Dava dilekçesinin tebliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8215 E. 2013/13034 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği↗ zamanaşımı↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde teslim edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz dilekçesinin tebliğ edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/362 E. 2013/1716 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın her iki davalı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, Dairemizin «son» yıllarda istikrar kazanan içtihatları gereğince her ne kadar bir yıl içerisinde takip yapılmasıyla 6762 sayılı TTK’nun 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» korunur ise de bu korumanın geçerli olabilmesi için itirazla duran takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının süresinde açılmış olması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · iptal davası · hak düşürücü süre · alacak davası
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta her ne kadar takibin 1067. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakta ise de mahkemenin kabulünün aksine «itirazın iptali davası» açılmamış ve dolayısıyla takip sonuçsuz kalmıştır.
Açılan dava itirazın iptali olmayıp, alacak davasıdır ve «alacak davası» 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından ve bu nedenle de takibin 1 yıllık sürede yapılması alacak davası bakımından bir koruma sağlamayacağından ve mahkemenin davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararı bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, Dairemizin «son» yıllarda istikrar kazanan içtihatları gereğince her ne kadar bir yıl içerisinde takip yapılmasıyla 6762 sayılı TTK’nun 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» korunur ise de bu korumanın geçerli olabilmesi için itirazla duran takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının süresinde açılmış olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16463 E. 2013/20760 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:riziko · hak düşürücü süre · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar
Benzer bu karardaDava,davacı ... nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «hasar» meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8215 E. , 2013/13034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(ESKİ ÜNVANI TÜRKİYE GENEL SİGORTA A.Ş.)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 gün ve 2011/135-2011/398 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.01.2013 gün ve 2012/362-2013/1716 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalılardan Emes A.Ş. tarafından düzenlenen, diğer davalı şirketin de logosu ve imzasının yer aldığı konşimento ile TOMRIZ A gemisine sağlam olarak yüklendiğini, ancak zayi olmuş halde teslim edildiğini, davalıların ağır kusurlu olduklarını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.626,86 Euro'nun 25.08.2009 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi dövize uyguladığı en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğini, davalı ...'nin diğer davalının acentesi olduğunu, acenteye karşı doğrudan doğruya dava açılamayacağından davanın davalı acente yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın yükleyici tarafından gerçekleştirilen hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığını, konteynırın müvekkiline kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde teslim edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz dilekçesinin tebliğ edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
25.01.2013 tarih, 2012/362 Esas, 2013 1716 Karar sayılı Dairemiz ilamında sayın üye ...ın muhalefet şerhinde açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının davalı ... AŞ yönünden bozulması kanaatinde olduğumdan çoğunluğun bu konudaki görüşüne katılmıyorum.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041768800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz