Ticari nitelikli tenfiz davasında görev ve eksik harç nedeniyle kaldırma
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/947 E. 2018/1121 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tanıma ve tenfizkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)Tanıma-tenfiz usulüusul emsali
Gerekçe özeti
Taraflardan her ikisinin tacir olduğu ve davanın ticari nitelik taşıdığı yabancı mahkeme ilamının tenfizi davalarında, bir yerde asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Ayrıca belirli bir alacağın tahsiline yönelik yabancı mahkeme kararının tenfizi davası nisbi harca tabi olup, mahkemece alacak miktarının Türk Lirası karşılığı tespit ettirilerek harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesi gerekir; bu yapılmadan eksik harçla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması bozma/kaldırma nedenidir.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkeme - tacirler arası tenfiz davasında asliye ticaret mahkemesinin görevi → ret
İddia: Davalı vekili, tenfiz davalarında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, ilk derece mahkemesinin görev itirazını değerlendirmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: MÖHUK 51. madde uyarınca yabancı mahkeme kararlarının tenfizi davalarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. TTK 5/2. madde gereği, bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve TTK 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesi bakar. TTK 5/3. madde uyarınca asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemelerce resen dikkate alınır. Taraflar tacir olup dava ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Eksik harç nedeniyle kesin süre verilmeden hüküm kurulması → kabul
İddia: Davalı vekili, harç eksikliğinin dava şartı olduğunu ve tamamlatılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tenfizi istenilen yabancı hakem kararı belirli bir alacağın tahsiline yönelik olduğundan Harçlar Kanunu 4. madde gereği tenfiz davası nisbi harca tabidir. Mahkemece tenfizi istenilen karardaki alacak miktarının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı tespit ettirilip, Harçlar Kanunu 28/a ve 32. maddeleri gözetilerek davacı vekiline bu miktar üzerinden harcın tamamlanması konusunda kesin süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, eksik harç ile yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arasındaki yabancı mahkeme ilamının tenfizi davasının ticari dava niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu; ayrıca tenfiz davasının nisbi harca tabi olduğu ve harç eksikliğinin kesin süre verilerek tamamlatılması gerektiği yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Tacirler arasındaki yabancı mahkeme ilamının tenfizi davasında, bir yerde asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemelerce resen dikkate alınır.
- Dava şartı
- Nisbi harcın usulüne uygun tamamlanması (eksik harç, kesin süre verilerek tamamlattırılmalıdır).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz↗ görev↗ ticari dava↗ nisbi harç↗ kesin süre↗ MÖHUK↗ asliye ticaret mahkemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/947
KARAR NO 2018/1121
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİH VE NO.SU 07/03/2018 Tarih 2017/966 Esas 2018/210 Karar
DAVA
Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/10/2018
Davanın kabulune yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine Danimarka Yüksek Mahkemesi’nde açmış olduğu davada yapılan yargılama sonucunda, davalının müvekkiline 734.120,00 Danimarka Kronu ödemesine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, ancak borcun ödenmediğini, tenfiz koşullarının bulunduğunu ileri sürerek Danimarka Yüksek Mahkemesi Batı Dairesi 9.Dairesi’nin 21/02/2017 tarihli V.L B-2000-15 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, tenfiz davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, tenfiz koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tenfize konu kararın kesinleştiği, Türkiye ile Danimarka rarasında mütekabiliyet koşulunun mevcut olduğu, ayrıca 5718 sayılı MÖHUK’un 54.maddesinde öngörülen koşulların tamamının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Danimarka Yüksek Mahkemesi Batı Dairesi 9.Dairesi’nin 21/02/2017 tarihli V.L B-2000-15 sayılı kararının davacı lehine tenfizine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu,
2-Görev itirazlarının değerlendirilmediğini, bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu,
3-Harç eksikliğinin dava şartı olduğunu, tamamlatılmadığını,
4-Tenfiz şartlarının mevcut olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle MÖHUK.50.vd.maddeleri uyarınca yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.
MÖHUK'un 51.maddesi uyarınca, yabancı mahkeme kararlarının tenfizi davalarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. 6102 sayılı TTK.'nın 5/2.maddesine göre, bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4.madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesince bakılır. Ayrıca TTK.'nın 5/3.maddesi uyarınca asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemelerce resen dikkate alınır. Olayımızda taraflar tacir olup dava ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir (Yargıtay 19.H.D.'nin 25/04/2018 tarihli 2016/17824 E.-2018/2308 K.sayılı, emsal kararı).
Öte yandan tenfizi istenilen yabancı hakem kararı belirli bir alacağın tahsiline yönelik olduğundan 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 4. maddesine göre tenfiz davası nisbi harca tabidir. O halde mahkemece tenfizi istenilen karardaki alacak miktarının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı tespit ettirilip, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/a ve 32. maddeleri gözetilerek, davacı vekiline bu miktar üzerinden harcın tamamlanması konusunda kesin süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, eksik harç ile yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır(Yargıtay 19.H.D.'nin 18/05/2017 tarihli 2016/3015 E.-2017/3958 K.sayılı emsal kararı, Yargıtay 15 .HD’nin 07/04/2016 tarihli 2015/6234 E., 2016/2176 K.
sayılı emsal kararı).Bu doğrultuda, HMK 353(1)-a-4 maddesi uyarınca dava yeniden görülmek üzere hükmün kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2018 Tarih 2017/966 Esas 2018/210 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)-a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA,
"Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 01/10/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277339 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi