6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanması ve muhalefet şerhi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/853 E. 2019/840 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

İlgili mesele: ◆ İbra oylamasında YK üyelerinin oydan yoksunluğu

Gerekçe özeti

TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin genel kurul kararlarında oy hakkına sahip değildir; bu buyurucu hükme aykırı şekilde birbirlerinin ibra oylamasına katılıp olumlu oy kullanmaları halinde bu oylar geçersiz sayılır ve ibra kararının oluşup oluşmadığı, oy hakkı bulunan pay sahiplerinin oyları esas alınarak yeniden değerlendirilir. Emredici/buyurucu nitelikteki bu hükme aykırılık nedeniyle açılan iptal davalarında, ortakların toplantı tutanağına muhalefet şerhi yazdırmamış olmaları, TTK 446'daki muhalefet şerhi şartının aksine, iptal davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddin doğruluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, TTK 436/2 emredici hükmüne aykırı şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortakların muhalefet şerhi yazdırmamış olsalar dahi iptal davası açabileceklerini, ilk derece mahkemesinin bu nedenle davayı usulden reddetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin TTK 436/2. madde hükmüne göre yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değildir. Somut olayda her bir yönetim kurulu üyesi kendi ibrasında oy kullanmamış olsa da diğer üyenin ibra oylamasına katılıp olumlu oy kullanmıştır; bu oyların ibra kararına etkisi üzerinde durulmalıdır. TTK 436. madde hükmü buyurucu niteliktedir. Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilirler. Bu nedenle mahkemenin muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Oy hakkı bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında kullandığı oyların geçersizliği ve ibra kararının sonucu → kabul

İddia: Davacı vekili, davacı dışında toplantıya katılan diğer üç kişinin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle ibra oylamasında oy kullanamayacaklarını, kullandıkları oyların TTK 436/2 gereği geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, ibranın gerçekleşmediğinin tespitini talep etmiştir.

Gerekçe: İbra oylamasında ancak davacı ve oy hakkına sahip bir diğer paydaşın oyları dikkate alınabilecektir. Olumlu oy kullanan paydaşın oy sayısı 1.320.000, davacının red oyu 2.640.000 adet olduğundan, davacının red oyu ile ibranın gerçekleşmediği açıktır. Bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararının (4 nolu karar) yok hükmünde olduğu sonucuna varılmış ve genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, yönetim kurulu üyelerinin TTK 436/2'deki oy yasağına aykırı olarak birbirlerinin ibra oylamasına katılmasının bu oyları geçersiz kıldığı ve bu emredici hükme aykırılık nedeniyle açılan iptal davalarında muhalefet şerhi şartının aranmayacağı yönünde açık bir hukuk kuralı ortaya konulmuştur; bölgesel ve ikna edici nitelikte emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında, toplantıda olumsuz oy verip bu muhalefetini tutanağa geçirtmemiş olan ortağın dava şartı yokluğu nedeniyle davasının usulden reddedilemeyeceği; TTK 436/2 gibi buyurucu hükme aykırılık iddiasına dayanan iptal davalarında muhalefet şerhinin dava şartı olarak aranmayacağı kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali yönetim kurulu üyelerinin ibrası oy yasağı TTK 436/2 muhalefet şerhi buyurucu (emredici) hüküm yok hükmünde olma

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 436/2TTK 445TTK 446 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/853

KARAR NO 2019/840

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/12/2018

NUMARASI 2018/551 Esas 2018/1371 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/06/2019

Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacının davalı şirkette 2.640-TL sermaye payı olduğunu, davalı şirketin 27/03/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında pay sahibi davacının vekili olarak katıldığını, toplantı tutanağının 4.maddesindeki YK üyelerinin ibra oylamasında, oy hakları bulunmamasına rağmen, YK üyelerinin oy kullanarak oyçokluğu ile kendilerini ibra ettiklerini, ancak davacının dışında toplantıya katılan diğer 3 kişinin davalı şirketin YK üyesi olması nedeniyle ibra oylamasında kullandıkları oyların TTK 436/2.maddesi gereğince geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, olağan genel kurul toplantında alınan 4.nolu kararın TTK 445 ve 446.maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini,ibra oylamasının TTK 436/2.maddesi gereğince geçersizliğinin tespiti ile karardaki olumsuz oy sayısına göre, YK üyelerinin ibra edilmediğinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; olağan genel kurul toplantı tutanağında davacının muhalefet şerhi bulunmadığını, iptal davası açma hakkı bulunmadığını, davacının YK üyelerinin ibrasına ilişkin ret oyu kullanmış ise de usulune uygun muhalefet şerhi düşmediğini, muhalefet şerhinin iptal davası açmak için şart olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,TTK 446.maddesi hükmü gereğince toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten üyelerin iptal davası açabileceği, davacının yönetim kurulunun ibrasına ilişkin ret oyu kullandığı, ancak toplantı tutanağına muhalefet şerhi yazdırmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;YK üyelerinin İbralarının oylanmasına; davacı temsilcisinin red oyu kullandığı,ancak kendi kendilerini ibra kararı aldıklarını, davacı vekilinin red oyunun gerekçesini de yazdırarak muhalefetini şerh düştüğünü, davacı dışında toplantıya katılan diğer 3 kişinin YK üyesi olması nedeniyle, ibra oylamasında oy kullanamayacaklarını, kullandıkları oyların TTK 436/2 maddesi gereği geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, emredici nitelikteki kanun maddesine aykırı şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortakların, muhalefet şerhi yazdırmamış olsalar dahi iptal davası açabileceklerini kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini, mümkün olmaması durumunda mahkemeye yeni bir karar verilmek üzere sevkini talep etmişlerdir.

GEREKÇE

Davalı şirketin 27.3.2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir.Toplantıya tüm pay sahiplerinin katıldığı ,paydaşlardan ... şirket yönetim kurulu üyeleri oldukları ; YK üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaksızın YK Başkanı .... ibrasının ... olumlu oylarıyla ,YK üyesi ....da kendi ibrasında oy kullanmaksızın ... olumlu oylarıyla,.... de ... olumlu oylarıyla ibra edildikleri ,davacının da olumsuz oy kullandığı anlaşılmaktadır. İzah edildiği üzere her bir YK üyesi için bir diğer YK üyesi oylamaya katılıp olumlu oy kullanmıştır.YK üyelerinin ibrasına ilişkin TTK 436/2 nci madde hükmüne göre yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.

Somut olayda, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibra oylamasında oy kullanmamış iseler de diğerinin ibra oylamasına katıldıkları ve olumlu oy kullandıkları anlaşıldığından kullandıkları oyların ibra kararında etkisinin üzerinde durulmalıdır.TTK 436 ncü madde hükmü buyurucu niteliktedir.Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilirler.İbra oylamasında ancak davacı ... ve ... oyları dikkate alınabilecektir. Olumlu oy kullanan paydaş ... olumlu oy sayısının 1.320.000 ,davacının red oyu 2.640.000 adet olduğu ,davacının red oyu ile ibranın gerçekleşmediği açık olduğundan , bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin(4) nolu kararın yok hükmünde olduğu,mahkemece genel kurulda YK.nun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerekirken ,muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olduğundan ibaşvurunun kabulune, hükmün kaldırılmasına ve 4 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2018 Tarih 2018/551 Esas 2018/1371 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE; Davalı şirketin 27/03/2018 tarihli olağan genel kurulunda alınan 4 nolu kararın iptaline"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 44,40- TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı vekili için takdir olunan 2.725- TL maktu vekalet ücretinin ve yapılan 116-TL posta masrafından ibaret davacı yargı giderinindavalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 31,13-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.20/06/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252682 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3603 E. 2020/2360 K. · Onandı

Nisaba aykırı ibra kararının iptalinde muhalefet şerhi aranmaz

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyeleri TTK 436/2 (ve TTK 463) uyarınca kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz; oydan yoksun üyelerin oylarıyla alınan ibra kararı nisaba aykırılık nedeniyle geçersiz/yok hükmündedir. Bu tür geçersiz kararlara karşı iptal davası açmak için, pay sahibinin muhalefet şerhini tutanağa geçirmiş olması şart değildir; muhalefet şerhi bulunmasa da iptal istenebilir.

Emsal değeri

Oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oyuyla alınan ibra kararının nisaba aykırılıkla geçersiz olduğu ve iptali için muhalefet şerhi aranmayacağı yönünden emsal değeri taşır; Yargıtay onamasıyla teyit edilmiştir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali ibra oydan yoksunluk muhalefet şerhi nisap yokluk

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/3603 E.  ,  2020/2360 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2018 tarih ve 2018/551 E- 2018/1371 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2019/853 E- 2019/840 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısına %20 pay sahibi olan davacının vekili olarak katıldığını, toplantı tutanağının 4. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında, oy hakları bulunmamasına rağmen oy kullanarak oyçokluğu ile kendileri dışındaki üyeleri ibra ettiklerini, ibra oylamasında kullanılan oyların TTK 436/2. maddesi gereğince geçersiz ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek olağan genel kurul toplantısında alınan 4.nolu kararın TTK 445 ve 446. maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini, ibra oylamasının TTK 436/2.maddesi gereğince geçersizliğinin tespiti ile karardaki olumsuz oy sayısına göre, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmediğinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağında davacının muhalefet şerhinin bulunmadığını ve bu nedenle iptal davası açma hakkının doğmadığını, davacının yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin ret oyu kullanmış ise de usulune uygun muhalefet şerhi düşmediğini, muhalefet şerhinin iptal davası açmak için şart olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK 446. maddesi hükmü gereğince toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren üyelerin iptal davası açabileceği, davacının yönetim kurulunun ibrasına ilişkin ret oyu kullandığı, ancak toplantı tutanağına muhalefet şerhi yazdırmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin 27/3/2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiği, toplantıya tüm pay sahiplerinin katıldığı, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaksızın diğer üyelerin ibralarında olumlu oy kullanarak yönetim kurulu üyelerini ibra ettiklerini oysa yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin TTK 436/2 nci madde hükmüne göre yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz olmadıkları, alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilcekleri gerekçesi ise mahkemece genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerekirken muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulune, hükmün kaldırılmasına ve 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 463. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin gerek kendi gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacak olmasına ve genel kurulda ibraya ilişkin alınan kararın nisaba aykırılık nedeniyle yok hükmünde olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.