Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4395 E. 2014/11277 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası↗ hakim ortak↗ uzamış ceza zamanaşımı↗ akdi faiz↗ güven kurumu↗ zamanaşımı defi↗ ceza zamanaşımı↗ 3095 sayılı kanun↗ ihbar olunan↗ feri müdahil↗ tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ havale↗ harç↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre mevduatların banka tarafından zamanaşımı ile kazanılamayacağı, davacının parasının güvencede olmadığını bankaya el konulup sonrasında .... bankacılığına başvurularında sonuçsuz kalması ile haberdar olduğu, kaldı ki uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, ... ....Ltd. hesabına aktarılan bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, davalı bankanın da durumu bilerek mudilerini .... hesabına
yönlendirdiği ve havale görünümlü mevduat temin ettiği, bir güven kurumu olan bankanın bu yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 109.927,50 Euro'nun davalı bankadan tahsiline, bu bedele 20.09.1999 tarihinden 21.09.2000 vade sonuna kadar % 21 faiz, sonrasında ise 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, ihbar olunan TMSF üstlenme kararı ibraz etmediği için TMSF yönünden yargıtay uygulamaları doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar edilen TMSF vekili ile katılma yolu ile davacı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan Kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan TMSF'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan Kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, ....hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu ....hesabı Gülsevin ve Hüseyin Yaman adına açılmış olup, söz konusu hesabın müşterek hesap olduğu hususu davacı vekilince de açıkça kabul edilmiş ancak dava dilekçesinde ve mahkeme kararında sadece Gülsevin Yaman davacı olarak gösterilmiştir.Bu durumda, davaya konu hesaba yatırılan paradan sadece davacı Gülsevin'in payına düşen miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde müşterek hesaptaki tüm paranın davacı Gülsevin yararına hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı iradesinin sakatlanarak paranın ....Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı ve feri müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıya harç yüklenmesi yerinde olmadığı gibi sorumluluğuna karar verilen davalı bankanın, davacıya ait paranın ....bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten .... A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son .... Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken .... Bank A.Ş.'ye devredilen .... A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan .... Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı banka harçtan sorumlu olmadığından davalıya harç yüklenemeyeceği gibi davacı tarafından yatırılan harçların da
.../...
S3
karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıya harç yüklenmesi yerinde olmayıp, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının ise 3 numaralı bentte açıklanan bozma nedeni karşısında incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/619 E. 2011/4875 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sınırlı sorumluluk · kâr mahrumiyeti · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… cılar vekili, müvekkillerinin murisi ...' in davalıların malik, sürücü, sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada vefat ettiğini, müvekkillerinin desteklerinden «mahrum» kaldıkları gibi derin acılar yaşadığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ....00.000.000 TL, .... için 5.000.000.000 TL, .... için 6.000.000.000 TL maddi ve her bir davacı için 7.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.4.2006 tarihli «ıslah» dilekçesi ile Gülsevin için bakiye 25.374.07 YTL «maddi tazminatın» faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
… tler Birliği Güvence Hesabı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar Gülsevin için 7.536.87 YTL, Fatma Özlem için 1.371.88 YTL, Mustafa için 1.371.88 YTL «maddi tazminatın» ( Güvence Hesabının dava tarihinden faiz ve limiti ile «sınırlı sorumlu» tutulmasına) olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile bu davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 3.000.YTL manevi tazminatın faizi ile Güvence Hesabı dışındaki diğer …
Davalı Kapital Sigorta A.Ş. vekili, öncelikle müvekkilinin kayıtlarında poliçenin bulunmadığını, eğer poliçe bulunur ise müvekkilinin «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekili, öncelikle müvekkilinin kayıtlarında poliçenin bulunmadığını, eğer poliçe bulunur ise müvekkilinin «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/692 E. 2015/5861 K.
Ortak:güven kurumu · havale · harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre mevduatların banka tarafından «zamanaşımı» ile kazanılamayacağı, davacının parasının güvencede olmadığını bankaya el konulup sonrasında .... bankacılığına başvurularında sonuçsuz kalması ile haberdar olduğu, kaldı ki «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle «zamanaşımı definin» reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, ... ....Ltd. hesabına aktarılan bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, davalı bankanın da durumu bilerek mudilerini .... hesabına yönlendirdiği ve «havale» görünümlü mevduat temin ettiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 109.927,50 Euro'nun davalı bankadan tahsiline, bu bedele 20.09.1999 tarihinden 21.09.2000 «vade» sonuna kadar % 21 faiz, sonrasında ise 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, «ihbar olunan» TMSF üstlenme kararı «ibraz» etmediği için TMSF yönünden yargıtay uygulamaları doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıya «harç» yüklenmesi yerinde olmadığı gibi sorumluluğuna karar verilen davalı bankanın, davacıya ait paranın ....bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....
A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....
Benzer bu karardaOff-Shore Ltd.den tahsili imkanı bulunmadığı ve uyuşmazlığı «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı off-shore yönlendirdiği, davacı alacağından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.000 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...
A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5345 E. 2014/11947 K.
Ortak:hakim ortak · güven kurumu · harç · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre mevduatların banka tarafından «zamanaşımı» ile kazanılamayacağı, davacının parasının güvencede olmadığını bankaya el konulup sonrasında .... bankacılığına başvurularında sonuçsuz kalması ile haberdar olduğu, kaldı ki «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle «zamanaşımı definin» reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, ... ....Ltd. hesabına aktarılan bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, davalı bankanın da durumu bilerek mudilerini .... hesabına yönlendirdiği ve «havale» görünümlü mevduat temin ettiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 109.927,50 Euro'nun davalı bankadan tahsiline, bu bedele 20.09.1999 tarihinden 21.09.2000 «vade» sonuna kadar % 21 faiz, sonrasında ise 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, «ihbar olunan» TMSF üstlenme kararı «ibraz» etmediği için TMSF yönünden yargıtay uygulamaları doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
1-İhbar olunan TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan Kuruma karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan TMSF'nin hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından anılan Kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıya «harç» yüklenmesi yerinde olmadığı gibi sorumluluğuna karar verilen davalı bankanın, davacıya ait paranın ....bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek sureti ile kullandırıldığı, mevduat bedelinden davalı bankanın sorumlu bulunduğu, ...'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 7.300,00 TL alacağın, 3.000,00 TL'lik kısmına 03.12.1999 tarihinden, 4.300,00 TL'lik kısmına 16.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Ltd. hesabına alındığı, paranın Kıbrıs'a gönderildiğine dair belge bulunmadığı, bir «güven kurumu» olarak faaliyet göstermesi gereken ...
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek sureti ile kullandırıldığı, mevduat bedelinden davalı bankanın sorumlu bulunduğu, ...'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 7.300,00 TL alacağın, 3.000,00 TL'lik kısmına 03.12.1999 tarihinden, 4.300,00 TL'lik kısmına 16.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4395 E. , 2014/11277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/224-2012/198 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar edilen TMSF vekili ile katılma yolu ile davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı .... Bank A.Ş. vekili Av. Emre Işıkyıldız ve TMSF vekili Av. Cengiz Kadakaloğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce .... A.Ş..... Şubesine yatırdığı 215.000 DEM mevduatın, müvekkilinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak imzalatılan havale talimatı ile .... A.Ş. yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı ... ....Ltd adlı bankaya aktarıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 215.000 DM mevduat alacağı karşılığı 109.927,75 Euro'nun vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Feri müdahil vekili, müvekkilinin hakim hissedarı olduğu .... A.Ş.'nin TMSF'ye olan borçlarının tümünün ödendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre mevduatların banka tarafından zamanaşımı ile kazanılamayacağı, davacının parasının güvencede olmadığını bankaya el konulup sonrasında .... bankacılığına başvurularında sonuçsuz kalması ile haberdar olduğu, kaldı ki uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, ... ....Ltd. hesabına aktarılan bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, davalı bankanın da durumu bilerek mudilerini .... hesabına
yönlendirdiği ve havale görünümlü mevduat temin ettiği, bir güven kurumu olan bankanın bu yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 109.927,50 Euro'nun davalı bankadan tahsiline, bu bedele 20.09.1999 tarihinden 21.09.2000 vade sonuna kadar % 21 faiz, sonrasında ise 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, ihbar olunan TMSF üstlenme kararı ibraz etmediği için TMSF yönünden yargıtay uygulamaları doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar edilen TMSF vekili ile katılma yolu ile davacı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan Kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan TMSF'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan Kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, ....hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu ....hesabı Gülsevin ve Hüseyin Yaman adına açılmış olup, söz konusu hesabın müşterek hesap olduğu hususu davacı vekilince de açıkça kabul edilmiş ancak dava dilekçesinde ve mahkeme kararında sadece Gülsevin Yaman davacı olarak gösterilmiştir.Bu durumda, davaya konu hesaba yatırılan paradan sadece davacı Gülsevin'in payına düşen miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde müşterek hesaptaki tüm paranın davacı Gülsevin yararına hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve fer'i müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan, hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı iradesinin sakatlanarak paranın ....Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı ve feri müdahil yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıya harç yüklenmesi yerinde olmadığı gibi sorumluluğuna karar verilen davalı bankanın, davacıya ait paranın ....bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten .... A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son .... Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken .... Bank A.Ş.'ye devredilen .... A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan .... Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davalı banka harçtan sorumlu olmadığından davalıya harç yüklenemeyeceği gibi davacı tarafından yatırılan harçların da
.../...
S3
karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıya harç yüklenmesi yerinde olmayıp, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
6-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının ise 3 numaralı bentte açıklanan bozma nedeni karşısında incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar; (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı banka ve ihbar olunana iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden fer'i müdahile iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345892200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz