Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4451 E. 2013/20880 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi↗ özel dava şartı↗ hayat sigortası↗ sigorta teminatı↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesi yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da teminat dışı olduğu savunulmuştur.
Somut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan tüketici kredisi kullandığı ve kredinin teminatı olarak muris için hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf, kanser rahatsızlığının bankadan ilk kredinin kullanıldığı ve 06.07.2005 başlangıç tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte var olmadığını, bu nedenle bu tarihte sigorta şirketinden gizlenmiş bir rahatsızlığın bulunmadığını, dava dışı bankanın kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine kredi borcunun yapılandırması sırasında anılan tarihli poliçenin yürürlükte olduğunu, ancak bu yapılandırmadan birkaç gün sonra bankanın murisin rahatsızlığını öğrenmesi üzerine var olan poliçeye rağmen yeniden poliçe düzenlediğini, oysa bu poliçenin 06.07.2005 tarihli poliçenin devamı olduğunu, bu nedenle vefat tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, muris tarafından imzalanmış bulunan 14.09.2009 tarihli poliçedeki murisin beyanı ve poliçede yer alan kanser rahatsızlığının teminat dışı olduğuna ilişkin özel şart göz önüne alındığında, davacıların murisinin bu tarihteki akciğer kanseri rahatsızlığını 14.09.2009 tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte gizlediği ve davalı sigorta şirketine bildirmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının hayat sigortası teminatı dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4314 E. 2014/11228 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesi» yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta sözleşmesi» yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/11/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11173 E. 2013/14100 K.
Ortak:tüketici kredisi · hayat sigortası · sigorta sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan «tüketici kredisi» kullandığı ve kredinin «teminatı» olarak muris için «hayat sigorta poliçesi» düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının «teminat kapsamı» dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da «teminat» dışı olduğu savunulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının «hayat sigortası teminatı» dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacıların murisinin dava dışı bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, davalı tarafından 27.02.2007 tarihinden geçerli olmak üzere davalı nezdinde «hayat sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, sigortalı murisin kanser hastalığını da kapsayan bir çok hastalıkla ilgili olarak hastalığının bulunmadığı ve önceden bu hastalıklarla ilgili tedavi görmediği yönünde beyanda bulunduğu, 09.07.2006 tarihinde 'nazofarenks ca+akciğer metastazı' hastalığı nedeniyle öldüğü hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2-Dava, «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… n murisinin solunum sıkıntısı çektiği, başvurusunun 2006 yılının başı ve ortasına isabet ettiği, bu tarih ile tanık olarak dinlenen doktorunun ifadesinin örtüştüğü, «sigorta sözleşmesinin» yapıldığı 27.02.2006 tarihinde akciğer kanseri olduğunu biliyor olmasının mümkün bulunmadığı, sigortalının ölüm nedeninin akciğer kaynaklı kanser ve komplikasyonla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · illiyet bağı
Benzer bu karardaDavalı, sigortalının «sigorta sözleşmesi» sırasında nazofarenks kanseri tedavisi gördüğünü kasten gizlediğini, sigorta sözleşmesi sırasında gizlenen bu hastalığa bağlı akciğer kanseri metastazı nedeniyle öldüğünü, bu durumun öğrenilmesi sonrasında sözleşmeden «cayma hakkının» kullanıldığını, tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.
… a, dosya içinde mevcut tıbbi kayıtlar ile tüm kanıtlar çerçevesinde davacıların murisi sigortalının öldüğü akciğer kanseri hastalığının daha önce geçirmiş olduğu ve «sigorta sözleşmesinde» belirtmediği nazofarensk kanseri(akciğer kanseri) hastalığı ile bir ilgisinin olup olmadığı, önceki hastalığının metastazı bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla ölümü ile gizlediği hastalığı arasında «illiyet bağı» olup olmadığı, ayrıca davacının sözleşme tarihinde akciğer kanseri hastalığını bilip bilmediği yönlerinde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8040 E. 2013/7266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · sigorta tazminatı · lehtar · muvafakat
Benzer bu kararda… layısıyla davalı sigorta şirketinin davacıların murisi ...'ın daha önce bildiği hastalığını poliçe düzenlenirken gizlediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, poliçede «lehtar» olarak ismi geçen dava dışı Türkiye İş Bankası'nın davacıların dava açmalarına «muvafakatı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, poliçede "dain-i mürtehin ve «lehdar»" olarak gösterilen dava dışı Türkiye İş Bankası Beşyol Şubesi, mahkemenin müzekkeresine "İşbu davaya, mahkemenizce yapılacak yargılamanız neticesinde «sigorta tazminatının» ...
Sigorta A.Ş. tarafından bankamıza ödenmesi kaydıyla «muvafakat» etmekteyiz" şeklinde cevap vermiştir.
Bu şekildeki bir yazı ile sigorta bedelinin davacılara ödenmesine «muvafakat» edildiğinin kabul edilemeyecek olmasına rağmen mahkemece anılan yazı davacıların davasına muvafakat edildiği yönünde nitelendirilerek davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10765 E. 2011/3528 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta sözleşmesi» yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mesane kanseri rahatsızlığı ile akciğer kanseri rahatsızlığının farklı olduğu, her ikisi arasında «illiyet bağının» bulunmadığı, bu nedenle davalının poliçeyi feshetmesinde haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, sağlık «sigorta sözleşmesinin» geçerli olduğunun tesbiti ile 2.364,70 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Asıl dava, yargılama sırasında vefat eden davacı Mehmet’in davalı nezdinde yaptırmış olduğu sağlık «sigorta sözleşmesinin» haksız feshedildiğinin tesbiti ile manevi tazminat istemi, birleşen davada ise, yapılan tedavi giderlerinin tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · illiyet bağı · yargılama gideri
Benzer bu kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mesane kanseri rahatsızlığı ile akciğer kanseri rahatsızlığının farklı olduğu, her ikisi arasında «illiyet bağının» bulunmadığı, bu nedenle davalının poliçeyi feshetmesinde haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, sağlık «sigorta sözleşmesinin» geçerli olduğunun tesbiti ile 2.364,70 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, doğru olarak davalı sigorta şirketinin poliçeyi haksız feshettiği kabul edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi davacının sözleşme kurulurken tedavi gördüğü mesane kanseri rahatsızlığını kasten bildirmediği gerekçesiyle yasadan kaynaklanan «cayma hakkını» kullanmış olup, dava konusu olayda manevi tazminatın şartları gerçekleşmemiştir.
… , birleşen davada, davacının yapmış olduğu tedavi giderlerinin tazmini istenildiği ve mahkemece bu istem kısmen kabul edildiği halde asıl ve birleşen davada yapılan «yargılama giderlerinin» tamamının davalı sigorta şirketinden alınmasına karar verilmiş ise de, HUMK'nun 417. maddesi hükmüne göre, yargılama giderlerinin taraflar arasında nasıl hükmedile …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4451 E. , 2013/20880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2010/88-2011/580 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/11/2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin murisinin dava dışı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak banka tarafından 06.07.2005 başlangıç tarihli 3 yıllık hayat sigorta sözleşmesi yaptırıldığını, kredi taksitlerinin aksaması üzerine banka tarafından kredinin 11.09.2009 tarihinde yeniden yapılandırıldığını ve bu yapılandırma sırasında muris ile 14.09.2009 tarihli hayat sigorta sözleşmesi düzenlendiğini, aslında bu sözleşmenin önceki sözleşmenin devamı olduğu halde yeni bir sözleşme gibi düzenlendiğini, murisin 27.09.2009 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, ıslah iler artırılmış olarak 71.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesi yapılırken murisin kanser hastalığını gizlediğini, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesi yapılırken davacıların murisinin kanser hastalığını gizlediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından vefat tazminatının ödenmemesine gerekçe olarak davacıların murisinin kanser hastalığından vefat ettiği ve bunun da teminat dışı olduğu savunulmuştur.
Somut olayda, davacıların murisinin dava dışı bankadan tüketici kredisi kullandığı ve kredinin teminatı olarak muris için hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, kredi borcunun daha sonra yeniden yapılandırıldığı ve bu yapılandırmadan birkaç gün sonra 14.09.2009 tarihinde banka tarafından murise hayat sigorta poliçesi düzenlendiği, anılan tarihli poliçede “sigorta öncesinden gelen kanser hastalığına bağlı vefat teminat dışıdır”, ayrıca davacıların murisi tarafından “kanser hastalığımın olmadığını, sigortaya kabul edilmem halinde sigorta sertifikası düzenlenmesini, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat kapsamı dışında olduğunu bildiğine” ilişkin beyanının yazılı olduğu ve 14.09.2009 tarihinden önce davacıların murisinin akciğer kanseri rahatsızlığının mevcut olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf, kanser rahatsızlığının bankadan ilk kredinin kullanıldığı ve 06.07.2005 başlangıç tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte var olmadığını, bu nedenle bu tarihte sigorta şirketinden gizlenmiş bir rahatsızlığın bulunmadığını, dava dışı bankanın kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine kredi borcunun yapılandırması sırasında anılan tarihli poliçenin yürürlükte olduğunu, ancak bu yapılandırmadan birkaç gün sonra bankanın murisin rahatsızlığını öğrenmesi üzerine var olan poliçeye rağmen yeniden poliçe düzenlediğini, oysa bu poliçenin 06.07.2005 tarihli poliçenin devamı olduğunu, bu nedenle vefat tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, muris tarafından imzalanmış bulunan 14.09.2009 tarihli poliçedeki murisin beyanı ve poliçede yer alan kanser rahatsızlığının teminat dışı olduğuna ilişkin özel şart göz önüne alındığında, davacıların murisinin bu tarihteki akciğer kanseri rahatsızlığını 14.09.2009 tarihli poliçenin düzenlendiği tarihte gizlediği ve davalı sigorta şirketine bildirmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, vefat tazminatının hayat sigortası teminatı dışında olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692970100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz