Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7653 E. 2016/7762 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru sorumluluğu↗ limited şirket müdürü↗ kooperatifler kanunu↗ re'sen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ esas sözleşme↗ ticaret sicili tescili↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirketin ihyası↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 12/08/2014 tarihinde davalı şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca re'sen terkin işleminin yapıldığı, bunun dayanağını ise 04/04/2014 tarihli yazının teşkil ettiği ancak, bu yazının davalı şirket tüzel kişiliğinin son adresinde ve davalı şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere tebliğ edildiğine ayrıca, odaların internet sitelerinde yayımlandığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, terkin tarihinden önceki bir dönemde dava dışı ... tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı kurum tarafından takip dosyasına ödenen miktarın davalı şirketten tahsili için dava açıldığı, davalıTicaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı şirketin 12/08/2014 tarihinde re'sen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı şirketin ihyasına ve ticaret siciline tesciline karar verilmitir.
Kararı, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından ihyası istenen şirketin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu madde uyarınca terkin edilen şirketlerin ihyası için açılacak davada husumetin sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu durum karşısında, birleşen davada ihyasına karar verilmesi istenen ve ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan şirkete husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13275 E. 2016/9054 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada «ihyası» istenen «limited şirket müdürü» ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada «ihyası» istenen «limited şirket müdürü» ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararı, ... vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Şti'nin «ihyası» ile TTK’nın 547/... m. gereğince şirketin «son» «tasfiye memuru» ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici .... maddesi uyarınca 28/02/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · ilan
Benzer bu karardaİş Mahkemesi’nin 2015/334 E. sayılı «derdest» dosyası nedeniyle gerek bu davada ./.. «temsili» ve gerekse bu açıdan ek «tasfiye» işlemlerinin yapılabilmesi için, şirketin ihyasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... .... ... .... .....
Şti'nin «ihyası» ile TTK’nın 547/... m. gereğince şirketin «son» «tasfiye memuru» ...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1511 E. 2016/2130 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaDosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 12/08/2014 tarihinde davalı şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca re'«sen terkin» işleminin yapıldığı, bunun dayanağını ise 04/04/2014 tarihli yazının teşkil ettiği ancak, bu yazının davalı şirket «tüzel kişiliğinin» «son» adresinde ve davalı şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere tebliğ edildiğine ayrıca, odaların internet sitelerinde yayımlandığına ilişkin bir «kaydın» bulunmadığı, terkin tarihinden önceki bir dönemde dava dışı ... tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı kurum tarafından takip dosyasına ödenen miktarın davalı şirketten tahsili için dava açıldığı, davalıTicaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı şirketin 12/08/2014 tarihinde re'sen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı şirketin ihyasına ve «ticaret siciline tesciline» karar verilmitir.
2- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «ticaret sicil» kayıtlarından «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin ...«kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 15.11.2013 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Bu madde uyarınca «terkin» edilen «şirketlerin ihyası» için açılacak davada «husumetin» sadece terkin işlemini yapan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · ek tasfiye işlemleri · tespit davası · hukuki yarar
Benzer bu karardaİş Mahkemesi'nde «hizmet tespiti davası» açıldığı, söz konusu davanın davacının «terkin» işlemi öncesindeki çalışmasından kaynaklandığı, davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, sicil «kaydının» terkini için tasfiyenin usulünce yapılması gerektiği, «tasfiye işlemleri» için «son» tasfiye memurunun uygun bulunduğu gerekçesiyle ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/71 E. 2015/1261 K.
Ortak:re'sen terkin · hukuki menfaat · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada «ihyası» istenen «limited şirket müdürü» ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada «ihyası» istenen «limited şirket müdürü» ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısında «ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 24.9.2013 tarihinde re'«sen terkin» edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, şirket hakkında re'«sen terkin» işlemi uygulanması nedeniyle «ihya» davasının sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» yöneltilmek suretiyle açılabileceği nazara alınmaksızın, husumetin «tasfiye» memuruna yöneltilmesi gerektiği halde doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltildiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davada «husumetin» borçlu şirketin «tasfiye» memuruna karşı yöneltilmesi gerektiği halde, borçlu şirketin «tasfiye memuru» hasım olarak gösterilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı dava açıldığı, husumetin dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetileceği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1 ve 115/2 maddeleri uyarınca «pasif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirket hakkında re'«sen terkin» işlemi uygulanması nedeniyle «ihya» davasının sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «husumet» yöneltilmek suretiyle açılabileceği nazara alınmaksızın, husumetin «tasfiye» memuruna yöneltilmesi gerektiği halde doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltildiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7642 E. 2016/7930 K.
Ortak:hukuki menfaat · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2- Asıl ve birleşen dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen «ticaret sicil» kayıtlarından «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12.08.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · yeniden tescil · itirazın iptali davası · tasfiye memuru atanması · iptal davası · yargılama gideri · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» tarihinden önce aleyhine icra takibi yapıldığı ve şirket yetkilisinin itirazı üzerine «itirazın iptali davası» açıldığı, bu nedenle resen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle ...
3- Ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, asıl davada kararın bu nedenle resen bozulması gerekmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12.08.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında somut olay bakımından ihyasına karar verilmesi istenen birleşen davada davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği ve aleyhine «yargılama giderlerine» karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle birleşen davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2714 E. 2022/2352 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · ihya · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder.
Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» «kaydının» 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Bu madde uyarınca «terkin» edilen «şirketlerin ihyası» için açılacak davada «husumetin» sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Benzer bu karardaDavacılar vekili, şirketin sicil «terkin» edildiği tarihte şirketin adına kayıtlı taşınmazın bulunduğu ve bu mal varlığının tasfiyesinin gerektiği gerekçesiyle «ihya» talebinde bulunmuş olup, buna göre aynı maddenin 15. fıkrasının devamında, "Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder." hükmü uyarınca şirketin sicil terkin tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin uygulanması gerekirken, mahkemece 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine göre «sicilden terkin» edilen şirketin adına kayıtlı mal varlığının bulunması nedeniyle «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına göre davanın şirketin «sicilden terkin» edildiği tarihten itibaren öngörülen 5 yıllık süre içerisinde açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · sicilden terkin · hak düşürücü süre · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına göre davanın şirketin «sicilden terkin» edildiği tarihten itibaren öngörülen 5 yıllık süre içerisinde açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına göre şirketin «sicilden terkin» edilme tarihinden itibaren öngörülen 5 yıllık «hak düşürücü sürede» davanın açılmadığından reddine, bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçeyle davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine göre «sicilden terkin» edilen şirketin adına kayıtlı mal varlığının bulunması nedeniyle «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
Davacılar vekili, şirketin sicil «terkin» edildiği tarihte şirketin adına kayıtlı taşınmazın bulunduğu ve bu mal varlığının tasfiyesinin gerektiği gerekçesiyle «ihya» talebinde bulunmuş olup, buna göre aynı maddenin 15. fıkrasının devamında, "Bu madde gereğince «tasfiye» edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek «malvarlığı», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder." hükmü uyarınca şirketin sicil terkin tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin uygulanması gerekirken, mahkemece 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7653 E. , 2016/7762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2016 tarih ve 2015/653-2016/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, dava dışı ... tarafından müvekkili aleyhine ...
3. İş Mahkemesi'nin 2012/77 E. sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, davanın taşeron şirketler olan ... ve ... Yazılım Donanım Temizlik Büfecilik Dayanıklı Tüketim Malları İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın icraya konulduğunu, dosya borcunun müvekkili tarafından icra dosyasına yatırıldığını, ödenen meblağın rücuen tahsilini teminen taşeron şirketler aleyhine dava açıldığını ancak, ... Yazılım Donanım Temizlik Büfecilik Dayanıklı Tüketim Malları İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden re'sen terkin edildiğinin bildirilmesi üzerine taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... temsilcisi, yapılan kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanması olduğunu, yasal hasım konumunda bulundukları ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını savunmuştur.
Birleşen davada davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 12/08/2014 tarihinde davalı şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca re'sen terkin işleminin yapıldığı, bunun dayanağını ise 04/04/2014 tarihli yazının teşkil ettiği ancak, bu yazının davalı şirket tüzel kişiliğinin son adresinde ve davalı şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere tebliğ edildiğine ayrıca, odaların internet sitelerinde yayımlandığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, terkin tarihinden önceki bir dönemde dava dışı ... tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı kurum tarafından takip dosyasına ödenen miktarın davalı şirketten tahsili için dava açıldığı, davalıTicaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı şirketin 12/08/2014 tarihinde re'sen terkini işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı şirketin ihyasına ve ticaret siciline tesciline karar verilmitir.
Kararı, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ... temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında ''Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine'ye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından ihyası istenen şirketin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu madde uyarınca terkin edilen şirketlerin ihyası için açılacak davada husumetin sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu durum karşısında, birleşen davada ihyasına karar verilmesi istenen ve ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan şirkete husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ...'in sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davada ihyası istenen limited şirket müdürü ...'in yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329459700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz