Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15662 E. 2014/2068 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/10683 E, 2013/13445 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8288 E. 2020/6043 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminatın iadesi · mutlak ticari dava · taşıma sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki toplu «taşıma sözleşmesine» istinaden verilen «teminatın iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 05.06.2018 tarih, 2016/13445 Esas ve 2018/4326 Karar sayılı ilamı ile "1- Dava, taraflar arasındaki toplu «taşıma sözleşmesine» istinaden verilen «teminatın iadesi» istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, taşıma ilişkisinin «mutlak ticari» dava olduğu, mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ticari davalara bakmakla «görevli» mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6466 E. 2011/6648 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz yolu · mücerret borç ikrarı · borç ikrarı · i̇i̇k 258 · mücerretlik · ihtiyati hacze itiraz · ikrar · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, itirazın reddine ilişkin verilen karar, Dairemizin 8.11.2010 tarih, 2010/13445 Esas, 2010/11453 Karar sayılı ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş, bozma ilamına uyularak, senedin «bono» vasfını kaybetse dahi belli bir miktar para borcunun kayıtsız şartsız belli bir «vadede» ödeneceğinin belirlenmesi ve bunun «mücerret borç ikrarı» olması nedeniyle itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararına yapılan itiraza ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Dairemizin önceki bozma ilamının 1. bendinde İİK'nun «258». maddesine 17.07.2003 tarih 4949 Sayılı Kanun ile yapılan ekleme ile ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabilmesinin olanaklı hale getirildiği, bu kararlara karşı itirazın mümkün olmayıp, ancak temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiş olup, somut olayda, mahkemece, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının bu talebi 29.06.2010 tarihinde «bononun» yasal unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, alacaklının itirazı üzerine talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu temyiz etmiştir.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece, alacaklı vekilinin itirazının, bu karara karşı «itiraz yolunun» kapalı olduğu, ancak temyiz yoluna başvurabileceği gerekçesiyle reddedilmesi gerekirken, bu konudaki bozma ilamına da uyulduğu halde gereği yerine getirilmeyerek, bozma ilamının 2. bendindeki usuli eksikliğin tamamlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2959 E. 2024/4434 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihya davası · borca itiraz · hukuki menfaat · hesap kat · yasal hasım · şirketin tasfiyesi
Benzer bu karardaŞti. ile genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını, gönderilen «hesap kat ihtarına» rağmen ödeme olmayınca şirket aleyhine icra takibi başlatığını, icra takibinin de davalı şirketin «borca itirazı» neticesinde durduğunu, şirket aleyhine «itirazın iptali davası» açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden «tasfiye» ve «terkin» edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğinin anlaşıldığını ve Mahkemece «ihya davası» açılması hususunda müvekkili davacıya süre verildiğini ileri sürerek ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «şirketin tasfiyesinin» sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil «kaydının» «terkin» edildiği, «tasfiye memuru» olan ...'ın «ihyası» talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte «hukuki menfaati» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ...
Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «tasfiye» sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün «yasal hasım» olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin «tasfiye memuru» olan davalı ...'dan tahsiline, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın «görevlendirilmesine», kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile «ilanına», «masrafın» davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15662 E. , 2014/2068 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2011 gün ve 2010/140-2011/83 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.06.2013 gün ve 2011/10683-2013/13445 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının maliki bulunduğu mimari eserin mimari proje müellifi olduğunu, ancak davalı malikin müvekkilinin proje müellifi olduğu mimari eserde izin almaksızın değişiklikler yaptığını, FSEK'in 16. maddesi uyarınca eser sahibinin izni olmadıkça eserde değişiklik yapılamayacağını, yapılan değişikliklerin mimar olan müvekkilinin itibarını zedeler nitelikte olduğunu, davalıya gönderilen 19.08.2010 tarihli ihtarname ile tanınan sürenin sona ermesine rağmen eserin eski haline getirilmediğini ileri sürerek, davalının yaptığı haksız eylem nedeniyle müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini için 10.000,00 TL'nin, izinsiz olarak binada değişiklik yapılmış olması nedeniyle bu değişiklik sözleşme ile yapılmış olsaydı hangi bedel ile yapılabilecekse o bedelin 3 katı maddi tazminattan şimdilik 5.000,00 TL'nin, değişikliğin binada değer artışı meydana getirmiş olması nedeniyle de değer artışına ilişkin maddi tazminattan şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, istenen tüm miktarlara ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve eserin eski haline getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/10683 E, 2013/13445 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347010100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz