6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralan bankanın meşru hamil sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/54 E. 2025/2085 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Çekin bedelsizliğine dayalı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kambiyo senedinin ciro şerhinde "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresi veya rehnetmeyi belirten bir kayıt bulunmadıkça, görünüşte temlik cirosu ile devir kural olarak teminat amacıyla inançlı temlik cirosu sayılır ve bu cironun esasında gizli rehin cirosu olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır; ispat edilemediği takdirde çeki bu şekilde devralan banka meşru hamil sayılır. Ayrıca hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediği sürece, düzenleyen ile önceki hamiller arasındaki kişisel def'iler kendisine karşı ileri sürülemez; bankanın iç işlem niteliğindeki şube içi ciroları bu iyi niyeti ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Çekin görünüşte temlik cirosu ile bankaya devrinin niteliği (teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu, gizli rehin cirosu mu) → ret

İddia: Davacı, davalı bankanın çeki tahsil amacıyla elinde bulundurduğunu, çeke ödeme yasağı konulmasına rağmen karşılıksız şerhi işlenmesinin ve sonradan başka şubeye ciro edilerek tahsile konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ciro, temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir; ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro kural olarak temlik cirosu hükmündedir. Rehin cirosu için TTK 689/1 uyarınca "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresi veya rehnetmeyi belirten bir kayıt gerekir; bu bulunmadıkça, kambiyo senedinin teminat amacıyla inançlı temlike konu edilmesi de (görünüşte temlik cirosu, esasında gizli rehin cirosu) mümkündür, ancak bu iddianın ispat yükü onu ileri süren taraf üzerindedir. Somut olayda çek, son hamil davalı şirket tarafından kredi borcuna istinaden davalı bankaya verilmiş, çek üzerinde tahsil veya rehin cirosuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda çekin, davalı şirketin kredi borcuna mahsuben temlik cirosu ile alındığı, gizli rehin ya da tahsil cirosuyla değil teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği sonucuna varılmıştır. Çekin kredi borcuna teminat olarak alınması tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceğinden, bankanın çeki teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bankanın çeki bile bile borçlunun zararına iktisap edip etmediği (TTK 687/1 anlamında def'inin ileri sürülebilirliği) → ret

İddia: Davacı, davalı bankanın diğer davalının (çek lehtarının) durumundan haberdar olduğunu, çeke ödeme yasağı bulunduğunu öğrenmesine rağmen kaşeyi iptal ederek başka şubeye ciro edip tahsile çıkardığını, bu nedenle iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 818/1-e atfıyla çeklere de uygulanan TTK 687/1 uyarınca, kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle kendi arasındaki ilişkilere dayanan def'ileri hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Somut olayda çekin davalı bankanın kendi şubeleri arasında yapılan cironun banka tüzel kişiliği içinde yapılan iç işlem niteliğinde olması, bankanın iyi niyetini kaldırmaz. Bankanın çeke daha önce hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğunu bilerek borçlu zararına iktisap ettiğine dair bir delil bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ciro şerhinde rehin veya tahsil kaydı bulunmayan, kredi borcuna teminat olarak alınan çeklerin teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiğinin kabulü ve bu devrin gizli rehin cirosu olduğu iddiasının ispat yükünün iddia eden tarafa ait olduğu yönündeki değerlendirme, benzer bankacılık uygulamalarına ilişkin menfi tespit davalarında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit temlik cirosu tahsil cirosu rehin cirosu gizli (örtülü) rehin cirosu teminat amacıyla inançlı temlik cirosu meşru hamil def'i bile bile borçlunun zararına hareket

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 684TTK 689/1TTK 818/1-eTTK 687/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/54

KARAR NO 2025/2085

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/03/2022

NUMARASI 2019/121 Esas - 2022/192 Karar

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ 06/09/2019

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2025

Davanın, davalı ... yönünden subut bulmayan davanın reddine, davalı ... ... ...AŞ yönünden kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ... ...'in borca batık olduğunu, birçok şirkete ve bankalara borcunun bulunduğunu ve edimini ifa edecek ekonomik durumda olmadığını, müvekkilinin taleplerine rağmen hiçbir siparişini yerine getirmediği gibi müvekkilinden aldığı çekleri de iade etmediğini, İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2019/558 D.İş sayılı dosyasından 30.07.2019 tarihli tedbir kararı verildiğini ve davaya konu çek ile ilgili ödeme yasağı konulduğunu, davaya konu ... E1-... seri nolu 31.07.2019 tarihli, 134.239,50-TL bedelli çekin davalı ... ... tarafından 31.07.2019 tarihinde tahsil amacı ile davalı bankanın Rumeli Cad. Şubesine teslim edildiğini, mahkemenin tedbir kararına rağmen karşılıksız şerhi işlendiğini, bahse konu çek ile ilgili olarak iyi niyetli üçüncü kişi olmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'ın diğer davalının durumundan haberdar olduğunu belirterek ...

E1-... seri nolu 31.07.2019 tarihli, 134.239,50-TL bedelli çek sebebi ile müvekkili aleyhine açılan İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından davacının borçlu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli davalılar aleyhine %20'den aşağıda olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin Galata Ticari Şubesi ile diğer davalı arasında genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilere karşılık olarak dava konusu çekin müvekkili bankaya ciro edildiğini, söz konusu çekin ibraz süresi içersinde muhatap bankadan sorulduğunu, karşılığı bulunmaması üzerine arkasına karşılıksız olduğuna dair şerh verildiğini, akabinde çek keşidecisi hakkında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, müvekkilinin meşru hamil olduğunu belirterek davanın reddine, davacı hakkında %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı ... ... arasında ticari ilişki olduğu, bu ilişkinin otel gıda malzemesine ilişkin olduğu, dava konusu alacağın gıda bedellerinden kaynaklandığı, davacı ile davalı ... ... yönünden yapılan incelemede davalı tarafça davacı tarafa 220.852,08-TL bedelindeki ürünün teslim edilmediği, sonuç olarak davacının davalıdan 206.695,90-TL alacaklı olduğu, davanın ... ... yönünden ispatlandığı, banka tarafından alınan çek metninde “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresi veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydın bulunmadığı sürece cironun, TTK'nın 684. maddesi anlamında devir cirosu niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça davalı bankanın hem devir alan hem de karşılıksızdır işlemi yapan olması nedeniyle kötüniyetli olduğu iddia edilmiş ise de davalı bankanın muhatap bankaya vekaleten işlem yaptığı, muhatap banka sıfatının bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın davalı bankanın çekin bedelsiz olduğunu bilerek sırf davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini de ispatlayamadığı, davalı banka tarafından da davacının kötü niyeti ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ...

yönünden subut bulmayan davanın reddine, davalı ... ... ...AŞ yönünden kabulü ile davacının İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile buna dayanak ...'a ait 31/07/2019 vadeli ... seri nolu 134.239,50-TL bedelli çek yönünden dolayı adı geçen davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 177.500-TL'nin ödeme tarihi olan 04.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ...A.Ş'den istirdatına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı ...'ın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; çeke ödeme yasağı konulmasına rağmen banka tarafından çeke karşılıksız şerhi işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, çek üzerinde mahkemece konulan ihtiyati tedbir bulunduğunu, ayrıca çekin bankaya tahsil için verildiğini, davalı bankanın çeki başka amaçla elinde bulundurmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın tahsil amacıyla aldığı çekin mahkeme kararıyla ödeme yasağı olduğunu öğrenmesinden sonra "ödeme yasağı vardır" kaşesini iptal ederek çeki başka şubeye ciro edip tahsil için muhatap bankaya müracaat ettiğini, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bedelsiz kaldığı halde tahsil cirosu ile davalı bankaya devredildiği ileri sürülen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafından keşide edilen dava konusu ... ... seri nolu 31/07/2019 tarihli 134.238,60-TL bedelli çekin 30/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında davalı ... ... ...AŞ lehine keşide edildiği, bu davalı tarafından çekin diğer davalı bankaya ciro edildiği, davacının bedelsizliğine dayalı olarak açtığı menfi tespit davasında davalı ... ...'in teslim edimini yerine getirmediği mallar nedeniyle dava konusu çekin bedelsiz kaldığının tespit edildiği, davalı ... ... yönünden davanın kabulüne, kötüniyeti ispat edilemeyen davalı banka yönünden davanın reddine karar verildiği, hükme karşı istinaf başvurusunun davacı tarafça yapıldığı anlaşılmakla, istinaf önüne gelen uyuşmazlık, dava konusu çekin bedelsizliğinin davalı bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğine ilişkindir.

