Şirket ihyası davasında yasal hasım aleyhine yargılama gideri takdir edilmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1741 E. 2019/1263 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirketin ihyası davasında, tasfiye sürecine etkisi olmayan ticaret sicil memurluğu ve iflas idaresi/dairesi yasal hasım olarak kabul edildiğinden, bunlar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilemez. Ayrıca şirket ihyası davası, TTK 1521 ve HMK 382 çerçevesinde çekişmesiz yargı işi sayıldığından, bu davalara ilişkin istinaf kararlarına karşı temyiz yolu açık değildir, karar kesindir.
Ele alınan sorunlar
İhya davasında yasal hasım aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, davanın kabulüne karar verildiğinden, kanuni düzenlemeler ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kendisini vekille temsil eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 326. madde gereği kural olarak yargı gideri davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Ancak yerleşik yargı uygulamasına göre tasfiye sürecinde sorumluluk tasfiye memuruna ait olduğundan, tasfiye sürecine etkisi olmayan ticaret sicil memurluğu yasal hasım olarak kabul edilip aleyhine yargı giderine hükmedilmemektedir. İİK 254/1 maddesi uyarınca iflas idaresinin son raporunu sunması ve mahkemenin tasfiyenin bittiğini anlayarak kapanma kararı vermesi düzenlenmiştir. Somut olayda çekişmesiz yargı işi sayılan davada, dava dışı şirketin tasfiyesinin iflas dairesince yürütüldüğü ve İİK 254. maddesine istinaden iflasın kapatıldığı anlaşılmıştır. İflasın kapatılmasına karar verecek merci iflasa karar veren mahkemedir. İş mahkemesinde açılan davada davalı konumunda olan şirketle dava dışı şirket arasında organik bağ bulunması sebebiyle ihya talep edilmiştir. İflas tasfiyesinin mahkemece kapatılmış olması, tasfiyenin tamamlanmasından bu yana geçen süre ve organik bağ nedeniyle ihyanın talep edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, iflas dairesinin ticaret sicil memurluğu ile birlikte yasal hasım konumunda bulunduğu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesinin somut olaya özgü olarak yargı giderini davacı üzerinde bırakmasına ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirket ihyası (tüzel kişiliğin ihyası) davalarında kanun yolunun tespiti → kabul
Gerekçe: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas, 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında, daha evvelki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle karar kesin olarak verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, hem şirket ihyası davalarında tasfiye memuru/iflas idaresi ve ticaret sicil memurluğunun yasal hasım sayılarak aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, hem de bu davaların çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle istinaf kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğu (Yargıtay HGK'nın içtihat değişikliğine atıfla) hususlarında emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Davacının, İstanbul 20. İş Mahkemesinin ilgili dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu tespit edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ çekişmesiz yargı işi↗ yasal hasım↗ tasfiye memuru↗ iflas idaresi↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ organik bağ↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1741
KARAR NO 2019/1263
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2019
NUMARASI 2019/39 Esas 2019/305 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, kurum sigortalılarından ... 26/03/2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda iş göremez olması nedeni ile müvekkili kurum zararının tahsiline temin amacıyla ... Ltd Şti hakkında İstabul 20.İş Mahkemesinin 2016/529 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını yargılama sırasında davalı şirketin iflas nedeni ile kaydının kapatıldığını öğrendiğini belirterek ...Ltd Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; işlemlerin TTK ve yönetmeliğe uygun yapıldığını, sorumluluğun tasfiye memurunda, iflas halinde iflas idaresinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR Mahkemece, ihyası istenen şirketin kaydının iflas tasfiyesi sonucunda kapatılmış olduğundan, İstanbul 20.İş Mahkemesinin 2016/529 esas nolu dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile davacının ihya istemekte hukuki yararının mevcut olduğu, TTK 547.maddesine göre şirketin ihyasına, tasfiyesi iflas müdürülüğünce yapıldığından İstanbul ...İflas Dairesinin de tasfiye işlemleri için görevlendirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkili kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, gerek kanuni düzenlemelerde gerekse de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmesi ve davacının da kendisini bir vekille temsil etmesi halinde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İstinaf incelemesi bakımından incelenecek husus davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. HMK 326 madde gereği kural olarak yargı gideri davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Yerleşik yargı uygulamasına göre tasfiye sürecinde sorumluluk tasfiye memuruna ait olduğundan tasfiye sürecine etkisi olmayan ticaret sicil memurluğu yasal hasım olarak kabul edilerek aleyhine yargı giderine hükmedilmemektedir.İİK 254-1 maddesinde paralar dağıtıldıktan sonra iflas idaresinin iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor vereceğini ,3.bentte ise mahkemenin ,tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı vereceğini düzenlemiştir. Çekişmesiz yargı işi sayılan elde ki dava da davadışı şirketin tasfiyesinin İstanbul 3.İflas Dairesince yürütüldüğü, 28/06/2016 tarihinde İİK 254.maddesine istinaden iflasın kapatıldığı anlaşılmıştır.
Yasal düzenlemelere göre iflasın kapatılmasına karar verecek mercii iflasa karar veren mahkemedir. İş mahkemesinde açılan davada davalı konumunda olan .... Ltd.Şti. olup aralarında organik bağ bulunması sebebiyle dava dışı şirketin ihyasını talep etmek üzere davacıya mehil verilmiştir. İflas tasfiyesinin mahkemece kapatılması ,tasfiyenin tamamlanmasından bu yana geçen süre ,terkin olan şirketin organik bağ nedeniyle ihyası talep edilmesi hususları gözönüne alındığında iflas dairesinin ,ticaret sicil memurluğu ile birlikte yasal hasım konumunda bulunduğu aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. İlk derece mahkemesince somut olaya özgü olmak üzere yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521.maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382.maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, daha evvel ki uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/249500 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi