Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15468 E. 2014/5358 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336']
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ hakim ortak↗ hmk 150↗ halefiyet↗ mevduat hesabı↗ dava şartı yokluğu↗ hisse devir sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava bakımından; davacı ...'nin asıl davada talep edilen 6.562,00-TL hesabının mevcut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 9665,00 USD'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat
.../...
-3-
hesabına ödediği en yüksek faiz oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalı tahsiline, Davalı ... Aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen .’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15500 E. 2014/4812 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · açılmamış sayılma · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336'] · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu kararda… zlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… e iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 95.000,00.TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı .., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar vekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil n aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu kararda… e iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 95.000,00.TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı .., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15478 E. 2014/4451 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · dava şartı yokluğu · hisse devir sözleşmesi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · dava şartı · zamanaşımı ['6102/336'] · Tahsil
İncelediğiniz kararda… ut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı yanın «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, gerekçesi ile davalılar aleyhinde açılan davanın, 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.050 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 2.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan .../... -3- sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kayd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · reeskont faizi · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı yanın «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, gerekçesi ile davalılar aleyhinde açılan davanın, 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.050 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15474 E. 2014/4181 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · dava şartı yokluğu · hisse devir sözleşmesi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı · Tahsil
İncelediğiniz kararda… ut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede2.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15489 E. 2014/4921 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · dava şartı yokluğu · hisse devir sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · dava şartı · zamanaşımı ['6102/336'] · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğinc …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ile Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihind devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… uğunun BK'nın 41, 55 ve 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -3- 2-Dava, ba …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ile Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15468 E. , 2014/5358 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davad verilen 2012/289-2013/126 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
.../...
-2-
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmeleri ile hesabın off shore bankasına yatırıldığını, bankaya güvenerek hareket eden müvekkilinin kasti ve hileli olarak yapılan akitle bağlı olmadığını, arasında organik bağ mevcut olup,tarafından kurulan paravan bir şirket olduğunu, paranın hiç yurt dışına çıkmadığını banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 6562,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2012-310 Esas sayılı dava dosyasında ise; müvekkilinin mevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılında banka personelinin banka sahiplerinden aldıkları talimat ve prim vadiyle aldatıcı ve kasti yönlendirmesi ile hesabındaki paraların hesabına yatırıldığını, nin mevduat kabul ediyor gözükerek parayı kullandığını, paranın yatırılmasının sağlanmasından sonra kendi yöneticilerine ve şirketlerine aktarıp bankacılık kurallarına aykırı davrandığını, müvekkilinin parasını alamaması üzerine esas nolu dosyası ile dava açıklarını , bu dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre 9.665.USD alacağının olduğunun saptandığını iddia edere dava konusu miktarın hesabın açıldığı tarihten itibaren dava dilekçesinde belirtilen şekilde faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava bakımından; davacı ...'nin asıl davada talep edilen 6.562,00-TL hesabının mevcut olmadığı, gerekçesiyle, davalı bankaya karşı açılan davanın reddine davalılar ...,.., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Birleşen dava bakımından ise, . tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 9665,00 USD'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat
.../...
-3-
hesabına ödediği en yüksek faiz oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalı tahsiline, Davalı ... Aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen .’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, birleşen sayılı dosyayla ilgili hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin konulması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347297300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz