Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2959 E. 2024/4434 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ ihya davası↗ borca itiraz↗ hukuki menfaat↗ hesap kat↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ itirazın iptali davası↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ derdestlik↗ ihya↗ icra takibine itiraz↗ tasfiye memuru↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/684 E., 2023/1119 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararıYargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat-Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile genel kredi ve teminat sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını, gönderilen hesap kat ihtarına rağmen ödeme olmayınca şirket aleyhine icra takibi başlatığını, icra takibinin de davalı şirketin borca itirazı neticesinde durduğunu, şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden tasfiye ve terkin edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığını ve Mahkemece ihya davası açılması hususunda müvekkili davacıya süre verildiğini ileri sürerek ... İnşaat-Turizm Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin yasal hasım olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin tasfiye kararı aldığını, alacaklılara çağrı yapıldığını, davacının alacak talebiyle başvuruda bulunmadığını, tasfiyenin usulüne uygun şekilde tamamlanıp şirketin terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'ın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ... Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin tasfiye memuru olan davalı ...'dan tahsiline, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinde alacaklılara çağrı için ilanların yapıldığını, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir bildirimin yapılmadığını, bir an için davanın kabul edilme ihtimalinde dahi mahkemece müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı mahkemece yapılan inceleme ve verilen hükmün yerinde olduğu, davalı tasfiye memurunun derdest davayı dikkate almaması nedeniyle tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde ve eksik tasfiye ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesine göre şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «şirketin tasfiyesinin» sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil «kaydının» «terkin» edildiği, «tasfiye memuru» olan ...'ın «ihyası» talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte «hukuki menfaati» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ...
Şti. ile genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını, gönderilen «hesap kat ihtarına» rağmen ödeme olmayınca şirket aleyhine icra takibi başlatığını, icra takibinin de davalı şirketin «borca itirazı» neticesinde durduğunu, şirket aleyhine «itirazın iptali davası» açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden «tasfiye» ve «terkin» edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğinin anlaşıldığını ve Mahkemece «ihya davası» açılması hususunda müvekkili davacıya süre verildiğini ileri sürerek ...
Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «tasfiye» sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · usulden reddi · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9140 E. 2014/14338 K.
Ortak:ihya davası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «tasfiye» sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «şirketin tasfiyesinin» sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil «kaydının» «terkin» edildiği, «tasfiye memuru» olan ...'ın «ihyası» talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte «hukuki menfaati» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ...
Şti. ile genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını, gönderilen «hesap kat ihtarına» rağmen ödeme olmayınca şirket aleyhine icra takibi başlatığını, icra takibinin de davalı şirketin «borca itirazı» neticesinde durduğunu, şirket aleyhine «itirazın iptali davası» açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden «tasfiye» ve «terkin» edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğinin anlaşıldığını ve Mahkemece «ihya davası» açılması hususunda müvekkili davacıya süre verildiğini ileri sürerek ...
Benzer bu karardaTerkin edilen şirketin yeniden «tüzel kişilik» kazanması için, «yasal hasım» konumundaki «ticaret sicil» memuru ile «tasfiye memuru» hasım gösterilerek işbu «ihya davası» doğru şekilde ikame edilmiştir.
Anılan hüküm, «emredici» nitelikte olup, kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması», «ihya» kararın «ticaret siciline tescil» edilip, «ilanı» zorunludur. .../...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesine» karar verildiği ve dava dosyası ile davalı konumunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ihyasına dair tesis edilen karar, davalı «tasfiye» memurunun vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · ticaret sicili tescili · emredici hüküm · sicilden terkin · infaz · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · limited şirket
Benzer bu karardaYeniden «ticaret siciline tescili» istenen «limited şirketin» «sicilden terkin» edilerek «tüzel kişiliğinin» sona erdiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Anılan hüküm, «emredici» nitelikte olup, kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması», «ihya» kararın «ticaret siciline tescil» edilip, «ilanı» zorunludur. .../...
2- Dava, «limited şirketin» ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Terkin edilen şirketin yeniden «tüzel kişilik» kazanması için, «yasal hasım» konumundaki «ticaret sicil» memuru ile «tasfiye memuru» hasım gösterilerek işbu «ihya davası» doğru şekilde ikame edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4238 E. 2015/11012 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «tasfiye» sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «şirketin tasfiyesinin» sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil «kaydının» «terkin» edildiği, «tasfiye memuru» olan ...'ın «ihyası» talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte «hukuki menfaati» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ...
Sicil Müdürlüğünün «yasal hasım» olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin «tasfiye memuru» olan davalı ...'dan tahsiline, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın «görevlendirilmesine», kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile «ilanına», «masrafın» davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Anılan hüküm, «emredici» nitelikte olup, kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması», «ihya» kararın «ticaret siciline tescil» edilip, «ilanı» zorunludur.
Kabule göre de, karar kesinleşmeden yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi hükme bağlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · davaların birleştirilmesi · yeniden tescil · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili tescili · ihbar olunan · emredici hüküm · yargılama giderleri
Benzer bu karardaAnılan hüküm, «emredici» nitelikte olup, kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması», «ihya» kararın «ticaret siciline tescil» edilip, «ilanı» zorunludur.
1-) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Davacının talebi ile «tasfiye» memuruna davanın «ihbar» edilmesi ve karar başlığında tasfiye memurunun «ihbar olunan» olarak gösterilmesi de «husumet» eksikliğini gidermez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2959 E. , 2024/4434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2560 Esas, 2024/458 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/684 E., 2023/1119 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararıYargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat-Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile genel kredi ve teminat sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını, gönderilen hesap kat ihtarına rağmen ödeme olmayınca şirket aleyhine icra takibi başlatığını, icra takibinin de davalı şirketin borca itirazı neticesinde durduğunu, şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden tasfiye ve terkin edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığını ve Mahkemece ihya davası açılması hususunda müvekkili davacıya süre verildiğini ileri sürerek ...
İnşaat-Turizm Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin yasal hasım olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin tasfiye kararı aldığını, alacaklılara çağrı yapıldığını, davacının alacak talebiyle başvuruda bulunmadığını, tasfiyenin usulüne uygun şekilde tamamlanıp şirketin terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'ın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, icra takibinin ve itirazın iptali davasının ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına, davada davalı ... Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin tasfiye memuru olan davalı ...'dan tahsiline, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinde alacaklılara çağrı için ilanların yapıldığını, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir bildirimin yapılmadığını, bir an için davanın kabul edilme ihtimalinde dahi mahkemece müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı mahkemece yapılan inceleme ve verilen hükmün yerinde olduğu, davalı tasfiye memurunun derdest davayı dikkate almaması nedeniyle tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde ve eksik tasfiye ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesine göre şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064823400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz