Genel kurul kararına muhalefet şerhi konulmamışsa iptal davası dava şartı yoktur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2074 E. 2019/1507 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararlarının iptali davası açılabilmesi için toplantıya katılan pay sahibinin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu muhalefetini zapta geçirtmesi (veya yazılı olarak bildirmesi) gerekir. Oylama öncesi görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya sadece ret oyu kullanılması, karara muhalif olunduğu anlamına gelmez; muhalefet, kararın alınmasından sonra usulüne uygun şekilde tutanağa geçirilmelidir. Bu koşul yerine gelmemişse, iptal davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararlarının iptali için muhalefet şerhi dava şartı mıdır → ret
İddia: Davacı vekili, davaya konu genel kurul kararlarına muhalefet gerekçelerinin ayrıntılı olarak açıklandığını ve muhalefet şerhinin usulüne uygun şekilde tutanağa geçirildiğini, ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerinde muhalefetin karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiğine ilişkin bir zorunluluk bulunmadığını, muhalefetin toplantı tutanağına geçirilmesinin yeterli olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalinin istenebilmesi için TTK 446. madde uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Somut olayda, iptali talep edilen kararlardan 2 nolu karar YK faaliyet raporuna, 3 nolu karar bilançonun tasdikine ilişkindir ve 3 nolu kararda oybirliğiyle kar dağıtımına karar verilmiştir; 4 nolu karar YK üyelerinin ibrasına, 5 nolu karar YK üyelerinin seçimine, 6 nolu karar ise TTK 395-396. maddeler uyarınca YK üyelerine izin verilmesine ilişkindir. YK üyeleri ibra ve izin oylamasında oy kullanmamış ve alınan kararlarda yeterli nisap bulunmaktadır. Davacı vekilinin alınan tüm kararlara muhalefetini ayrıntılı olarak bildirdiği ileri sürülmekte ise de, müzakereler sırasında öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi muhalefet şerhi yazdırılması anlamına gelmemektedir. Yapılan oylamadan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış, yazılı olarak da bildirilmemiştir. Alınan tüm kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından, bu kararlar yönünden dava şartının mevcut olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davalarında muhalefet şerhinin oylama öncesi görüşme sırasında değil, kararın alınmasından sonra tutanağa geçirilmesi veya yazılı olarak bildirilmesi gerektiği; aksi halde dava şartının bulunmadığı yönündeki tespit, bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında, karara ret oyu ile muhalif kalınıp bu muhalefetin kararın alınmasından sonra tutanağa geçirilmesi veya yazılı olarak bildirilmesi dava şartıdır; bu şerh bulunmadığında dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ dava şartı↗ nisap↗ ibra↗ kar dağıtımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2074
KARAR NO 2019/1507
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/09/2018
NUMARASI 2018/396 Esas 2018/900 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/11/2019
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirketin %35,79 oranında paydaşı olduğunu, davalı şirketin 05.02.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında, ''2017 yılı Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması, müzakeresi ve onaylanmasına'' ilişkin 2 nolu kararın, ''2017 Yılı bilanço, kar-zarar hesaplarının müzakeresi ve onaylanması, 2017 yılı kar-zarar ve bilanço hesaplarının onaylanması ve bir kısım karın dağıtılmasına'' ilişkin 3 nolu kararının, ''2017 yılı faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmesine'' ilişkin 4 nolu kararı ile ''görev süresi sona ermiş olan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi herhangi bir ücret veya huzur hakkı ödenmemesine'' ilişkin 5 nolu kararı ve ''Yönetim kurulu üyelerine TTK.
395. maddesi ve 396. maddesi uyarınca izin verilmesine dair'' 6 nolu kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kötüniyetli olarak açıldığını ve dava şartlarının gerçekleşmediğini zira genel kurul kararı iptali davası açılabilmesi için karara muhalefet şerhinin konulmasının zorunlu olup sadece aleyhe oy verilmesinin dava açmak için yeterli olmadığını, davacı temsilcisinin genel kurulda alınan sadece 2 ve 3 nolu kararlarla ilgili söz aldığını, açıklamalarını yazılı olarak sunduğunu ve daha sonra karar alınmasına rağmen karardan sonra herhangi bir muhalefette bulunmadığını, bunun dışında 4, 5 ve 6 nolu karara karşı muhalefet şerhinin olmadığını belirterek davanın öncelikle bu nedenle reddini olmadığı takdirde alınan tüm kararların ana sözleşme ve yasaya uygun bulunup iptal koşullarının olmaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Genel kurul kararının iptalinin istenebilmesi için ret oyu kullanılıp oylama sona erip karar alındıktan sonra muhalefet şerhinin tutanağa geçirtilmesi veya ayrı bir yazılı belge şeklinde divan başkanlığına ibraz edilmesi gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi TTK. 447. maddesi anlamında karara muhalif olunduğu anlamına gelmeyeceği, muhalefetin görüşülen öneriye karşı veya görüşme sırasında ileri sürülmesinin sonuca bir etkisinin olmayıp kararın alınmasından sonra yazdırılması gerekmekte olup, somut olayda bu koşulun yerine gelmediği, toplantı tutanağı ve hazirun cetveli içeriğiyle sabit olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davaya konu genel kurul kararlarına muhalif kalınmasının gerekçelerinin müvekkili tarafından ayrıntılı olarak açıklandığını ve muhalefet şerhinin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirildiğini, genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararlara karşı müvekkilinin muhalif olduğu ve ret oyu kullandığını, mahkemece, muhalefet şerhinin oylama sona erip karar alındıktan sonra tutanağa geçirtilmesi gerektiği belirtilmişse de, ilgili kanun ve düzenlemelerde böyle bir zorunluluk bulunmadığını, TTK 446/1-a ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik madde 26/f.4 hükmünde muhalefetin toplantı tutanağına geçirilmesinin yeterli kabul edildiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK’nun 445.maddesi uyarınca davalı şirketin 05/02/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararın iptali istemine ilişkindir. Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. (Yargıtay 11. HD, 08.12.2015 tarih, 2014/18887; 2015/13122 E.K sayılı emsal ilamı)Somut olayda iptali talep edilen 2 nolu kararın YK faaliyet raporunun ,3 nolu kararın bilançonun tasdikine ilişkin olduğu ve 3 nolu kararda oybirliğiyle kar dağıtımına karar verildiği , 4 nolu kararın YK üyelerinin ibrasına ,5nolu kararın YK üyelerinin seçimine,6 nolu kararın ise TTK 395-396.maddeler uyarınca YK üyelerine izin verilmesine ilişkindir.
YK üyelerinin ibra ve izin oylamasında oy kullanmadıkları ve alınan kararlarda yeterli nisabın bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili alınan tüm kararlara muhalefetini ayrıntılı olarak bildirdiğini ileri sürmekte ise de yapılan müzakereler sırasında öneriye karşı olduğunun belirtilmesi muhalefet şerhi yazdırılması anlamına gelmemektedir.Yapılan oylamadan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmamış ,yazılı olarak da bildirilmemiştir. Alınan tüm kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından alınan kararlar yönünden dava şartının mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248064 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi