Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/305 E. 2014/8218 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 309↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ alacağın temliki↗ davadan feragat↗ iyiniyet↗ temlik↗ feragat↗ yetki↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemize ait 21.12.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacı ...'ın, Haksel Ltd. Şti.'ndeki %50 hissesini davalılardan ...'a devrettiğini beyan edip davalının da bu hususu doğruladığı, bu durumda şirket hisselerinin davacılar vekili tarafından daha düşük bedelle diğer davalılara devredilmesinin vekalet akdinin kötüye kullanılması sayılacağı, şirket hissedarı ve kardeş olan diğer davalı tarafından iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'a ait olduğunun tespitine, davalı Abdullaziz Bozkuş'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından davadan feragat edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Bu karar da davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1- Feragat karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nın 309-311. maddeleri uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Yine davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Ancak mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Dolayısıyla öncelikle mahkemece verilen karar Yargıtay'ca bozulmalı, ardından da mahkemece davadan feragat hakkında bir karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta da davacılar ... ve ..., karar verildikten sonra sundukları dilekçelerle davadan feragat ettiklerini bildirmişler, davalılar ... ve ... vekilince bu dilekçeler ibraz edilerek, mahkemeden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi istenmiştir. Mahkeme ise 03.01.2012 tarihli kararı ile yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun bir şekilde, anılan davalılar vekilinin bu istemini reddetmiştir.
Bu durum karşısında davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin, yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacılar ... ve ... tarafından temyiz aşamasında sunulan dilekçeler ile davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca feragat hakkında, temyiz aşamasında dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacıların davadan feragati hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gereklidir.
Ancak somut uyuşmazlıkta alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkındaki durum yukarıda açıklanan şekilde iken, davacı ... ile ... arasında noterden düzenlenen 27.03.2007 tarihli temlikname ile davacı ...'in 2001/237 E. sayılı dava dosyasındaki alacağı olan (250.000) TL, tüm fer'ileri ile birlikte BK.'nın 162. maddesine göre ...'e temlik edilmiş, mahkemece 25.04.2008 tarihli oturumda ...'ın davacı olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş, buna rağmen ..., 2001/237 E. sayılı birleşen dava dosyasında değil sadece asıl davada davacı olarak gösterildiği gibi hüküm kısmında ...'in anılan temliği hakkında bir değerlendirme de yapılmamıştır.
O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece, ...'in hangi davada alacağı temlik aldığının açıklığa kavuşturulması gerektiği gibi, davacı ... yönünden vaki feragatin yanında ...'in anılan temliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkında vaki feragat doğrultusunda bir karar verilebilmesi, alacağını temlik eden ... yönünden ise hem bu feragatin hem de ...'in temliğinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulabilmesi için yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4381 E. 2014/11234 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Benzer bu karardaT..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · yargılama gideri · taahhütname · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her ne kadar dava tarihi itibari ile davalı şirketin 2011 yılı «olağan genel kurulu» toplantısı henüz yapılmamış ve davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ise de, dava tarihinden sonra davalı şirketin olağan genel kurulu toplantısının 30/05/2012 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı, davalı şirketin kendi haksız hareketiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
T..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
1- Dava, davalı «anonim şirketin» genel kurulunu toplantıya çağırmak üzere mahkemece izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından Dairemizce yapılan duruşma sırasında sunulan 10.06.2014 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki 24.04.2012 tarihli «hisse devir sözleşmesine» istinaden davacının müvekkili şirketteki hisselerini diğer ortak K..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9744 E. 2012/13041 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta da davacılar ... ve ..., karar verildikten sonra sundukları dilekçelerle «davadan feragat» ettiklerini bildirmişler, davalılar ... ve ... vekilince bu dilekçeler «ibraz» edilerek, mahkemeden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9347 E. 2010/1967 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Benzer bu kararda1-Davalı vekili, kararı süresinde temyiz ettikten sonra, davacı asil ile vekili «davadan feragat» etmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4417 E. 2014/11233 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Benzer bu karardaDavalı vekili tarafından sunulan 10.06.2014 tarihli dilekçe ile işbu davada verilen karardan sonra 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde, davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği, 31.12.2013 tarihli «yönetim kurulu» toplantısında da davacının müvekkili şirketteki hisselerini devrettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · pay devri · rekabet yasağı · ibra · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaG..'in oy kullanması nedeniyle «geçersiz» olduğu, yine yöneticilerin şirketin faaliyet sahasında çalışabilmelerine izin veren 7 no'lu kararın da TTK.'nında düzenlenen yöneticilerin şirketle «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 17/05/2011 tarihli genel kurulunda alınan «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin 5 no'lu ve TTK.'nın 334, 335 maddelerine göre yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin 7 no'lu kararlarının iptaline karar ver …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 17/05/2011 tarihli genel kurula katıldığı, denetçi seçimine olumlu oy kullandığı, diğer kararlara «olumsuz» oy kullanarak muhalefet ettiği, genel kurul toplantısının çağrı, toplantı ve karar «nisabına» uyulması yönlerinden usulüne uygun gerçekleştirildiği, fakat genel kurul toplantısından önce ortaklardan K..
G.. isimli şahsa devrederek devre onay verdiği, ana sözleşmeye göre şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, bu nedenle pay devredilmeden önce diğer ortaklara teklif edilmesinin gerektiği, bu yönüyle «pay devrinin» açıkça yasaya aykırı olduğu, buna rağmen K..
G..'in genel kurul toplantısına katılarak yönetici seçildiği, yapılan toplantıda bilançonun görüşülmesinin ertelendiği ve eski «yönetim kurulu» açıkça veya zımnen «ibra» edilmediği halde yeni yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin seçildiği, alınan kararların K..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9374 E. 2012/11340 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · yetki · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Davacı ... «alacağını temlik» alan ... vekilinin, yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacılar ... ve ... tarafından temyiz aşamasında sunulan dilekçeler ile «davadan feragat» edildiği bildirildiğinden ve HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca feragat hakkında, temyiz aşamasında dahi karar verme «yetki» ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacıların davadan feragati hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gereklidir.
Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Benzer bu kararda… kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacılar vekilince temyiz aşamasında sunulan 25.06.2012 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edildiği bildirildiğinden ve HMK.’nun 309-311. maddeleri uyarınca «kesin» hükmün sonuçlarını doğuran feragat hakkında, bu aşamada dahi karar verme «yetki» ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacılar vekilinin davadan feragatı hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3214 E. 2010/379 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından «davadan feragat» edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 gün ve 2008/617 - 2008/688 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: 1-Davacı asil, davalı vekilinin kararı süresinde temyiz etmesinden sonra «davadan feragat» etmiştir.
Bu itibarla, «davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Feragat, HUMK'nun 95/1.maddesi hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/305 E. , 2014/8218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 tarih ve 2007/298-2011/480 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ile ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan asil ... ve davalılardan ... ile ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ...’a ait şirket hissesinin %50’sinin davalı ...’a verilen vekalet ile davalı ...’a devredildiğini, davalı ... ile müvekkilleri arasında görünüşte vekalet ilişkisi bulunsa dahi gerçekte yetkisiz temsilcilik ilişkisi olduğunu, diğer davalının da bu durumu bildiğini, şirket hisselerinin gerçek değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek, asıl davada davalı ...’a ve birleşen davada davalı ...’a hile ile devredilen şirket hissesinin %25’inin müvekkili ..., %25'inin müvekkili ...’a ait olduğunun tespitine, aksi halde şimdilik %50 hisseye karşılık 500.000 TL'nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunarak ikrah nedeni ile açılan davada 1 yıllık dava açma süresinin geçirildiğini, vekalet ile devraldıkları şirket hisse bedeli karşılığı verilen senetlerin icra marifetiyle tahsil edildiğini, yapılan devir işlemlerinin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davanın davalısı ... vekili, usulüne uygun vekaletname ve devir işlemi ile şirket hissesinin müvekkiline geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
... vekili, davacı ... tarafından noterde düzenlenen 27/03/2007 tarihli temliknamesi uyarınca müvekkilinin davacı yanında davaya kabulünü talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 21.12.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacı ...'ın, Haksel Ltd. Şti.'ndeki %50 hissesini davalılardan ...'a devrettiğini beyan edip davalının da bu hususu doğruladığı, bu durumda şirket hisselerinin davacılar vekili tarafından daha düşük bedelle diğer davalılara devredilmesinin vekalet akdinin kötüye kullanılması sayılacağı, şirket hissedarı ve kardeş olan diğer davalı tarafından iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'a ait olduğunun tespitine, davalı Abdullaziz Bozkuş'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından davadan feragat edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.
Bu karar da davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1- Feragat karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nın 309-311. maddeleri uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Yine davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Ancak mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Dolayısıyla öncelikle mahkemece verilen karar Yargıtay'ca bozulmalı, ardından da mahkemece davadan feragat hakkında bir karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta da davacılar ... ve ..., karar verildikten sonra sundukları dilekçelerle davadan feragat ettiklerini bildirmişler, davalılar ... ve ... vekilince bu dilekçeler ibraz edilerek, mahkemeden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi istenmiştir. Mahkeme ise 03.01.2012 tarihli kararı ile yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun bir şekilde, anılan davalılar vekilinin bu istemini reddetmiştir.
Bu durum karşısında davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin, yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacılar ... ve ... tarafından temyiz aşamasında sunulan dilekçeler ile davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca feragat hakkında, temyiz aşamasında dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacıların davadan feragati hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gereklidir.
Ancak somut uyuşmazlıkta alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkındaki durum yukarıda açıklanan şekilde iken, davacı ... ile ... arasında noterden düzenlenen 27.03.2007 tarihli temlikname ile davacı ...'in 2001/237 E. sayılı dava dosyasındaki alacağı olan (250.000) TL, tüm fer'ileri ile birlikte BK.'nın 162. maddesine göre ...'e temlik edilmiş, mahkemece 25.04.2008 tarihli oturumda ...'ın davacı olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş, buna rağmen ..., 2001/237 E. sayılı birleşen dava dosyasında değil sadece asıl davada davacı olarak gösterildiği gibi hüküm kısmında ...'in anılan temliği hakkında bir değerlendirme de yapılmamıştır.
O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece, ...'in hangi davada alacağı temlik aldığının açıklığa kavuşturulması gerektiği gibi, davacı ... yönünden vaki feragatin yanında ...'in anılan temliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkında vaki feragat doğrultusunda bir karar verilebilmesi, alacağını temlik eden ... yönünden ise hem bu feragatin hem de ...'in temliğinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulabilmesi için yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının mümeyyiz ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.276,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ile ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345630900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz