Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15470 E. 2014/4317 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ hmk 150↗ halefiyet↗ dava şartı yokluğu↗ hisse devir sözleşmesi↗ reeskont faizi↗ açılmamış sayılma↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına görtarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,akim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte külli halefiyet yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müda vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-3-
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · dava şartı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -3- 2- Dava, b …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… orumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -3- 2- Dava, b …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15470 E. , 2014/4317 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davad verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/282-2013/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabı olduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile paralarını off-shore hesabına yatırdığını,
.../...
-2-
ancak paranın hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, uhdesinde kaldığını, mudilerin banka personelinin hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkili için 8.267 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların ayrı hesap açıp ayrı havale işlemleri yaptırdıklarını, bu nedenle davanın davacılar açısından tefriki gerektiğini, davalı banka ile offshore bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların kendi iradesi ile off shore bankasını tercih etmiş olup sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, talep edilen faiz miktarının fahiş olup yatırılan paranın vadesiz hesapta olduğu gözetilerek uygulanacak faiz oranının vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... ve Denetleme Kurumu vekili, davalılar vekili, ... Memurları, davalı ... vekili ve davalı ... ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, bir kısmına ise dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına görtarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,akim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı Zeynep İlkar vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2.530,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte külli halefiyet yolu ilele devren birleştirilen ve sonrasında olarak değişen davalı Ien tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müda vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-3-
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına'' ibaresinin eklenmesi ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fer'i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı adesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347114000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz