Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10446 E. 2013/290 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ispat külfeti↗ protokol↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının murisinin dava konusu poliçeler düzenlenmeden önce akciğer kanseri olduğunu bilmesine rağmen 5 ay süresince düzenlenen 6 adet poliçede de hastalığını bildirmemesi ve resmi kayıtlara göre de bu hastalığı nedeni ile vefat etmiş olması durumu karşısında, davalılar arasında davalı kooperatifin ortaklarının aldıkları krediler için düzenlenecek hayat sigortasına ilişkin protokolün 7/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin ödemeden kaçınma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava konusu poliçelerden iki tanesi 23.01.2007 ve 24.01.2007 tarihlerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Mahkemece biyopsi tarihi esas alınarak, davacının murisinin hastalığını kasten gizlediği gerekçesiyle bu poliçeler bakımından da davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, bilirkişi raporuna itirazında biyopsi tarihinde henüz, gizlendiği iddia edilen hastalık bakımından tabip teşhisi bulunmadığını ayrıca da hastalığın muristen gizlendiğini ileri sürdüğüne ve biyopsi sonuçlarının da bu poliçelerin tanzim tarihinden sonra çıktığı anlaşıldığına göre, mahkemece hastaneden davacının murisi ile ilgili biyopsi işleminden önce ölüme neden olan hastalıkla ilgili olarak bir tanı konulup konulmadığı hususundaki delillerin, bu husustaki ispat külfeti kendisinde olan davalıdan sorulmak ve ibraz edildiğinde bu deliller üzerinde durulmak suretiyle ve şayet sadece biyopsi sonucuyla hastalığın teşhisi konmuş ise bu iki poliçenin geçerli olduğu kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1638 E. 2017/1009 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz kararda… tlara göre de bu hastalığı nedeni ile vefat etmiş olması durumu karşısında, davalılar arasında davalı kooperatifin ortaklarının aldıkları krediler için düzenlenecek «hayat sigortasına» ilişkin «protokolün» 7/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin ödemeden kaçınma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı olarak poliçe «lehtarı» Kooperatif ve sigorta şirketi gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · mirasçılık · olumsuz oy · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı olarak poliçe «lehtarı» Kooperatif ve sigorta şirketi gösterilmiştir.
Poliçe «lehtarı» Kooperatif poliçe bedelini talep etmek için dava açmadığından sigortalının yasal «mirasçısı» eşi tarafından işbu dava açılmıştır.
… muş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23/01/2007 ve 24/01/2007 tarihli poliçe bedelleri toplamı 5.187,25 TL'nin 04/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kararın gerekçe kısmında davalı Kooperatif hakkında olumlu yada «olumsuz» bir değerlendirme yapılmadığı gibi, davada iki davalı bulunmasına rağmen mahkemece “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, ancak hangi davalıdan tahsili gerektiği konusunun açık ve net olarak anlaşılamadığından hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8040 E. 2013/7266 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · sigorta tazminatı · lehtar · muvafakat
Benzer bu kararda… layısıyla davalı sigorta şirketinin davacıların murisi ...'ın daha önce bildiği hastalığını poliçe düzenlenirken gizlediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, poliçede «lehtar» olarak ismi geçen dava dışı Türkiye İş Bankası'nın davacıların dava açmalarına «muvafakatı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, poliçede "dain-i mürtehin ve «lehdar»" olarak gösterilen dava dışı Türkiye İş Bankası Beşyol Şubesi, mahkemenin müzekkeresine "İşbu davaya, mahkemenizce yapılacak yargılamanız neticesinde «sigorta tazminatının» ...
Sigorta A.Ş. tarafından bankamıza ödenmesi kaydıyla «muvafakat» etmekteyiz" şeklinde cevap vermiştir.
Bu şekildeki bir yazı ile sigorta bedelinin davacılara ödenmesine «muvafakat» edildiğinin kabul edilemeyecek olmasına rağmen mahkemece anılan yazı davacıların davasına muvafakat edildiği yönünde nitelendirilerek davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1040 E. 2013/17804 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz kararda… tlara göre de bu hastalığı nedeni ile vefat etmiş olması durumu karşısında, davalılar arasında davalı kooperatifin ortaklarının aldıkları krediler için düzenlenecek «hayat sigortasına» ilişkin «protokolün» 7/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin ödemeden kaçınma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, müteveffanın «hayat sigortası» genel şartları C.2.2 maddesi uyarınca sağlığıyla ilgili kendisine sorulan sorularda ki beyanlarında herhangi bir kasıt ve kusurunun olmadığı, sigortalının «mirasçılarının» 38.239,55 TL ödeyerek krediyi kapattıkları, davalı sigortanın bu miktarı davacılara ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dav …
2-Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacılar murisinin 20.05.2009 tarihinde toraks Bt çekildiği, sol lobda 8 cm'lik kitle tespit edildiği, 26.05.2009 tarihinde «hayat sigorta poliçesinin» aktedildiği, 02.06.2009 tarihinde biyopsi sonucu davacılar murisine (sigortalıya) akciğer kanseri teşhisi konduğu, 10.01.2010 tarihinde de sigortalının bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · riziko · ek prim · mirasçılık · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaHayat Sigortası Gelen Şartlarının C.2.2 maddesi "Kastın sözkonusu olmadığı durumlarda «riziko»; sigortacı durumu öğrenmeden önce veya sigortacının cayabileceği veya caymanın hüküm ifade etmesi için geçecek süre içinde gerçekleşirse, «sigortacı tazminatı» o tazminata ilişkin olarak tahakkuk ettirilen «prim» ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre öder." şeklinde olup, somut olayda akdin inikadı esnasında sigortalının hastalığının teşhisi konulmadığ …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, müteveffanın «hayat sigortası» genel şartları C.2.2 maddesi uyarınca sağlığıyla ilgili kendisine sorulan sorularda ki beyanlarında herhangi bir kasıt ve kusurunun olmadığı, sigortalının «mirasçılarının» 38.239,55 TL ödeyerek krediyi kapattıkları, davalı sigortanın bu miktarı davacılara ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dav …
Dosya kapsamından, davacılar murisinin 20.05.2009 tarihinde toraks Bt çekildiği, sol lobda 8 cm'lik kitle tespit edildiği, 26.05.2009 tarihinde «hayat sigorta poliçesinin» aktedildiği, 02.06.2009 tarihinde biyopsi sonucu davacılar murisine (sigortalıya) akciğer kanseri teşhisi konduğu, 10.01.2010 tarihinde de sigortalının bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4451 E. 2013/20880 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz kararda… tlara göre de bu hastalığı nedeni ile vefat etmiş olması durumu karşısında, davalılar arasında davalı kooperatifin ortaklarının aldıkları krediler için düzenlenecek «hayat sigortasına» ilişkin «protokolün» 7/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin ödemeden kaçınma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da «teminat» dışı olduğu savunulmuştur.
Somut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan «tüketici kredisi» kullandığı ve kredinin «teminatı» olarak muris için «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının «teminat kapsamı» dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının «hayat sigortası teminatı» dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · özel dava şartı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan «tüketici kredisi» kullandığı ve kredinin «teminatı» olarak muris için «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının «teminat kapsamı» dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının «hayat sigortası teminatı» dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesi» yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da «teminat» dışı olduğu savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4314 E. 2014/11228 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta sözleşmesi» yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/11/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10446 E. , 2013/290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2010 tarih ve 2007/250-2010/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin ortağı olduğu davalı kooperatiften kullandığı krediler nedeniyle diğer davalı nezdinde hayat sigortası yapıldığını, müvekkili murisinin 04/06/2007 tarihinde vefat ettiğini, davalı ... şirketinin vefat tazminatını ödemediğini ileri sürerek 15.566,12 TL vefat tazminatının davalılardan tahsilini talep dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının murisinin hayat sigortası genel şartlarının C-2/2.2 maddesine göre poliçenin tanzimi sırasında sağlığı ile ilgili doğru beyanda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının murisinin dava konusu poliçeler düzenlenmeden önce akciğer kanseri olduğunu bilmesine rağmen 5 ay süresince düzenlenen 6 adet poliçede de hastalığını bildirmemesi ve resmi kayıtlara göre de bu hastalığı nedeni ile vefat etmiş olması durumu karşısında, davalılar arasında davalı kooperatifin ortaklarının aldıkları krediler için düzenlenecek hayat sigortasına ilişkin protokolün 7/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin ödemeden kaçınma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava konusu poliçelerden iki tanesi 23.01.2007 ve 24.01.2007 tarihlerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Mahkemece biyopsi tarihi esas alınarak, davacının murisinin hastalığını kasten gizlediği gerekçesiyle bu poliçeler bakımından da davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, bilirkişi raporuna itirazında biyopsi tarihinde henüz, gizlendiği iddia edilen hastalık bakımından tabip teşhisi bulunmadığını ayrıca da hastalığın muristen gizlendiğini ileri sürdüğüne ve biyopsi sonuçlarının da bu poliçelerin tanzim tarihinden sonra çıktığı anlaşıldığına göre, mahkemece hastaneden davacının murisi ile ilgili biyopsi işleminden önce ölüme neden olan hastalıkla ilgili olarak bir tanı konulup konulmadığı hususundaki delillerin, bu husustaki ispat külfeti kendisinde olan davalıdan sorulmak ve ibraz edildiğinde bu deliller üzerinde durulmak suretiyle ve şayet sadece biyopsi sonucuyla hastalığın teşhisi konmuş ise bu iki poliçenin geçerli olduğu kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251290500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz