6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15489 E. 2014/4921 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet hakim ortak halefiyet dava şartı yokluğu hisse devir sözleşmesi reeskont faizi uyuşmazlık konusu fer'i müdahil karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41 · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte külli halefiyet yolu ile

Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

.../...

-3-

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihind devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15474 E. 2014/4181 K.

    Ortak: · dava şartı · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15500 E. 2014/4812 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15478 E. 2014/4451 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/15489 E.  ,  2014/4921 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada e verilen 08.05.2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

.../...

-2-

Davacı vekili, müvekkilinin vduat hesabı olduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile paralarını esabına yatırdığını, ancak paranın hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, uhdesinde kaldığını, mudilerin banka personelinin hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkili için 5.000 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılakili, davacıların ayrı hesap açıp ayrı havale işlemleri yaptırdıklarını, bu nedenle davanın davacılar açısından tefriki gerektiğini, davalı banka ile offshore bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların kendi iradesi ile bankasını tercih etmiş olup sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, talep edilen faiz miktarının fahiş olup yatırılan paranın vadesiz hesapta olduğu gözetilerek uygulanacak faiz oranının vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Davalı ... ve vekili, davalılar Memurları, davalı ... vekili ve davalı ... ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, bir kısmına ise dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte külli halefiyet yolu ile

Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

.../...

-3-

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihind devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.

maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fe vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 ve 6. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına'' ibaresinin eklenmesi ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fer'i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ine iadesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347330800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.