Davalı lehtar ... ... tarafından çeklerin davalı bankaya ciro edildiği, davalı banka ile çek lehdarı davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı bankaca 01/07/2019 tarihinde hesaplar kat edilerek dava konusu çekin takibe konu edildiği, çekin arkasındaki ciro kaydında herhangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ciro, emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olup; temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir. Temlik cirosu senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosu bu hakkın rehnedilmesini sağlar. Temlik cirosu ile senedin mülkiyetinin ve senedin içerdiği hakkın devri için, ciro işlemi yanında taraflar arasında devir sözleşmesinin bulunması ve senet zilyetliğinin geçirilmesi gerekir.

Temlik cirosu ile ciranta artık senedin nihai alacaklısı sıfatını kaybeder ve ciro yaptığı şahsa ve ondan sonra gelecek olanlara karşı sorumlu olur. Ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça her ciro, kural olarak temlik cirosu hükmündedir. Tahsil cirosu; hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp, senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki verir. Tahsil cirosu açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada gizli tahsil cirosu olarak adlandırılan biçimde de yapılabilir. Rehin cirosu ise senette mündemiç alacağın, herhangi bir borç için teminat gösterilmesi amacıyla yapılan ciro türü olup, 6102 sayılı TTK'nın 689/1 maddesinde;

"Ciro, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre rehin cirosunda bir kambiyo senedinin üzerinde sadece rehin hakkı tesis edilmekte, dolayısıyla senedin mülkiyeti devralana geçmemektedir. Rehin cirosu, açık veya gizli rehin cirosu şeklinde yapılabilmektedir. Ciro şerhinde "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibaresini veya diğer herhangi bir kaydı içeren ciro, rehin cirosu olarak ifade edilmektedir. Gizli rehin cirosu ise, senedin rehin cirosu ile devredildiğine ilişkin ciro beyanında herhangi bir kaydın yer almadığı ve rehin anlaşmasının cironun tarafları arasında yapılan ciroyu ifade etmektedir.

Bunların dışında bir kambiyo senedinin inançlı işlemle teminat amacıyla devri de mümkündür. Bu kapsamda özellikle bankacılık uygulamasında başvurulan görünüşte temlik cirosu yapılarak kambiyo senedinin teminat amacıyla inançlı temlike konu edilmesinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu söz konusudur. Görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu iddia edilmesi mümkün olup, ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraf üzerindedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-589 esas, 2024/212 karar sayılı 24.04.2024 tarihli ilamında; çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde, uygulamada genellikle hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerektiği, bankacılık uygulamasında da kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilmesi sebebiyle, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edildiği, dolayısıyla dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu çekin de gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla dava konusu çekin çek tevdi bordrosu ile dava dışı şirketin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde, davalının dava konusu çeki teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacı keşidecinin cironun tarafları arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususunu eldeki davada ileri sürmesine imkân bulunmadığı, o hâlde çekin görünüşte temlik cirosu ile devredilmesine rağmen, taraflar arasındaki özel anlaşmalara göre rehin cirosuyla devredildiğine ilişkin iddianın da davacı tarafından ispatlanamadığı, dolayısıyla çeki inançlı temlik cirosu ile alan davalı bankanın meşru hamil olduğu gerekçesiyle verilen direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; dava konusu çekin son hamili davalı ... ... firması tarafından davalı bankaya kredi borcuna istinaden verildiği, çek üzerinde, bankaya rehin veya tahsil cirosu ile devredildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, bu durumda çekin davalı ... ... firmasının kredi borcuna mahsuben temlik cirosu ile alındığı, dava konusu çekin gizli (örtülü) rehin ya da tahsil cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla dava konusu çeklerin davalı şirketin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde, dava dışı bankanın dava konusu çekleri teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmelidir.

Öte yandan TTK'nın 818/1-e maddesi atfıyla çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 687/1. maddesi “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü haizdir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Somut olayda çekin 31/07/2019 tarihinde takasa sokulduğu, 05/08/2019 tarihinde karşılıksız işlemi yapıldığı, çekin davalı bankanın kendi şubeleri arasında yapılan cironun banka tüzel kişiliği içerisinde yapılan iç işlem niteliğinde olması nedeniyle davalı bankanın iyiniyetini kaldırmayacağı, davalı bankanın çeke daha önce hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğunu bilerek borçlu zararına iktisap ettiğine dair bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286976 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.