İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13220 E. 2013/18043 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ mutlak ticari dava↗ ihtiyati haciz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ haciz↗ sulh↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, basit yargılama usulü 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde ihtiyati haciz taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden doğan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işleminden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava sayılacağından bu tür davalarda bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir. Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1105 E. 2014/2727 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14228 E. 2016/172 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz edilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1009 E. 2015/3754 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17940 E. 2014/31 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · münhasırlık · dava şartı yokluğu · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14396 E. 2013/18329 K.
Ortak:ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-a-c maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulününde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile «ihtiyati haciz» dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.Mahkemece İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit muhakeme usulüne tabi olduğu ve basit muhakeme usulüne tabi işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Ancak;6102 sayılı TTK 4/2 maddesinde ticari işlerden doğan «çekişmesiz yargı» işlerinin «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılacağı hüküm altına alınmış olup,aynı kanunun 5.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla «görevlidir».Bu nedenle ticari nitelikte bulunan ihtiyati haciz isteminin incelenmesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin görev yönünden talebin reddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · i̇i̇k 258 · ticari dava niteliği · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.Mahkemece İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit muhakeme usulüne tabi olduğu ve basit muhakeme usulüne tabi işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Ancak;6102 sayılı TTK 4/2 maddesinde ticari işlerden doğan «çekişmesiz yargı» işlerinin «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılacağı hüküm altına alınmış olup,aynı kanunun 5.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla «görevlidir».Bu nedenle ticari nitelikte bulunan ihtiyati haciz isteminin incelenmesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin görev yönünden talebin reddi …
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-a-c maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulününde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile «ihtiyati haciz» dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17208 E. 2013/23405 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde HMK’nın 316/1-c maddesi kapsamında açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme …
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12205 E. 2013/16909 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görev/görevsizlik · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde «sulh hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini «görevlendirdiği» davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, «basit yargılama usulü» 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sayılı emsal ilamı da dikkate alınarak dava «şartı yokluğu» gerekçesiyle «ihtiyati haciz» dilekçesinin «görevsizlikle» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asal «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · münhasırlık · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-A-C maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu, bu konudaki Yargıtay 4.
Sayılı emsal ilamı da dikkate alınarak dava «şartı yokluğu» gerekçesiyle «ihtiyati haciz» dilekçesinin «görevsizlikle» «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13220 E. , 2013/18043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
İHTİYATİ HACİZ
İSTEYEN
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.05.2013 tarih ve 2013/211-2013/203 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin 25/08/2012 düzenleme ve 27/08/2012 ibraz tarihli 20.000,00 TL bedelli çekten dolayı karşı yandan 20.000,00 TL alacaklı olduğunu, çekin süresinde ödenmemiş olduğunu ileri sürerek, karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline binaen alacakları olan 20.000,00 TL karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, mahkemelerin görevlerinin 1-4 maddeler arasında düzenlenmiş olduğu, 4. madde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giden dava ve işler sayılırken 4-1-Ç maddesinde bu kanun ve diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları şeklinde bir ifadenin yer aldığı, basit yargılama usulü 6100 sayılı HMK'nın 316-322 maddeleri arasında düzenlenmiş olduğu, 316/1-A maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tüm dava ve işlerin basit yargılama usulüne göre görüleceği, yine 316/1-C maddesinde ihtiyati haciz taleplerinin basit yargılama usulüne göre görüleceği belirtildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin HMK'nın 114/1-C maddesindeki görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden doğan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca bankacılık işleminden kaynaklanan davalar, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava sayılacağından bu tür davalarda bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir. Bu itibarla, mahkemece davanın esasına girmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032172700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz