Ek tasfiye zorunluluğunda sicilden terkin edilen şirketin ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2153 E. 2019/1459 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, sicilden terkin edilen şirket, tasfiye sonlandırılmadan önce açılmış derdest icra takibi/dava dosyaları ile sınırlı olarak ve bu işlemler tamamlanıncaya kadar yeniden tescil (ihya) edilebilir; kesinleşen ihya kararının tescil ve ilanına hüküm fıkrasında açıkça yer verilmemiş olması, bu tescil ve ilanın kanunen zorunlu ve tabii bir sonuç olması nedeniyle kararın sonucuna etki etmez. Ayrıca, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle bu tür ihya kararlarına karşı temyiz yolu açık değildir; karar kesindir.
Ele alınan sorunlar
Ek tasfiye işlemleri zorunluluğu nedeniyle şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı → ret
Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde görürse ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yürütecek tasfiye memuru atanmasına karar verir. Dosya kapsamından, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin sonlandırılıp sicil kaydının terkin edilmesinden önce açılmış bir icra takibi ve buna ilişkin bir itirazın kaldırılması davasında borçlu ve davalı sıfatının bulunduğu anlaşılmaktadır. Tasfiye sonlandırılmadan evvel açılan takip ve dava nedeniyle ihya istemekte hukuki yarar bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği, davalı tasfiye memurunun savunmalarının esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin başlatılan derdest icra takibi ve dava dosyaları ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmü doğrudur. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Kararın gerekçe ve hüküm kısımlarında tescil ve ilana yer verilmemesinin sonuca etkisi → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, kararın gerekçe ve hüküm kısımlarının birbirinden farklı olduğunu, hüküm kısmında tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş olmakla birlikte keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmediğini, tescil ve ilan edilmeyen ihya kararlarının nasıl uygulanacağının muğlak olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Kesinleşen hükmün ticaret sicilince tescil ve ilan edileceği tabii olduğundan, istinaf nedeni olarak gösterilen bu eksikliğin sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirket ihyası davalarında istinaf/temyiz kanun yolunun niteliği → tartışılmadı
Gerekçe: Daha önce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili ilamı ile; şirket davalarında yargılama usulünü düzenleyen TTK 1521. madde gereğince açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddede çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespitinde belirtilen ölçütlerden 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği ve bu tespitin benimsenmesi nedeniyle, önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından karar kesin olarak verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin derdest icra takibi/dava dosyalarıyla sınırlı ihyası şartlarını ve bu tür ihya davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak kesin karara bağlanacağını (temyiz yolunun kapalı olduğunu) ortaya koyması yönünden emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye↗ şirketin ihyası↗ tüzel kişiliğin yeniden tescili↗ çekişmesiz yargı işi↗ hukuki yarar↗ tasfiye memuru↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2153
KARAR NO 2019/1459
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/10/2018
NUMARASI 2018/312 Esas 2018/880 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/11/2019
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile ihyası istenilen şirket arasında 01/09/2011 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinin 4 yıl süre ile devam ettiğini ancak kiracının aylık olarak yaptığı ödemelerde aksamalar olması ve sözleşmeye aykırı şekilde tadilat yapıldığının öğrenilmesi üzerine kiraya konu taşınmaz ihyası istenen şirket tarafından tahliye edilerek kira ilişkisinin sona erdiğini, kira ödemesinin toplam 20.000-usd eksik yapıldığının anlaşıldığını, borçlu şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı numarasıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini, 10/05/2016 tarihinde İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/613 esas numarası ile itirazın kaldırılması davası açıldığını, tasfiye memurunun dava konusu borçtan haberdar olmamasının mümkün olmadığını, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili; müvekkilin ihyası istenen şirketin ortaklarından birisi iken, diğer ortağın ayrılması sebebiyle şirketin tek ortağı olarak şirket faaliyetlerini devam ettirdiğini, tahliye sırasında kiracı kiralayan arasında tutanak tanzim edildiğini, müvekkilin davacı asile ödenmesi gereken kiraları şirket ortağı olarak şirket adına bizzat kendisinin yatırdığını, ihyası istenen şirketin davacıya herhangi bir kira borcu bulunmadığını, tasfiye sürecinde tüm harçların tescil ve ilan masraflarını yatırdığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... Memurluğu vekili; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun 503951/0 sicil numarasında sicile kayıtlı iken tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında ve İstanbul 13.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/613 esas sayılı dosyasında temsil ve infaz işlemleri açısından bu dosyaya hasren ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın görevlendirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili, mahkeme kararının gerekçe ve hüküm kısımlarının birbirinden farklı olduğunu, hüküm kısmında, ...'ın tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ise de keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmediğini, tescil ve ilan edilmeyen yeniden tescil(ihya) kararlarının nasıl uygulanabileceğinin muğlak ve uygulanabilirliğinin olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde dava konusu şirketin 07/04/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 14/04/2016 tarihinde tescil edildiği, 30/12/2016 tarihinde tasfiyenin sonlandığının tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...Ltd.
Şti.'nin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul 13.İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/613 Esas sayılı dosyalarında borçlu ve davalı durumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. Maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , kesinleşen hükmün ticaret sicilince tescil ve ilan edileceği tabii olup istinaf nedeni olarak gösterilen eksikliğin sonuca etkisi bulunmadığı tasfiye sonlandırılmadan evvel açılan takip ve dava nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu,tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun savunmalarının esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin başlatılan derdest icra takibi ve dava dosyaları ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce;
Yargıtay 11. HDnin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248132 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi