Ek tasfiye işlemleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11344 E. 2016/8411 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ sermaye artırımı↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sermayesini asgari sermaye limiti olan 10.000 TL'ne yasal süre içerisinde çıkarmadığından sicilden silindiği, davacı tarafından dosyaya sunulan envanter defterinde şirkete ait makina ve ekipmanların bulunduğu, vergi dairesinden gelen yazıdan şirketin halen faal olduğunun anlaşıldığı, davacının şirket ortağı olup, dava açmakta menfaati bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı ...'nce sicilden terkin işlemi 6102 sayılı TTK 7/1 - (a) bendine göre gerçekleştirilmiştir. Terkin işleminin yapıldığı 09.07.2014 tarihi itibariyle öngörülen sermaye artırımı koşulu yerine getirilmediğine ve aynı Kanunun Geçici 10. maddesi uyarınca sermaye artırımı için başvuruda bulunulduğu hususu da ileri sürülmediğine göre, davalı tarafça gerçekleştirilen terkin işlemi yasaya uygundur.
Bu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK 7/15. maddesi uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ihya kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK 7/15. maddesi uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «ihya» kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · usulden reddi · hukuki yarar · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK 7/15. maddesi uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «ihya» kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · usulden reddi · hukuki yarar · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11344 E. , 2016/8411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2016 tarih ve 2016/43-2016/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ... ve Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yönetiminin daha önce akrabası olan dava dışı ...'da olduğunu ve kendisinin yönetimde aktif rol almadığını, şirketle ilgili bilgi almaya gittiğinde şirketin re’sen terkin edildiğini öğrendiğini oysa, şirketin vergi dairesinde halen aktif olduğunu, şirket müdürünün görev süresinin sona erdiğini, şirket üzerinde ticari stoklarının bulunduğunu, şirketin kapatılması nedeniyle ticari faaliyette bulunamadıklarını ileri sürerek, şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sermayesini asgari sermaye limiti olan 10.000 TL'ne yasal süre içerisinde çıkarmadığından sicilden silindiği, davacı tarafından dosyaya sunulan envanter defterinde şirkete ait makina ve ekipmanların bulunduğu, vergi dairesinden gelen yazıdan şirketin halen faal olduğunun anlaşıldığı, davacının şirket ortağı olup, dava açmakta menfaati bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı ...'nce sicilden terkin işlemi 6102 sayılı TTK 7/1 - (a) bendine göre gerçekleştirilmiştir. Terkin işleminin yapıldığı 09.07.2014 tarihi itibariyle öngörülen sermaye artırımı koşulu yerine getirilmediğine ve aynı Kanunun Geçici 10. maddesi uyarınca sermaye artırımı için başvuruda bulunulduğu hususu da ileri sürülmediğine göre, davalı tarafça gerçekleştirilen terkin işlemi yasaya uygundur.
Bu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK 7/15. maddesi uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ihya kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274955400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz