6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket müdürü/imza yetkilisi ayrımı ve görevli mahkeme tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1386 E. 2019/1677 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev Uyuşmazlığı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirkette, ortak olmayıp hizmet akdiyle çalışan ve şirket müdürü tarafından iç yönerge ile sınırlı (belirli sınırlar dahilinde imza grubu şeklinde) yetkilendirilen kişiler, TTK m. 623 ve m. 629(3) atfıyla uygulanan m. 371/7 kapsamında organ niteliğinde şirket müdürü değil, sınırlı yetkili imza yetkilisi/ticari vekil (tacir yardımcısı) sayılır; bu kişilere karşı işveren tarafından açılan tazminat davası, yöneticinin sorumluluğuna ilişkin (ticari) bir dava olarak değil, iş ilişkisinden kaynaklanan bir dava olarak nitelendirilir ve görevli mahkeme iş mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Davalıların şirket müdürü (organ) mı yoksa sınırlı yetkili imza yetkilisi/ticari vekil mi olduğu ve buna bağlı görevli mahkeme tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların şirket nezdinde yönetici olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ...'in limited şirket müdürü olarak da görev aldığını, davanın TTK 553 ve 555 hükümleri uyarınca açılan bir sorumluluk davası olup TTK 4/1-a uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğunu, İş Kanunu kapsamında bir dava olmadığını ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK m. 623(1) uyarınca limited şirketin yönetim ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir; bu yetki müdür sıfatını taşıyan ortak(lar)a, tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir, ancak en az bir ortağın yönetim veya temsil yetkisine sahip olması gerekir. TTK m. 629(3) atfıyla limited şirketlere uygulanan TTK m. 371/7 uyarınca yönetim kurulu, temsile yetkili olmayan üyeleri veya şirkete hizmet akdiyle bağlı kişileri sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir; bunların görev ve yetkileri iç yönergede belirlenir. Somut olayda davacı şirket, önce ortaklar kurulu kararıyla, sonra ana sözleşmenin ilgili maddesinin tadili ve iç yönerge düzenlenmesi yoluyla davalılara B grubu imza yetkisi vermiştir. Davalılar şirket ortağı olmayıp hizmet akdi kapsamında çalışan kişilerdir. Organ niteliğindeki müdürler şirketi doğrudan işveren olarak temsil eder ve ortak olan/olmayan müdür arasında yetki ve sorumluluk yönünden fark yoktur; buna karşılık ticari mümessil veya vekiller TBK m. 547 vd. hükümleri uyarınca sıfat kazanır ve ortaklık genel kurulunu toplantıya çağırma, müdürleri tescil ettirme, tasfiyeyi icra gibi ortaklık hukukuna özgü yetkilere sahip değildir; bu nedenle şirketi doğrudan temsil etmeyen böyle bir kişinin konumu İş Kanunu kapsamı dışında değerlendirilemez. Davalılar vekilinin her iki davalının da limited şirket müdürü olduğu yönündeki savunması, davalıların organ vasfı taşıyan şirket müdürü olmadıkları, sınırlı yetkili imza yetkilisi ve şirket müdürü tarafından atanan tacir yardımcısı sıfatını haiz oldukları tespit edilmekle yerinde görülmemiştir. Davacı işveren tarafından açılan dava bu nedenle yöneticinin sorumluluğuna ilişkin bir tazminat davası niteliğinde değildir; davalılar hakkındaki davanın iş mahkemelerinde görülüp bakılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirkette hizmet akdiyle çalışan ve sınırlı imza yetkisi verilen kişilerin TTK anlamında organ niteliğindeki şirket müdüründen ayrıştırılması ve bu ayrımın görevli mahkeme (ticaret mahkemesi/iş mahkemesi) tespitine etkisi yönünden emsal niteliktedir; karar İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi tarafından verilmiş olup bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Şirket ortağı olmayıp hizmet akdiyle çalışan ve şirket müdürü tarafından iç yönerge ile sınırlı imza yetkisi verilen kişilerin, işveren şirket tarafından yetkilerini aştıkları iddiasıyla açılan tazminat davasında görevli mahkeme, bu kişilerin organ niteliğinde şirket müdürü olmayıp ticari vekil/tacir yardımcısı sıfatını taşımaları nedeniyle iş mahkemesidir.
Dava şartı
göreve ilişkin dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürü (organ niteliği) ticari vekil/tacir yardımcısı sınırlı yetkili imza yetkilisi iç yönerge yöneticinin sorumluluğu davası göreve ilişkin dava şartı mutlak ticari dava

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 623(1)TTK 629(3)TTK 371/7 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 547

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1386

KARAR NO 2019/1677

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/01/2019

NUMARASI 2018/705 Esas-2019/56 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2019

Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalıların iş sözleşmeleri uyarınca genel müdür ve ticari direktör olarak çalıştıklarını,B grubu imza yetkisi ile temsil ve ilzama yetkili olduklarını, davalıların 2013 tarihinden itibaren Türkiye'de mukim bulanan yegane yöneticiler olduğunu, tedarikçi şirketler aracılığıyla kişisel menfaatleri için kullandıklarını, davacının borç batağına sürüklendiğini, davalıların iş sözleşmelerinin Haziran 2017'de fesh edildiğini, yaptıkları usulsüz işlemler nedeniyle İst. CBS 2018/131912 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını,şirketin uğradığı zararın tespitine,mümkün olmaması halinde belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000- TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAPLAR

Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde ; kayyum atanmış olduğundan tüm yetkilerinin alındığını, davacıların para kaçırma girişimleri nedeniyle İstanbul CBS 2018/100201 soruşturma sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını, iflas başvurusundan 15 ay sonra bu davanın açıldığını, davacının yapımcılığını üstlendiği paramparça dizisinin reyting rekorları kırdığını, dizinin cirosunun üçyüz milyon TL olduğunu, davalıların 01/03/2011 tarihinden 01/06/2017 tarihine kadar firmada çalıştıklarını , iş akitlerinin haksız feshi nedeniyle İst.

27. İş Mahkemesi 2017/282 -5.İş Mahkemesinin 2017/303 esas sayılı dosyalarında davalar açıldığını,haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi gereğince davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, dosyanın görevli bulunan İst. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemenin davalıların yönetici konumunda olmadığı sonucuna vardığını, görevsizlik kararının temelinde bu hatalı değerlendirmenin yattığını,davalıların şirket nezdinde yönetici olarak faaliyet gösterdiğini, hatta davalı ...'in 01/10/2015 tarihine kadar limited şirket müdürü olarak görev aldığını, davanın sorumluluk davası olup TTK'nın 553 ve 555 hükümleri uyarınca açıldığını, TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, İş Kanunu'ndan kaynaklı bir dava olmadığını belirterek,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirket; davalıların kendilerine verilen yetkiyi aşarak şirketi zarara uğrattıklarını, şirketin iflasa sürüklendiğini, durumun anlaşılması üzerine davalıların iş akdinin sonlandırıldığını ileri sürerek,şirkete verdikleri zararın tazminini talep etmiştir.Davacı şirketin ana sözleşmesinin geçici madde 1 ile; şirketin kuruluşundan 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... şirket müdürü olarak atanmış,24 temmuz 2008 tarihli OKK ile de şirket müdürü olarak mevcutların yetkisinin devamına ve 3.olarak ... seçilmiştir.

31. 12.2008 tarihli 5 nolu OKKyla şirket dışından davalı ... şirketin bankacılık işleri ile iştigal etmek üzere yetkili kılınmıştır.21.9.2015 tarihli ... tüzel kişi ortak olarak münferit yetkili şirket müdürü ,gerçek kişi temsilcisi olarak da ...belirlenmiş, aynı karar ile ana sözleşmenin şirketin temsiline ilişkin 9.maddesi tadil edilerek "şirket müdürleri ,ticari temsilci ve ticari vekil atayabilirler " olarak değiştirilerek şirket müdürü tarafından hazırlanan iç yönerge ile şirketin belli meblağlara kadar A ,B ,C grubu imza yetkililerinin belirlendiği ve iç yönerge kapsamında davalılara belirli sınırlar dahilinde B grubu imza yetkisi verildiği anlaşılmaktadır. TTK nun 623(1).maddesi uyarınca şirketin yönetim ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir.Şirket sözleşmesi ile yönetim ve temsili ,müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir.En azından bir ortağın şirketin yönetim hakkının veya temsil yetkisinin bulunması gerekir.TTK nun 629(3) maddesi atfıyla limited şirketlere de uygulanması gereken 371/7.maddesine göre "YK ,...

,temsile yetkili olmayan YK üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir.Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri ,367.maddeye göre hazırlanacak iç yönerge de açıkça belirlenir." denilmektedir.Somut olayda; davacı şirketin önce OKKyla davalı ... ,daha sonra ana sözleşmenin 9.maddesinin tadili ile şirket müdürü tarafından şirket yönetiminin bir kısmı verilerek ve iç yönerge hazırlanarak davalılara B grubu yetkisi verilmiştir. Davalılar ,şirket ortağı olmayıp hizmet akdi kapsamında davacı şirketin çalışanlarıdır. Ancak organ niteliğinde ki müdürler şirketi doğrudan doğruya işveren olarak temsil ederler.Ortak olan ile olmayan müdür arasında yetki ve sorumluluk açısından hiçbir fark yoktur.

Ticari mümessil veya vekiller TBK m. 547 vd. hükümleri uyarınca sıfat kazanırlar. Ticari mümessilin ortaklık genel kurulunu toplantıya çağırma, müdürleri tescil ve ilan ettirme, tasfiyeyi icra gibi ortaklık hukukuna özgü yetkilere sahip değildir.Şirketi doğrudan temsil eden müdürün konumu İş Kanunu kapsamında değerlendirilemez.(Yargıtay 9.HD nin 2019/4127 esas-2019/12600 karar sayılı ve 29.5.2019 tarihli ilamı )Davalılar vekili her iki davalının limited şirket müdürü olduğunu ileri sürmüş ise de şirketin organ vasfı taşıyan şirket müdürü olmadıkları ,sınırlı yetkili imza yetkilisi ve şirket müdürü tarafından atanan tacir yardımcısı sıfatını haiz oldukları belirlenmekle davacı işveren tarafından açılan dava yöneticinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davası niteliğinde değildir.Davalılar hakkında ki davanın İş Mahkemelerin de bakılıp görülmesi gerektiğinden mahkemenin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.31/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246354 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.