6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket müdürünün azli davasında yönetim kayyımı için tedbir talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2031 E. 2019/1603 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürünün azli ve kayyım atanması davasında, dava dilekçe teatisi aşamasındayken tedbiren yönetim kayyımı atanması istenmesi halinde, HMK 389/1'deki hakkın elde edilmesinin zorlaşması/imkânsızlaşması veya gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması tehlikesi somut biçimde gösterilmedikçe ihtiyati tedbir kararı verilemez; şirket yönetimine mahkeme müdahalesi ancak çok kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılabilir ve müdürün yükümlülüklerini ağır kusurla ihlal edip etmediği esas yargılamada tahkikat sonucunda belirlenir.

Ele alınan sorunlar

Dava sırasında tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin ihtiyati tedbir koşulları yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, davalının kanundan kaynaklanan yöneticilik görevlerini açıkça ihlal ettiğini, şirketin durumu hakkında bilgi edinmek için başvurduğu halde bilgi verilmediğini, TTK 614. maddesindeki bilgi alma ve inceleme hakkının hiçbir gerekçe gösterilmeden engellendiğini, davalının TTK 626. maddesine aykırı davranarak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek ara kararın kaldırılıp şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi gerekir. Dosya henüz dilekçe teatisi aşamasında olup, bu hallerin hiçbirinin somut olayda gerçekleştiği ve davacının hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi koruma ihtiyacı içinde bulunduğu anlaşılamamaktadır. Davalının ana sözleşmeyle atanmış şirket müdürü olarak yükümlülüklerini ağır kusurlu şekilde ihlal edip etmediği ancak yapılacak tahkikat sonucunda belirlenecektir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılması gerekir; kayyım tayini istemine dayanak edilen bilgi edinme hakkının kullanılabilmesi için ayrıca yasal yollar mevcuttur. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı yönündeki takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket müdürünün azli davasında dava süresince tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin, HMK 389/1'deki ivedi koruma ihtiyacı somut olarak gösterilmedikçe reddedilmesi gerektiğine ve şirket yönetimine mahkeme müdahalesinin ancak kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılabileceğine ilişkin değerlendirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yönetim kayyımı limited şirket müdürünün azli bilgi alma ve inceleme hakkı özen ve bağlılık yükümü rekabet yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 614TTK 626TTK 630 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389(1) · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 427/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2031

KARAR NO 2019/1603

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/06/2019 (Ara Karar)

NUMARASI 2018/942 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, tarafların 17.8.2015 tarihinde ....ltd.ştini kurduklarını ,davalının şirket ana sözleşmesinde münferit yetkili müdür olarak seçildiğini ,davalının TTK nun ilgili hükümlerince yöneticiler için öngörülmüş olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ,TTK.nın 626.maddesinde düzenlenen "özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı"hükümlerine aykırılığının ve doğrultuda davalının şirketi uğrattığı zararların tespitine, davalının şirketin gerek kuruluş aşamasında gerekse daha sonra yaptığı zararlandırıcı işlemler nedeniyle kusuru ile uğrattığı zarara ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000- TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, TTK.nın 630.maddesi doğrultusunda davalı müdürün şirketi temsil, ilzam ve idare yetkisinin tümüyle kaldırılarak azledilmesine ve şirket idaresi için kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafların daha evvel uzun süreli ticari ilişkileri neticesinde oluşan güven neticesinde şirketi kurduklarını ,540 oranında ortak olduğunu ,müvekkilinin kötü yönetimi veya rekabet yasağını ihlalinin sözkonusu olmadığını ,isnat edilen tek olgunun şirketten bilgi alınamaması olduğunu ,tüm faturaları talep etmesi üzerine vekile tüm faturaların teslim edildiğini,davanın ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, somut olayda HMK 390/3 maddesinin gerçekleştiğinin kabülünün mevcut durum itibarı ile mümkün görülmediği, diğer yandan davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de hukuken mümkün olmadığı, yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verildiği, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayıldığı, somut olayda, dava dışı şirkete tedbiren TTK 630.maddesi doğrultusunda davalı müdürün şirketin temsil, ilzam ve idare yetkisinin tümüyle kaldırılarak azledilmesi ve şirket idaresi için kayyım atanma şartları talep tarihinde oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının kanundan kaynaklanan yöneticilik görevlerini açıkça ihlal ettiğini, şirketin mevcut durumu hakkında bilgi edinmek için birçok kez başvurduğunu ancak geri dönüş yapılmadığını, şirketin işleyişi hakkında bilgi alamadığı gibi herhangi bir kâr payı ödemesi de alamadığını,TTK 614.maddesi gereği bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmasına rağmen kanuni hakkın hiçbir gerekçe olmadan engellendiğini, davalının TTK 626.maddesine aykırı olarak şirketin menfaatlerini gözetmeden yöneterek şahsını ve şirketi zarara uğrattığını, ara kararın kaldırılarak şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava; limited şirket müdürünün kusuru ile uğrattığı zararın belirlenerek tahsili ile yetkilerinin kaldırılarak azline ve kayyım atanmasına ilişkindir. Davacı vekili, davacının şirket iş ve işlemleri ile ilgili olarak yönetici ortak tarafından bilgilendirilmediklerini, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattıklarını, gayri resmi iş ve işlemlerde bulunduğunu, şirket idaresi için kayyım atanması gerektiğini ileri sürmektedir. TTK nun 614.maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup ,"(1)her ortak müdürlerden ,şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.(2) Ortağın ,elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa ,müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir;bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.(3)Genel kurul bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse ,ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı vekili, davalı şirket müdürünün azli davasında tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmektedir.HMK 389(1) gereği mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.Elde ki dava da ;henüz dilekçe teatisi aşamasında bulunulduğu HMK 389.vd.

maddeleri uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinin hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği, talep sahibi davacının, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunduğu anlaşılamamaktadır.Davalı ana sözleşme ile atanmış şirket müdürü olmakla yükümlülüklerini ağır kusurlu olarak ihlal edip etmediği yapılacak tahkikat neticesi belirlenecektir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerektiği,kayyım tayini istemine dayanak edilen bilgi edinme hakkının kullanılabilmesine ilişkin yasal yolların mevcut olduğu ,ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı yönündeki takdirinde isabetsizlik görülmediğinden şirkete kayyım tayini isteminin reddi kararına karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247456 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.