6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz kararının kaldırılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11743 E. 2016/9022 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedine dayalı takip tbk 586 i̇i̇k 167 rehin müteselsil kefil kambiyo senedi ipotek kefalet tbk 99 ihtiyati haciz bono kefil haciz kredi sözleşmesi teminat

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 586 · İİK — İİK 45İİK 167

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, kredinin ipotek karşılığı kullandırıldığı ve alacağın rehinle temin edildiği, bu haliyle rehinle teminat altına alınmış bulunan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesi ile itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.

Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Alacaklının ihtiyati haciz istemi emre muharrer senede (bonoya) dayalı olup, İİK'nın 167. maddesi gereğince alacağı emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunabileceği belirtilmiş olup bu husus İİK'nın 45. maddesinin istisnasını teşkil etmektedir. Bu nedenle, her ne kadar asıl borçlu bakımından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak rehinle temin edilmiş ise de, aynı alacak için kambiyo senedi düzenlenmiş olması halinde, rehin paraya çevrilmeden, kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, gerek kredi sözleşmesinde ve gerekse de düzenlenen bonoda kefil sıfatıyla imza koymuş borçlular bakımından, kefalet borcunun rehinle teminat altına alındığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi-belge bulunmamaktadır. Keza kefillerin birlikte kefalette bulunmaları nedeniyle müteselsil kefil oldukları

.

anlaşılmakta olup alacaklının, TBK'nın 586. maddesi uyarınca, asıl borç için verilen ipoteği paraya çevirmeden de kefiller aleyhine her türlü takip işlemini yapabileceği açıktır. Şu halde, gerek asıl borçlu ve gerekse de kefiller bakımından verilen ihtiyati haciz kararında usule bir aykırılık söz konusu olmayıp borçluların itirazı üzerine kararın kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2135 E. 2013/3600 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1301 E. 2016/3565 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/760 E. 2015/1923 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8505 E. 2014/10986 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15787 E. 2012/488 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17201 E. 2013/23445 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/11743 E.  ,  2016/9022 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

.

.... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../04/2016 tarih ve 2016/32-2016/31 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz talebine konu senedin asıl borçlu ... .... Şti. ile banka arasında akdedilen sözleşmeye istinaden verildiğini, bu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın ise rehinle temin edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Alacaklı vekili, itirazın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kredinin ipotek karşılığı kullandırıldığı ve alacağın rehinle temin edildiği, bu haliyle rehinle teminat altına alınmış bulunan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesi ile itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.

Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Alacaklının ihtiyati haciz istemi emre muharrer senede (bonoya) dayalı olup, İİK'nın 167. maddesi gereğince alacağı emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunabileceği belirtilmiş olup bu husus İİK'nın 45. maddesinin istisnasını teşkil etmektedir. Bu nedenle, her ne kadar asıl borçlu bakımından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak rehinle temin edilmiş ise de, aynı alacak için kambiyo senedi düzenlenmiş olması halinde, rehin paraya çevrilmeden, kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, gerek kredi sözleşmesinde ve gerekse de düzenlenen bonoda kefil sıfatıyla imza koymuş borçlular bakımından, kefalet borcunun rehinle teminat altına alındığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi-belge bulunmamaktadır.

Keza kefillerin birlikte kefalette bulunmaları nedeniyle müteselsil kefil oldukları

.

anlaşılmakta olup alacaklının, TBK'nın 586. maddesi uyarınca, asıl borç için verilen ipoteği paraya çevirmeden de kefiller aleyhine her türlü takip işlemini yapabileceği açıktır. Şu halde, gerek asıl borçlu ve gerekse de kefiller bakımından verilen ihtiyati haciz kararında usule bir aykırılık söz konusu olmayıp borçluların itirazı üzerine kararın kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278723700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.