6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ek tasfiye zorunluluğunda şirketin ihyasında hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/416 E. 2019/363 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği sona eren bir şirket aleyhine, terkinden önce başlamış ve halen devam eden icra takipleri veya dava dosyaları bulunması halinde, bu takip ve davaların sürdürülüp sonuçlandırılabilmesi için TTK 547. madde kapsamında şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasının istenmesinde hukuki yarar vardır; tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin malvarlığı bulunmadığı yönündeki savunmalar ihya talebini değil, esas takip ve davaların sonucunu ilgilendiren hususlardır. Ayrıca, ek tasfiye/şirket ihyası davaları TTK 1521 ve HMK 382 kapsamında çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda verilen istinaf kararları kesindir; temyiz yolu açık değildir.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve hukuka uygun yapıldığını, şirketin tasfiye sonucunda hiçbir alacağı ve borcunun bulunmadığının kesinleştiğini, davacının tasfiye aşamasında alacak başvurusu yapmadığını, tasfiye sonrasında şirketin malvarlığı bulunmadığından ihya davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Dosyada, şirketin tasfiyenin tamamlanarak sicilden terkin edildiği anlaşılmakla birlikte, davacı tarafından tasfiye sürecinden çok önce şirket aleyhine başlatılmış derdest bir icra takibi ile devam eden icra takipleri ve iş mahkemelerinde açık dava dosyaları bulunduğu, bu takip ve davaların sürdürülmesi ve sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılmaktadır. Tasfiyeden önceki alacaklara ilişkin davalar nedeniyle ihya istenmesinde hukuki yarar bulunduğundan tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği; davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin hukuka uygunluğuna ilişkin savunmalarının ise esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye/ihya davalarının çekişmesiz yargı işi sayılması ve temyiz yolunun kapalı olması → kabul

Gerekçe: Dairece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamı ile; şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesinde açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği; bu nedenle daha önceki uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın ikinci sorunu, ek tasfiye/şirket ihyası davalarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca çekişmesiz yargı işi sayılması ve bu nedenle istinaf kararlarının kesin olup temyiz yolunun kapalı olduğu yönündeki tespiti içermesi nedeniyle usul hukuku açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası hukuki yarar çekişmesiz yargı işi basit yargılama usulü tüzel kişiliğin sona ermesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/416

KARAR NO 2019/363

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2018

NUMARASI 2018/92 Esas 2018/1174 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/03/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ihyası istenen şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, aldığı çekin karşılıksız çıkması üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak sicilden silinmesi nedeniyle tebligat yapılamadığını ileri sürerek .... Tic. Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığını, şirketin malvarlığı olmaması halinde ihya yoluna gidilebilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun araştırılması gerektiğini, tasfiye süresinde davacının başvuru yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Müdürlüğü vekili, müvekkilinin TTK m.32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye süresinde sorumluluğun tasfiye memurunda bulunduğunu, yasal hasım durumunda olduklarını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile ek tasfiyesi istenen şirket aleyhine yapılan takibin derdest olduğu, şirketin terkin ile sona eren tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve ek tasfiyesinin zorunlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 547/2 gereği terkinden önceki tasfiye memuru olan davalının, yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran tasfiye memuru vekili; alacaklının 2015 yılında ihtiyati haciz kararı aldığını, tebligat bila döndükten sonra icra dosyasında hiçbir işlem yapmadığını, şirketin tasfiye aşamasında olduğunun Ticaret Sicil kayıtlarında bulunan bir husus olduğunu, alacaklının hacze gittiği tarihte şirketin resmi adresinin, hacze gidilen adres olmadığını, bu hususların hiç değerlendirilmediğini, tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve hukuka uygun yapıldığını, firmanın tasfiye sonucunda hiçbir alacağı ve borcunun olmadığının kesinleştiğini, davacının tasfiye aşamasına alacak başvurusu yapmadığını, tasfiye sonrasında şirketin herhangi bir malvarlığı bulunmadığından ihya davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK' nun 547 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyenin tamamlanarak sicilden 14/12/2017 tarihinde tescil ve terkin edildiği anlaşılmakta ise de ;davacı tarafından tasfiye sürecinden çok evvel şirket aleyhinde 03/06/2015 tarihinde başlatılmış olan derdest icra takibi bulunduğu, bu mealde yine kararda yazılı icra takipleri ve İş Mahkemelerinde devam eden dava dosyaları mevcut bulunduğu icra takiplerinin ve dava dosyalarının sürdürülmesi ve sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından;

TTK'nın 547. Maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu,tasfiyeden evvel ki alacaklarına ilişkin davalar nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun savunmalarının esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce ;Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken ;Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521.maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382.maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ,ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında ,ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle ,daha evvel ki uygulamadan dönülerek ,çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 36,75 TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255491 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.