6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter ibrazından kaçınma halinde karşı taraf defterinin delil değeri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/430 E. 2026/499 K. · · İlk derece: İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari davada, mahkemece usulüne uygun ihtar şerhli davetiye tebliğ edildiği halde taraflardan biri ticari defterlerini incelemeye ibraz etmezse, HMK 222/3 gereği bu taraf defter ibrazından kaçınmış sayılır ve karşı tarafın kanuna uygun tutulan ticari defterleri kendisi lehine delil olarak kabul edilir. Fatura konusu mal/hizmetin tesliminin ispatı kural olarak davacıya ait olmakla birlikte, faturanın tebliğ edilip itiraz edilmemesi ve borçlunun bu faturayı Vergi Dairesine BA bildirimine konu etmesi, teslimin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olabilir. E-fatura sisteminin (GİB) kullanılması yoluyla yapılan bildirim geçerli bir tebliğ teşkil eder; TTK 18/3'te sayılan ihtar/ihbar şekilleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme (asliye ticaret mahkemesi mi asliye hukuk mahkemesi mi) → ret

İddia: Davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davanın her iki tarafı da tacir olduğundan dava nispi ticari dava niteliğindedir ve bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevine girmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

GİB sistemi üzerinden fatura gönderiminin tebliğ/ihbar niteliği → ret

İddia: Faturanın TTK 8/3 maddesine uygun gönderilmediği, GİB sistemi üzerinden gönderilmesinin kanunun aradığı şekil şartını sağlamadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: GİB sisteminden faturanın gönderilmesi geçerli tebliğ hükmündedir. TTK'nın 18/3 maddesinde düzenlenen ihtar ve ihbar şekilleri (noter, taahhütlü mektup vb.) bir geçerlilik şartı değil, ispat şartıdır; bu şekillere uyulmadan yapılan ihbar geçersiz sayılmaz, ancak uyuşmazlık halinde ihbarın yapıldığını ispat için bu yöntemlerin kullanılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturanın malın teslimini ispat edip etmediği → ret

İddia: TTK 21/2 maddesindeki 8 günlük sürenin hak düşürücü süre olmadığı, itiraz edilmeyen faturanın malın teslim edildiğini kanıtlamayacağı, teslimin davacı tarafça ispatlanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ile davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz; davacı bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Ancak somut olayda davalıya faturanın tebliğ edildiği, itiraz edilmediği ve davalının Vergi Dairesine BA bildiriminde bulunduğu dikkate alındığında, bu bildirim ile malın teslim alındığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın delil değerine etkisi → ret

İddia: Müvekkil şirkete ait ticari defterlerin incelenmediği, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 222. maddesi gereği mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Davalı tarafa ve vekiline ayrı ayrı ihtar şerhli davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı, ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde ibraz etmemiştir. HMK 222/3 gereği bu durumda defter ve kayıtların ibrazından kaçınılmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesiyle yetinilir; kanuna uygun tutulmuş defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir. Davacının 2024 yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, takibe konu faturanın davacının bu defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın miktarı ve muhasebe kaydındaki hatanın (108 hesabına kayıt) değerlendirilmesi → kısmi kabul

İddia: Bilirkişi raporunda, alacağın 'alıcılar hesabı'na kaydedilmediği tespit edildiği halde, ödeme belgesi bulunmadığı gerekçesiyle kaydın hataen işlendiği sonucuna varılmasının rapor içi çelişki oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında icra takibine konu faturadan önce 2023 yılında ticari ilişki bulunduğu, 2023 yılından devreden borcun 2024 yılında ödendiği, ancak bir adet faturaya ilişkin ödeme yapılmadığı davacının ticari defterlerinde tespit edilmiştir. Fatura borcunun 120-Alıcılar hesabı yerine 108-Diğer Hazır Değerler (POS Hesabı-VD Alacaklar) hesabına kaydedilmiş olması, faturanın tahsil edilmiş bir tutar gibi muhasebeleştirildiğini göstermektedir. Ne var ki davalının tüm yargılama sürecinde borcun ödendiği yolunda bir savunması bulunmamakta, aksine malı teslim almadığını savunmaktadır; bu nedenle ödenmiş fatura kaydının muhasebesel hata olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşulları → ret

İddia: İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için karşı tarafça haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunun ortaya konulması gerektiği, bu şartın oluşmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: İcra takibine dayanak faturanın davalı tarafından BA bildirimine konu edildiği, davalının davacıya belirlenen tutarda borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir; alacağın davalının bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulüyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, ticari defter ibrazından kaçınmanın HMK 222/3 kapsamındaki sonuçları ve GİB sistemi üzerinden gönderilen faturanın geçerli bir tebliğ/ihbar teşkil ettiğine ilişkin değerlendirmesi, benzer ispat yükü uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Her iki tarafın da tacir olduğu fatura alacağına dayalı itirazın iptali davaları nispi ticari dava niteliğinde olup asliye ticaret mahkemesinin görevine girmektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defterlerin delil niteliği (HMK 222) defter ibrazından kaçınma e-fatura/GİB sistemi üzerinden tebliğ TTK 21/2 fatura itirazı icra inkar tazminatı nispi ticari dava BA-BS bildirimi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 222/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 18/3TTK 21/2TTK 83

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/430

KARAR NO 2026/499

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/12/2025

NUMARASI 2025/101 Esas 2025/1055 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ 04/02/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/03/2026

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine 31.10.2024 tarihinde .... İcra Dairesi'nde ... esas numarasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe konu borcun 96.240-TL olduğunu, bu borcun ... seri numaralı fatura ile sabit olduğunu, yetki itirazının kabulü ile takip dosyasının İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına aktarıldığını, faturanın sekiz gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğini, davalının takibe itirazının itirazının iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında gerçek bir mal alım-satımı veya teslimin gerçekleştiğine dair somut belge sunulmadığını, 09.07.2024 tarihli 96.240-TL tutarındaki fatura karşılığında müvekkilin herhangi bir ürün alımı yapmadığını, davacının teslimi ispatlayan belge ibraz edememesi nedeniyle alacak iddiasının dayanaksız olduğunu, TTKnın 21/2 maddesi gereğince sekiz gün içinde itiraz edilmeyen fatura, içeriğinin kabul edildiği anlamına geleceğini, ancak malın teslim edildiğini ispatlamadığını, alacak iddiasında bulunan tarafın teslim veya ifayı ayrıca ispatla yükümlü olduğunu, itirazın haklı olduğunu, icra takibine yaptığı itirazın yerinde olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; takip konusu faturadan kaynaklanan alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, önceki ticari ilişki ve ödemelerden dolayı 711.10- TLnin fazla istendiği, davacının ticari defterlerinin HMK'nın 222.maddesi gereği delil niteliği taşıdığı, davalı şirkete, kendisine ve vekiline ayrı ayrı duruşma tutanağı ekli ihtar şerhli davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, HMK'nın 222/3 hükmüne göre davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve ödemeye ilişkin yasal süresinde bir savunma ve geçerli bir belge sunulmadığı,arafların BA-BS formlarının uyumlu olduğu, asıl alacağın varlığının ve miktarının kısmen sabit kabul edilmesi gerektiği, temerrütün icra takibiyle oluştuğu, avans oranında faiz isteme hakkına haiz olduğu gerekçesiyle davalının itirazının 95.528,90-TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına (711,10 TL) talebin reddine, likit alacak nedeniyle davacı yararına %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu,davacının faturayı TTK nın 8/3'maddesine uygun olarak göndermediğini,GİB sistemi üzerinden fatura göndermesi kanunun aradığı şekil şartını sağlamadığını,TTK’nın 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmezse itiraz hakkını kaybetmediğini, 8 gün sürenin hak düşürücü süre olmadığını, itiraz edilmeyen faturanın; malın teslim edildiğini kanıtlamadığını,bilirkişi raporunda, davacıya ait ticari defter ve kayıtların süresinde ve usulüne uygun şekilde tutulduğunun belirtildiğini; devamında ise alacağın “alıcılar hesabı”na kaydedilmediği, bu haliyle alacağın görünmediğinin tespit edildiğini, buna rağmen bilirkişi, ödeme belgesi bulunmadığı gerekçesiyle kaydın hataen işlendiği kanaatine vardığını belirttiğini, bilirkişi raporunun eksik ve kendi içinde çelişkili olduğunu,müvekkil şirkete ait ticari defterlerinin incelenmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, karşı tarafça haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunun ortaya konulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bir adet fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Davacının 2024 yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının 2024 yılında düzenlediği takibe konu edilen 1 adet 09.07.2024 tarihli 96.240-TL, bedelli faturanın davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece;

18/09/2025 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararı gereğince; "Davalı tarafa ve vekiline inceleme gün ve saati ile duruşma gün ve saatini bildirir şekilde ve 'taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır bulundurması için (yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri) TTK'nın 83 ve HMK'nın 222. maddeleri uyarınca açıklamalı davetiye çıkarılmasına; çıkarılacak davetiye üzerine inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını (yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri) mahkemeye/bilirkişiye ibraz edilmediği (zayi olmuş ise buna ilişkin belge sunulmadığında veya bu konuda açılmış bir dava varsa mahkemeye bilgi verilmediği takdirde) HMK madde 222/3 gereği defter ve kayıtların ibrazından kaçınılmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceğinin ve özellikle kanuna uygun tutulmuş defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına karar verildiği, ihtarlı davetiyenin 24/09/2025 tarihinde davalı şirkete ve vekiline tebliğ ayrı ayrı tebliğ edildiği ancak 03/10/2025 tarihli inceleme gün ve saatinde ticari defterleri ibraz etmediğinden davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri davacı lehine delil olarak değerlendirilerek dava karara bağlanacaktır.

Davalı taraf e-defter uygulaması kapsamında faturanın gönderilmesinin tebliğ sayılmayacağını ileri sürmekte ise de GİB sisteminden faturanın gönderilmesi geçerli tebliğ hükmündedir. TTK nın 18/3 maddesinde düzenlenen ihtar ve ihbar şekilleri (noter,taahhütlü mektup vb) bir geçerlilik şartı değil, ispat şartıdır. Yani bu şekillere uymadan yapılan ihbar (tebliğ) geçersiz sayılmaz; ancak uyuşmazlık halinde ihbarın yapıldığını ispat için bu yöntemlerin kullanılması gerekir. Taraflar arasında icra takibine konu faturadan evvel 2023 yılında ticari ilişki bulunduğu 2023 yılından devir eden borcun 2024 yılında ödendiği, bir adet fatura karşılığında ödeme yapılmadığı davacının ticari defterlerinde tesbit edilmiştir.

Davacının ticari defterlerinde fatura borcunun 120-Alıcılar hesabı yerine 108-Diğer Hazır Değerler (POS Hesabı–VD Alacaklar) hesabına kaydedildiği, bu kayıt şekli, söz konusu faturanın tahsil edilmiş bir tutar gibi muhasebeleştirildiğini gösterdiği tesbit edilmiştir. Ne var ki davalının tüm yargılama sürecinde borcun ödendiği yolunda bir savunması bulunmadığı gibi ,mal teslim almadığını savunmuştur.Fatura muhteviyatı malın teslim edilmediği teslimin kanıtlanması gerektiği savunulmuştur. O halde; ödenmiş fatura kaydının muhasebesel hata olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalıya faturanın tebliğ edildiği, itiraz edilmediği davalının Vergi Dairesine BA bildiriminde bulunduğu dikkate alındığında bu bildirim ile malın teslim alındığının kabulü gerekir.

Davanın her iki tarafı tacir olduğundan dava nispi ticari dava niteliğinde olduğundan mahkemenin görevine, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu,davalı ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından ticari defterlerin incelenmediği, alacağın kanıtlanamadığına ilişkin davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; icra takibine dayanak faturanın davalı tarafından BA bildirimine konu edildiği, davalının davacıya 95.528,90-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın kısmen iptaline, alacağın davalının bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 6.525,57-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.631,39-TL harcın mahsubu ile kalan 4.894,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 380-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/03/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/294263 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.