İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/784 E. 2017/1543 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ mal kaçırma↗ münhasırlık↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ iş mahkemesi görev alanı↗ haciz↗ sulh↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, ipotekle temin edilmiş olan alacakla ilgili mal kaçırma iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulü sadece ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyati haciz istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl görevli mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir. Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, mahkemece somut istemde yerel mahkemenin görevli olmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1105 E. 2014/2727 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14228 E. 2016/172 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden Sulh Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile talebin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1009 E. 2015/3754 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/470 E. 2014/1824 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 4. ve 316. maddeleri uyarınca mahkemenin «görevli» olduğu, «ihtiyati haciz» kararının %15 «teminatla» verilmiş ve bu teminatın yatırılmış olması nedeniyle teminata yönelik itirazın yerinde olmadığı, alacağın bulunmadığına ilişkin itirazın ise işin esası ile ilgili olup bu durumun ayrı bir yargılamayı gerektirmesi nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · görevsizlik kararı · teminat
Benzer bu karardaİhtiyati hacze itiraz eden vekili, «ihtiyati haciz» kararının «görevsiz» mahkeme tarafından verildiğini, ihtiyati haciz kararının İİK'nın «257» vd. maddelerinde aranan şartlara uygun olmadığını, paranın vekaletname ile çekilmiş olup alınma biçiminin meşru ve yasal olduğunu, alacak iddiasının somut bir alacak belgesine dayanmaması dikkate alınarak borç miktarının tamamı kadar «teminat» takdir edilmesi gerektiğini belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 4. ve 316. maddeleri uyarınca mahkemenin «görevli» olduğu, «ihtiyati haciz» kararının %15 «teminatla» verilmiş ve bu teminatın yatırılmış olması nedeniyle teminata yönelik itirazın yerinde olmadığı, alacağın bulunmadığına ilişkin itirazın ise işin esası ile ilgili olup bu durumun ayrı bir yargılamayı gerektirmesi nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili temyiz etmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17940 E. 2014/31 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · dava şartı yokluğu · görevsizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17208 E. 2013/23405 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde HMK’nın 316/1-c maddesi kapsamında açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme …
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13220 E. 2013/18043 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden doğan «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işleminden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava sayılacağından bu tür davalarda bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, bankacılık işleminden doğan «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işleminden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava sayılacağından bu tür davalarda bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12205 E. 2013/16909 K.
Ortak:basit yargılama usulü · münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, «ipotekle» temin edilmiş olan alacakla ilgili «mal kaçırma» iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sayılı emsal ilamı da dikkate alınarak dava «şartı yokluğu» gerekçesiyle «ihtiyati haciz» dilekçesinin «görevsizlikle» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · dava şartı yokluğu · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaSayılı emsal ilamı da dikkate alınarak dava «şartı yokluğu» gerekçesiyle «ihtiyati haciz» dilekçesinin «görevsizlikle» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-A-C maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu, bu konudaki Yargıtay 4.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/784 E. , 2017/1543 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2013 tarih ve 2013/111-2013/113 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, karşı tarafın müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmeden doğan alacağının vadesi geçtiği halde ödenmediğini, karşı tarafın temerrüde düştüğünü, mal kaçırma çabası içerisine girdiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz istenen bankaya ait 771.420,80 TL borcun davalı tarafından gayrimenkul ipoteği verilerek rehinle temin edilmiş olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankanın öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerektiği, olağan takip usullerini uygulaması gerektiği, ipotekle temin edilmiş olan alacakla ilgili mal kaçırma iddiasında bulunamayacağı, ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulü sadece ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyati haciz istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl görevli mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, mahkemece somut istemde yerel mahkemenin görevli olmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/321365500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz