Külli halefiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6746 E. 2013/1360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ iflas idaresi↗ halefiyet↗ borcun üstlenilmesi↗ zamanaşımı def'i↗ hisse devir sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ olumsuz oy↗ def'i↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ temerrüt faizi↗ iflas↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336', '818/41']
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabındaki paranın davalı banka nezdinde kaldığı, dava dışı ...'den paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı müflis ... İflas İdaresi hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, BDDK hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 246.000,42 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin zamanaşımı def'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ve borcu üstlenen ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından ...’ye de husumet yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece ... yönünden borcu üstlenen sıfatıyla dava kabul edildiği halde davalı sıfatıyla hakkındaki dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca,uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı tarafından 246.423,40 TL nin tahsili için dava açılmış olup, mahkemece 246.000,42 TL’ye hükmedildiği, buna göre 422,98 TL yönünden davanın kısmen reddedildiği gözönüne alındığında reddedilen miktar yönünden mümeyyiz davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi de doğru olmamış, kararı bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · husumet · dava şartı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
İflas İdaresi hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle «açılmamış sayılmasına», BDDK hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 246.000,42 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… ada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · borcun üstlenilmesi · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
… ada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından ...’ye de «husumet» yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece ... yönünden «borcu üstlenen» sıfatıyla dava kabul edildiği halde davalı sıfatıyla hakkındaki dava yönünden olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · borcun üstlenilmesi · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
… ada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından ...’ye de «husumet» yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece ... yönünden «borcu üstlenen» sıfatıyla dava kabul edildiği halde davalı sıfatıyla hakkındaki dava yönünden olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/636 E. 2014/19335 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/336', '818/41']
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca,«uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’u …
… ada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ... ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ...A.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13. maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… unun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6746 E. , 2013/1360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2011 tarih ve 2010/10-2011/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devir edilen ...’nin mudisi iken hesabındaki 246.423,40 TL’nin banka çalışanlarının yönlendirmesi ile ... hesabına aktarılmış gibi işlem yapıldığını, ancak paranın davalı banka nezdinde kaldığını, daha sonra bankaya davalı ... tarafından elkonulduğunu, müvekkilinin bu nedenle parasını alamadığını ileri sürerek, 246.423,40 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabındaki paranın davalı banka nezdinde kaldığı, dava dışı ...'den paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı müflis ... İflas İdaresi hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, BDDK hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 246.000,42 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin zamanaşımı def'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ...
ve borcu üstlenen ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından ...’ye de husumet yöneltilerek dava açılmış olmasına rağmen mahkemece ... yönünden borcu üstlenen sıfatıyla dava kabul edildiği halde davalı sıfatıyla hakkındaki dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca,uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ...’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, ...’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen ...’nin 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı tarafından 246.423,40 TL nin tahsili için dava açılmış olup, mahkemece 246.000,42 TL’ye hükmedildiği, buna göre 422,98 TL yönünden davanın kısmen reddedildiği gözönüne alındığında reddedilen miktar yönünden mümeyyiz davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi de doğru olmamış, kararı bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve borcu üstlenen sıfatıyla ... vekilinin diğer temyiz itirazların reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçenler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ne iadesine, 22/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254210900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz