Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8020 E. 2016/8583 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün sorumluluğu↗ sorumluluk davası↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ olumsuz oy↗ limited şirket↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirkete ait taşınmazların metrekare birim değerleri ve rayice uygun olarak 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket ortaklar kararına uygun olarak satışının yapıldığı, şirket kayıt ve defterlerinin taşınmaz satışı ve bedellerini doğruladığı, şirket veya ortakların zararına olarak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın limited şirket yöneticisine karşı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davası niteliğinde olması nedeniyle müdür sıfatını haiz olmayan davalı ortaklar ... ve ... hakkındaki davanın dinlenemeyecek olmasına ve davaya konu ...,...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların satışının 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket ortaklar kurulu kararına uygun olarak yapılmış bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava, davalı şirket müdürünün sorumlu olduğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, şirkete ait bazı taşınmaz malların gerçek değerinin altında ve muvaazalı olarak ortakların yakınlarına satıldığını ileri sürmüştür.Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen ... daire ve bir dükkanın satışının yapıldığı, 2011 yılı defterlerindeki kayıtlara göre bir dükkan ve ... dairenin emlak vergi rayiç bedellerinden düşük satılmadığı, ... daireye ilişkin satışın da 2011 yılı defterlerinde bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaa edilen ve satılan dairelerin gerçek değerleri belirlenmediği gibi, bir kısım dairelerin satışına ilişkin inceleme de yapılmamıştır.
Öte yandan, taşınmazların şirket ortaklarının yakınlarına muvaazalı olarak satıldığına ilişkin davacı iddiası üzerinde hiç durulmamış, bu yönde karar gerekçesinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.
Ayrıca davacı, davalı ...’in damadı .....'a ait işletmenin şirket adresinde faaliyet gösterdiği iddia etmiş, davalılar vekili ise, şirkete ait ''... ... .... No.38 ..........'' adresindeki işyerinin kira olup, 07/09/2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile kapanmasına karar verildiğini savunmuştur. Ancak dava dışı .....'a ait firmanın hangi tarihte bu adreste faaliyete başladığı, şirketin hangi tarihten itibaren işyerini boşalttığı, şirketin işyerini boşattıktan sonra kira ödemeye devam edip etmediği hususları belirlenmemiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde taraf kanıtları değerlendirilip, özellikle dairelerin gerçek değerleri belirlenerek satışların gerçek değer üzerinden yapılıp yapılmadığı, şirket ortaklarının yakınlarına yapılan satışın muvaazalı olup olmadığı, dava dışı .....'a ait firmanın hangi tarihte şirket adresinde faaliyete başladığı, şirketin hangi tarihten itibaren işyerini boşalttığı, şirketin işyerini boşattıktan sonra kira ödemeye devam edip etmediği hususlarında şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişiler kurulundan rapor alınıp, davacıların tüm iddiaları ayrı ayrı değerlendirilip, şirketin zararının olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13047 E. 2015/11872 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… davacıların ortağı olduğu şirket parası ile alındığı ve önce davalı ..., sonrasında diğer davalı ...'a muvaazalı olarak devredildiği iddia olunan taınmazların tapu «kaydının» iptali ve davacıların ortağı olduğu dava dışı .... adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiş ise de; şirket ortakları tarafından açılan işbu davada, taşınmazların şirket parası ile alındığı, önce şirket «yönetim kurulu» başkanı olan ...'e, sonrasında ise diğer davalı ...'a muvaazalı olarak devredildiği iddia edilip, taşınmazların şirket adına tescili talep edildiğine göre, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davanın «ticari nitelikte» olduğu ve uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri nezdinde çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların maliklerinin şahıslar olduğu şirket kayıtlarına geçmediği, davanın şirkete ait «malvarlığıyla» ilgili bir dava olmadığı, tapu iptali ve tescil davası olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde yasal süresinde talep halinde ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3599 E. 2015/5234 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirkete ait taşınmazların metrekare birim değerleri ve rayice uygun olarak 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket ortaklar kararına uygun olarak satışının yapıldığı, şirket kayıt ve «defterlerinin» taşınmaz satışı ve bedellerini doğruladığı, şirket veya ortakların zararına olarak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… indeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın «limited şirket» yöneticisine karşı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca açılmış «sorumluluk davası» niteliğinde olması nedeniyle müdür sıfatını haiz olmayan davalı ortaklar ... ve ... hakkındaki davanın dinlenemeyecek olmasına ve davaya konu ...,...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların satışının 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket «ortaklar kurulu» kararına uygun olarak yapılmış bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dava, davalı «şirket müdürünün sorumlu» olduğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ını ileri sürmüştür.Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen ... daire ve bir dükkanın satışının yapıldığı, 2011 yılı «defterlerindeki» kayıtlara göre bir dükkan ve ... dairenin emlak vergi rayiç bedellerinden düşük satılmadığı, ... daireye ilişkin satışın da 2011 yılı defterlerinde bulunmadığı bel …
