Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1088 E. 2016/1805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ tüketici kredisi↗ çekişmesiz yargı↗ ön inceleme aşaması↗ ticari dava niteliği↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan tüketici kredilerinin davalı bankanın hangi şubesine ait hangi hesabı olduğu ve hangi hesap için ne tutarda hesap işletim ücreti istendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Davacı, dava dilekçesinde, davalı bankanın muhtelif şubelerinde açtırdığı hesaplarından kesilen hesap işletim ücretlerinin faizi ile birlikte tahsilini istemiş olup, uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Davanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/490 E. 2011/8124 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Davanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · sulh · çek
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11078 E. 2015/9931 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDavanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… i dava sayılacağından, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olmakla, davanın açıldığı 24.07.2014 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlık yönünden, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi
Benzer bu kararda27.11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanunun kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4111 E. 2020/2215 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari dava niteliği · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «tüketici kredilerinin» davalı bankanın hangi şubesine ait hangi hesabı olduğu ve hangi hesap için ne tutarda «hesap işletim ücreti» istendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmedeki kredinin «tüketici kredisi» olduğu, tüketiciden dosya «masrafı» adı altında alınan paranın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 5. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden davanın kabulü ile 5.040 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin «tüketici kredisi» sözleşmesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davaya konu 29.07.2008 tarihli sözleşmenin ''Genel Kredi Sözleşmesi'' adı altında imzalanması ve sözleşme hükümlerinin «genel kredi sözleşmesi» hükümlerini içermesi göz önüne alındığında, davaya konu sözleşmenin «ticari nitelikteki» genel kredi sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu kararda1-Dava, «kredi sözleşmesi» kapsamında haksız tahsil edilen kesintilerin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Ancak, davaya konu 29.07.2008 tarihli sözleşmenin ''Genel Kredi Sözleşmesi'' adı altında imzalanması ve sözleşme hükümlerinin «genel kredi sözleşmesi» hükümlerini içermesi göz önüne alındığında, davaya konu sözleşmenin «ticari nitelikteki» genel kredi sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmedeki kredinin «tüketici kredisi» olduğu, tüketiciden dosya «masrafı» adı altında alınan paranın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 5. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden davanın kabulü ile 5.040 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9940 E. 2016/7953 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp 6502 sayılı Yasa kapsamında karara bağlanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · gayri nakdi kredi · tüketici işlemi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu kararda1-Dava, genel nakdi ve «gayrı nakdi kredi sözleşmesine» dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
… nde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamaların" oluşturduğu belirtilmiş, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış ve yine aynı Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflardan birinin tüketici olduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmadığı, bu çerçevede dosya «masrafı» ve benzeri ad altında davacıdan alınan miktarın haksız yere alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1903 E. 2015/7449 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaKararı davacı temyiz etmiştir. (1) Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince tahsil edilen «komisyon» ve dosya «masrafının» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde dayandığı 08.09.2009 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir «masraf» kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12368 E. 2018/3967 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Davanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Ancak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Bu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · kamu düzeni · alacak davası · taşıyıcı · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
1-Dava, davalı bankaya yatırılan mevduattan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13998 E. 2018/5327 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Davanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ...'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, ...’nın 5/(...) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi old …
1- Dava, «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, ...'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · genel kredi sözleşmesi · kamu düzeni · kredi sözleşmesi · yasal faiz
Benzer bu kararda1- Dava, «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu itibarla, dava tarihi olan 31.01.2013 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan kredinin erken kapanması sırasında alınan erken kapama ücretinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.062,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1088 E. , 2016/1805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/353-2014/2441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın muhtelif şubelerinden açtırdığı vadesiz hesaplardan dolayı son on yılda 2.000 TL hesap işletim ücreti kesildiğini ileri sürerek kesilen bu bedelin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın genel mahkemelerinin görevine girdiğini, hesap işletim ücreti alınmasının haklı ve yasal olduğunu, 281,18 TL hesap işletim ücreti iadesinin davacının adına havale edildiğini, aktedilen sözleşmede de hesap işletim ücreti alınacağının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan tüketici kredilerinin davalı bankanın hangi şubesine ait hangi hesabı olduğu ve hangi hesap için ne tutarda hesap işletim ücreti istendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Davacı, dava dilekçesinde, davalı bankanın muhtelif şubelerinde açtırdığı hesaplarından kesilen hesap işletim ücretlerinin faizi ile birlikte tahsilini istemiş olup, uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Davanın 13.02.2014 tarihinde açıldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği de nazara alındığında mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/332967300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz