6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptalinde görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/542 E. 2018/164 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali ve tereke adına tescil davasında, uyuşmazlığın konusunu oluşturan malvarlığı unsurunun (ticari şirket hissesi) TTK'da düzenlenmiş olması ya da hisse değerinin belirlenmesi için ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerekmesi, davayı ticari dava haline getirmez. Görevli mahkemenin belirlenmesinde ölçüt, muvazaaya konu malvarlığının niteliği değil, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen muvazaalı bir işlemin bulunup bulunmadığıdır; bu tür davalar TMK 576 kapsamında değerlendirilir ve TTK 4-5'te sayılan mutlak/nispi ticari dava niteliğinde olmadığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davasında görevli mahkeme → ret

İddia: Davacı vekili, limited şirket paylarının devri, tescili ve payların gerçek değerinin belirlenmesine ilişkin davaların tipik mutlak ticari davalardan olduğunu, muvazaalı devirde gösterilen bedelin gerçek bedel olup olmadığının tartışılacağı bu davada görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, ayrıca şirket defterleri ve finansal tabloların inceleneceğini belirterek davanın ticari dava olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen limited şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların tereke adına tesciline ilişkindir; davacı, müteveffanın ölümünden evvel yaptığı hisse devirlerinin muvazaalı olduğunu ve bu suretle miras payının zedelendiğini ileri sürerek hak iddia etmektedir. Miras payına dahil olduğu öne sürülen malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri) TTK'da tanımlanmış olması davayı ticari dava kılmaz; muvazaanın var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması bağlamında hisselerin reel değerinin belirlenmesi sürecinde ticari defter ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz. Görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği değil, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemin bulunup bulunmadığıdır; bunu değerlendirme görevi HMK 2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Dava, TMK 576 kapsamında değerlendirilmesi gereken muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali davası olup TTK 4'te yazılı mutlak ticari davalardan ve TTK 5'te yazılı nispi ticari davalardan olmadığından, bu davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davalarında, uyuşmazlık konusunun ticari şirket hissesi olması veya hisse değerinin belirlenmesinde ticari kayıtların incelenmesi gerekmesinin davayı ticari dava haline getirmediği ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde bölgesel ikna edici bir tespit içermektedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali ve tereke adına tescil davalarında, uyuşmazlığın konusunu oluşturan malvarlığı unsurunun (örn. şirket hissesi) niteliği değil, muvazaalı işlemin mirasçıların hukukunu zedeleyip zedelemediği esas alınır; bu davalarda TTK 4 ve 5'te sayılan mutlak/nispi ticari dava şartları oluşmadığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir, Asliye Ticaret Mahkemesi değildir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muris muvazaası görev mutlak ticari dava nispi ticari dava dava şartı tereke hisse devri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4TTK 5 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 576 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/542

KARAR NO 2018/164

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/06/2017

NUMARASI 2017/169 Esas 2017/405 Karar

DAVA

Hisse Devrinin İptali(Muris Muvazasına İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018

Görevsizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların müteveffa ...'ın çocukları olduğunu, davalının mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak şirket paylarının devri için babasını zorlayarak kandırması neticesi İst. ...Noterliğinin 07/03/2011 tarih... yevmiye no ile 137.500-TL,06/01/2012 tarih 303 yevmiye ile 4.197.500-TL, 06/01/2012 tarih 302 yevmiye ile 2.500-TL'lik payları alarak tek ortak kaldığını, şirketin sermayesinin 03/01/2012 tarihinde 10.500.000-TL'ye çıkarıldığını, artırmanın tamemen dağıtılmayan geçmiş yıllar kârı ve ortakların alacaklarından karşılandığını, payların nominal değer üzerinden devredildiğini,.2012'nin başında şirketin gerçek değerinin 100.000.000-TL'nin üstünde olduğunu, payların gerçek sahibinin muris olduğu,ölümden sonra vasiyetnamenin iptali için Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/566 esas, terekenin tespiti için Bakırköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/772 esas, veraset ilamı için davalar açıldığını belirterek Ticaret Sicilinin...

nosuna kayıtlı ...... Ltd.Şti.'nin davalıya devredilen payların gerçek değeri üzerinden tereke adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bütün şirket hisselerinin dava edildiğini, müvekkilinin devraldığı hisseler nedeniyle 15.000.000-TL ödediğini, harcın tamamlanmasını ve şirketin davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali talebi yönünden davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu,... Dış Ticaret....td.Şti'ni tek başına kurduğunu, ... Turizm ..Ltd. Şti'nin muris ile ortak olarak kurulduğunu, sermayenin eşit olarak karşılandığını,arsaların şirket kurulduktan sonra şirket adına satın alındığını, murise ait olmadığını,hisselerin gerçek değerleri üzerinden müteveffanın banka hesabına ödenmek suretiyle satın alındığını haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın TTK 4.maddesine göre ticari bir dava olmadığı, muris muvazaası nedeniyle murise ait şirket hisselerinin davalıya devrine ilişkin hisse devir işlemlerinin iptali ve tereke adına tescili davası olduğu, mutlak veya nispi ticari dava olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 576.maddesi hükümlerine göre açılan işbu davanın görülüp sonuçlandırılmasının ticaret mahkemesinin görevine girmediği, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 138. maddesindeki düzenleme de gözetilerek HMK. 114/1-c, 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, limited şirketin paylarının devri, tescili ile şirket paylarının gerçek değerinin belirlenmesi konusundaki davaların tipik mutlak ticari davalardan olduğunu, miras bırakanın paylarının muvaazalı olarak devrinde gösterilen şekli bedelin gerçek bedel olup olmadığı konusunun tartışılacağı görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, murisin eşit payla kurulan şirkete mülkiyeti kendisine ait üç taşınmasızın otel inşaatı için tahsis ettiğini, miras bırakanın taşınmazı üzerinde yapılan bu otelin şirketin ana sermayesini oluşturduğunu, tahsis edilen arsanın ve otelin değeri ile inşaat maliyeti ve getirisi, şirket defterleri ve finansal tablolarının incelenmesi gerektiğini, davanın ticari bir dava olduğunu öne sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen limited şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların tereke adına tesciline,murise ödenmeyen şirket gelirlerinin belirlenerek terekeye intikaline karar verilmesine ilişkindir. Davacı müteveffanın devrettiği payları üzerinde miras hakkına dayalı terekeyi ilgilendiren bir istekte bulunmaktadır. (Müteveffanın paylarının ve paylardan elde edilebilecek hakların aslında terekede kalması gerektiğini öne sürmektedir.)Davacı, müteveffanın ölümünden evvel yaptığı hisse devirlerinin muvazaalı olduğunu,bu bağlamda tereke üzerinden miras payının zedelendiğini ileri sürerek hak iddia etmektedir.

Miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri) 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olması, davayı ticari dava kılmaz. Davanın (iddianın) temeli muris muvazaasıdır. Muvazaanın var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması anlamında davanın konusunu oluşturan hisse senetlerinin reel değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz. Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığıdır.

Bunu değerlendirme görevi de 6100 sayılı HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.

Dava muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali davası olup, 4721 sayılı TMK'nun 576.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir dava olmakla ve 6102 sayılı kanunun 4.maddesinde yazılmış mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5.maddesinde yazılı olduğu gibi nisbi ticari davalardan da olmadığı, bu itibarla ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkemece verilen görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi yönündeki kararı hukuka ve yasaya uygun olup istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353-1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261971 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.