Benzer bu karardaMahkemece, her iki şirket «defterlerinin» lehlerine delil olarak kullanılamayacağı, davalı ...'ın «şirket müdürü» olarak yaptığı satış işleminin «dürüstlük kurallarına» ve mevzuata uygunluğunun ayrı bir konu olduğu, davacı iddialarının soyut ve yetersiz kaldığı, aksine satışlar sonucu davacı şirkete ait kredi borçlarının ödendiğine ilişkin banka kayıtlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, araçların şirketin tek mal varlığı olup olmadığı, tek mal varlığı olması halinde devir için «ortaklar kurulu» kararı alınmış olması gerektiği, ortaklar kurulu kararı alınmamış olması durumunda ise devrin hükümsüz olacağı hususu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, her iki şirket «defterlerinin» lehlerine delil olarak kullanılamayacağı, davalı ...'ın «şirket müdürü» olarak yaptığı satış işleminin «dürüstlük kurallarına» ve mevzuata uygunluğunun ayrı bir konu olduğu, davacı iddialarının soyut ve yetersiz kaldığı, aksine satışlar sonucu davacı şirkete ait kredi borçlarının ödendiğine ilişkin banka kayıtlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8020 E. , 2016/8583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .......... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../02/2015 tarih ve 2012/153-2015/36 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/.../2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalıların .. ... ve Ticaret Ltd. Şti.‘nin ortakları, davalı ...'in ise müdürü olduğunu, müvekkillerinin haberi olmaksızın şirkete ait bazı taşınmaz malların gerçek değerinin altında ve muvaazalı olarak üçüncü şahıslara satıldığını, bazı ortakların ve birinci derece hısımlarının mal varlıklarında dikkat çekici artışlar görüldüğünü, davalı ...’in damadı .. ..... 'a ait işletmenin şirket adresinde faaliyet gösterdiğini, davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek, şimdilik davalıların şirkete verdikleri zarardan müvekkillerinin payına düşecek miktar olan 400.000 TL‘nin sadece müvekkillere ait olduğu şerh edilecek biçimde tasarruf tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte şirkete ödettirilmesine, aksi takdirde bütün zararların şirkete ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...'in şirket müdürü olduğunu, diğer müvekkillerinin şirket ortağı olup şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, şirket ortağı aleyhine sorumluluk nedeni ile dava açılamayacağını, bu nedenle müvekkillerinden ... ve ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, satılan daire ve dükkanların piyasa rayiç değerinden şirket müdürü tarafından şirket borçlarını ödemek için satıldığını, şirketin zarara uğratılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirkete ait taşınmazların metrekare birim değerleri ve rayice uygun olarak 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket ortaklar kararına uygun olarak satışının yapıldığı, şirket kayıt ve defterlerinin taşınmaz satışı ve bedellerini doğruladığı, şirket veya ortakların zararına olarak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın limited şirket yöneticisine karşı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 309.maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davası niteliğinde olması nedeniyle müdür sıfatını haiz olmayan davalı ortaklar ... ve ... hakkındaki davanın dinlenemeyecek olmasına ve davaya konu ...,...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların satışının 04/01/2011 tarih 2011/... sayılı şirket ortaklar kurulu kararına uygun olarak yapılmış bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava, davalı şirket müdürünün sorumlu olduğu ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, şirkete ait bazı taşınmaz malların gerçek değerinin altında ve muvaazalı olarak ortakların yakınlarına satıldığını ileri sürmüştür.Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen ... daire ve bir dükkanın satışının yapıldığı, 2011 yılı defterlerindeki kayıtlara göre bir dükkan ve ... dairenin emlak vergi rayiç bedellerinden düşük satılmadığı, ... daireye ilişkin satışın da 2011 yılı defterlerinde bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaa edilen ve satılan dairelerin gerçek değerleri belirlenmediği gibi, bir kısım dairelerin satışına ilişkin inceleme de yapılmamıştır.
Öte yandan, taşınmazların şirket ortaklarının yakınlarına muvaazalı olarak satıldığına ilişkin davacı iddiası üzerinde hiç durulmamış, bu yönde karar gerekçesinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.
Ayrıca davacı, davalı ...’in damadı .....'a ait işletmenin şirket adresinde faaliyet gösterdiği iddia etmiş, davalılar vekili ise, şirkete ait ''... ... .... No.38 ..........'' adresindeki işyerinin kira olup, 07/09/2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile kapanmasına karar verildiğini savunmuştur. Ancak dava dışı .....'a ait firmanın hangi tarihte bu adreste faaliyete başladığı, şirketin hangi tarihten itibaren işyerini boşalttığı, şirketin işyerini boşattıktan sonra kira ödemeye devam edip etmediği hususları belirlenmemiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde taraf kanıtları değerlendirilip, özellikle dairelerin gerçek değerleri belirlenerek satışların gerçek değer üzerinden yapılıp yapılmadığı, şirket ortaklarının yakınlarına yapılan satışın muvaazalı olup olmadığı, dava dışı .....'a ait firmanın hangi tarihte şirket adresinde faaliyete başladığı, şirketin hangi tarihten itibaren işyerini boşalttığı, şirketin işyerini boşattıktan sonra kira ödemeye devam edip etmediği hususlarında şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişiler kurulundan rapor alınıp, davacıların tüm iddiaları ayrı ayrı değerlendirilip, şirketin zararının olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....350 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276861200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz