaptan yurt dışı bankaya gönderim yapıldığı yolunda davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu durumda off shore hesapta bulunan paranın amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın külli halefiyet sıfatıyla bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.276,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdah vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, 4. bendinde yer alan “... yatırılan 54,95 TL peşin ve maktu harç ile” ibaresinin çıkarılması ile yerine “....yapılan 491,00 TL yargılama giderinin...” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davalı ...Ş. ile fer'i müdahil yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı adesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347985700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz