Riziko
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16463 E. 2013/20760 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['6102/1067']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
riziko↗ hak düşürücü süre↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça teslim alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,davacı ... nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasar meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça teslim alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nın 1067. maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda hasarın davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8215 E. 2013/13034 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5835 E. 2014/12605 K.
Ortak:hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
Benzer bu karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · donatan · acente · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı «ekspertiz raporlarının» çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın «taşıyandan» kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın «donatan» veya taşıyana yöneltilmediği, «acenteye» karşı dava açıldığı, bu nedenle «pasif husumet» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın «acente» sıfatıyla «donatan» ve «taşıyan» hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9388 E. 2012/11357 K.
Ortak:hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda takibin «hak düşürücü süre» geçmeden önce başladığı, icra takibinin dava açılmış sayılması için yeterli olduğu ve takip tarihinin dava tarihi sayılacağından dolayı davanın süresinde açıldığı …
Mahkemece Dairemizin kararları emsal gösterilmek suretiyle TTK 1067. maddesinde mahkemeye müracaat ibaresinin dava açmak olarak yorumlandığı, davacının TTK 1067. maddesine göre süresinde dava açmayıp, takip yapmasının yeterli olmadığı gerekçesiyle, 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… iğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden (Dairemizin 10.10.1973 gün ve 1973/3017-3757K. ve 28.10.2010 gün ve 2009/559-2010/10959 K.) mahkemece, somut olayda «hak düşürücü sürenin» geçip geçmediğinin bu esasa göre tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaDava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı ödenen tazminatın, davalı «taşıyandan» tahsili için yapılan icra takibine olan itirazın iptali davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16463 E. , 2013/20760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2010 tarih ve 2009/638-2010/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;müvekkili şirkete sigortalı ASSAN Demir ve Sac San. A.Ş'ye ait emtiada davalı tarafından Hindistan - Türkiye arasında taşıma yapılması sırasında hasar meydana geldiğini, 56.731,07 ABD Doları nakliyat hasar tazminatı olarak sigortalıya ödeme yapıldığını, sigortalıya ödenen paranın davacıya rücu mektubu ile bildirildiğini, olumlu bir sonuç alınamadığını,bunun üzerine davalıya icra takibinde bulunulduğunu,davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; olay tarihi ile dava tarihi arasında olan 1 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, TTK 1259. maddesine göre davanın zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğunu, müvekkilinin olayla ilgili sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça teslim alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,davacı ... nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasar meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça teslim alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nın 1067. maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda hasarın davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045831000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz