6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/305 E. 2014/8218 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 309 feragat nedeniyle davanın reddi alacağın temliki davadan feragat iyiniyet temlik feragat yetki ibraz kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK · HMK — HMK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemize ait 21.12.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacı ...'ın, Haksel Ltd. Şti.'ndeki %50 hissesini davalılardan ...'a devrettiğini beyan edip davalının da bu hususu doğruladığı, bu durumda şirket hisselerinin davacılar vekili tarafından daha düşük bedelle diğer davalılara devredilmesinin vekalet akdinin kötüye kullanılması sayılacağı, şirket hissedarı ve kardeş olan diğer davalı tarafından iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'a ait olduğunun tespitine, davalı Abdullaziz Bozkuş'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından davadan feragat edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.

Bu karar da davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.

1- Feragat karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nın 309-311. maddeleri uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Yine davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Ancak mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Dolayısıyla öncelikle mahkemece verilen karar Yargıtay'ca bozulmalı, ardından da mahkemece davadan feragat hakkında bir karar verilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta da davacılar ... ve ..., karar verildikten sonra sundukları dilekçelerle davadan feragat ettiklerini bildirmişler, davalılar ... ve ... vekilince bu dilekçeler ibraz edilerek, mahkemeden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi istenmiştir. Mahkeme ise 03.01.2012 tarihli kararı ile yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun bir şekilde, anılan davalılar vekilinin bu istemini reddetmiştir.

Bu durum karşısında davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin, yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacılar ... ve ... tarafından temyiz aşamasında sunulan dilekçeler ile davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca feragat hakkında, temyiz aşamasında dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacıların davadan feragati hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gereklidir.

Ancak somut uyuşmazlıkta alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkındaki durum yukarıda açıklanan şekilde iken, davacı ... ile ... arasında noterden düzenlenen 27.03.2007 tarihli temlikname ile davacı ...'in 2001/237 E. sayılı dava dosyasındaki alacağı olan (250.000) TL, tüm fer'ileri ile birlikte BK.'nın 162. maddesine göre ...'e temlik edilmiş, mahkemece 25.04.2008 tarihli oturumda ...'ın davacı olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş, buna rağmen ..., 2001/237 E. sayılı birleşen dava dosyasında değil sadece asıl davada davacı olarak gösterildiği gibi hüküm kısmında ...'in anılan temliği hakkında bir değerlendirme de yapılmamıştır.

O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece, ...'in hangi davada alacağı temlik aldığının açıklığa kavuşturulması gerektiği gibi, davacı ... yönünden vaki feragatin yanında ...'in anılan temliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla mahkemece, alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkında vaki feragat doğrultusunda bir karar verilebilmesi, alacağını temlik eden ... yönünden ise hem bu feragatin hem de ...'in temliğinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulabilmesi için yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hmk 309

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4381 E. 2014/11234 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9744 E. 2012/13041 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9347 E. 2010/1967 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

3 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4417 E. 2014/11233 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hmk 309

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9374 E. 2012/11340 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Davadan feragat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3214 E. 2010/379 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/305 E.  ,  2014/8218 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 tarih ve 2007/298-2011/480 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ile ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan asil ... ve davalılardan ... ile ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ...’a ait şirket hissesinin %50’sinin davalı ...’a verilen vekalet ile davalı ...’a devredildiğini, davalı ... ile müvekkilleri arasında görünüşte vekalet ilişkisi bulunsa dahi gerçekte yetkisiz temsilcilik ilişkisi olduğunu, diğer davalının da bu durumu bildiğini, şirket hisselerinin gerçek değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek, asıl davada davalı ...’a ve birleşen davada davalı ...’a hile ile devredilen şirket hissesinin %25’inin müvekkili ..., %25'inin müvekkili ...’a ait olduğunun tespitine, aksi halde şimdilik %50 hisseye karşılık 500.000 TL'nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunarak ikrah nedeni ile açılan davada 1 yıllık dava açma süresinin geçirildiğini, vekalet ile devraldıkları şirket hisse bedeli karşılığı verilen senetlerin icra marifetiyle tahsil edildiğini, yapılan devir işlemlerinin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Birleşen davanın davalısı ... vekili, usulüne uygun vekaletname ve devir işlemi ile şirket hissesinin müvekkiline geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

... vekili, davacı ... tarafından noterde düzenlenen 27/03/2007 tarihli temliknamesi uyarınca müvekkilinin davacı yanında davaya kabulünü talep etmiştir.

Mahkemece, Dairemize ait 21.12.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacı ...'ın, Haksel Ltd. Şti.'ndeki %50 hissesini davalılardan ...'a devrettiğini beyan edip davalının da bu hususu doğruladığı, bu durumda şirket hisselerinin davacılar vekili tarafından daha düşük bedelle diğer davalılara devredilmesinin vekalet akdinin kötüye kullanılması sayılacağı, şirket hissedarı ve kardeş olan diğer davalı tarafından iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'a ait olduğunun tespitine, davalı Abdullaziz Bozkuş'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece karar verilmesinden sonra davacılar ... ve ... tarafından davadan feragat edildiği hakkında dilekçe sunulmuş, davalılar ... ve ... vekilince vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece 03.01.2012 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiş.

Bu karar da davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.

1- Feragat karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nın 309-311. maddeleri uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Yine davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Ancak mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Dolayısıyla öncelikle mahkemece verilen karar Yargıtay'ca bozulmalı, ardından da mahkemece davadan feragat hakkında bir karar verilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta da davacılar ... ve ..., karar verildikten sonra sundukları dilekçelerle davadan feragat ettiklerini bildirmişler, davalılar ... ve ... vekilince bu dilekçeler ibraz edilerek, mahkemeden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi istenmiştir. Mahkeme ise 03.01.2012 tarihli kararı ile yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun bir şekilde, anılan davalılar vekilinin bu istemini reddetmiştir.

Bu durum karşısında davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin, yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacı ... alacağını temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacılar ... ve ... tarafından temyiz aşamasında sunulan dilekçeler ile davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca feragat hakkında, temyiz aşamasında dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacıların davadan feragati hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gereklidir.

Ancak somut uyuşmazlıkta alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkındaki durum yukarıda açıklanan şekilde iken, davacı ... ile ... arasında noterden düzenlenen 27.03.2007 tarihli temlikname ile davacı ...'in 2001/237 E. sayılı dava dosyasındaki alacağı olan (250.000) TL, tüm fer'ileri ile birlikte BK.'nın 162. maddesine göre ...'e temlik edilmiş, mahkemece 25.04.2008 tarihli oturumda ...'ın davacı olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş, buna rağmen ..., 2001/237 E. sayılı birleşen dava dosyasında değil sadece asıl davada davacı olarak gösterildiği gibi hüküm kısmında ...'in anılan temliği hakkında bir değerlendirme de yapılmamıştır.

O halde somut uyuşmazlıkta mahkemece, ...'in hangi davada alacağı temlik aldığının açıklığa kavuşturulması gerektiği gibi, davacı ... yönünden vaki feragatin yanında ...'in anılan temliğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla mahkemece, alacağını temlik etmeyen davacı ... hakkında vaki feragat doğrultusunda bir karar verilebilmesi, alacağını temlik eden ... yönünden ise hem bu feragatin hem de ...'in temliğinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulabilmesi için yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin 03.01.2012 tarihli ek kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... alacağını temlik alan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 22.11.2011 tarihli kararının mümeyyiz ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.276,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ile ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345630900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.