Franchising sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2447 E. 2020/185 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan (Franchising Sözleşmesi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Franchising sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin mali hükümlerine (bedelsiz verilen ürün bedeli, cezai şart) ilişkin bir uyuşmazlıkta, sözleşmenin konusu marka kullanımına dair unsurlar içerse de talep marka haklarına ilişkin değilse, uyuşmazlık Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmez; TTK m.5 uyarınca görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Franchising sözleşmesinden kaynaklanan davada görevli mahkemenin tespiti → kabul
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde dayandığı 556 sayılı KHK'nın yürürlükten kaldırıldığını, atıf yapılan Yargıtay kararlarının mülga döneme ait olduğunu, uyuşmazlığın franchising sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup marka hukukuyla ilgili olmadığını, tarafların tacir olduğunun mahkemece de tespit edildiğini ve TTK m.5 uyarınca görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava, franchising satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu markanın kullanımı ve bu ad altında ürünlerin satışı ve üretimi için belirlenen şekil ve şartlar olup, davacı franchising veren, davalı ise marka altında şube şeklinde faaliyette bulunan taraftır. Sözleşmenin konusu ve tarafların faaliyet alanı dikkate alındığında uyuşmazlık marka haklarına ilişkin değildir. Davacının talebi, franchising sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle bedelsiz verilen ürün bedelinin ve sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsiline ilişkindir; bu nedenle uyuşmazlık sözleşmenin mali hükümlerine ilişkindir ve Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanında değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir; bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Franchising sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin mali hükümlerine ilişkin uyuşmazlıklarda, marka kullanımı sözleşmenin konusuna dahil olsa da talep marka haklarına ilişkin olmadıkça görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi değil, TTK m.5 uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu yönündeki tespiti nedeniyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Franchising sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin mali hükümlerine (bedelsiz ürün bedeli, cezai şart) ilişkin uyuşmazlıklarda, uyuşmazlık marka haklarına ilişkin olmadığı takdirde görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi değil, TTK'nın 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesidir.
- Dava şartı
- görev (dava şartı yokluğu nedeniyle ilk derece mahkemesinde usulden ret verilmiş, BAM'ca bu tespit yerinde bulunmamıştır)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
franchising sözleşmesi↗ görev↗ dava şartı↗ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi↗ asliye ticaret mahkemesi↗ itirazın iptali↗ cezai şart↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2447
KARAR NO 2020/185
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/05/2019
NUMARASI 2016/1438 Esas- 2019/571 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2020
İlk derece mahkemesince verilen mahkemenin görevsizliğine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında 05.08.2016 tarihinde 11.149,14- TL cari hesap ve sözleşme alacağı üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, müvekkil ile davalı arasında 14.01.2016 tarihinde akdedilmiş Franchısıng Satış Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme gereği sözleşme süresi boyunca taahhüt karşılığında toplamda 100-kg bedelsiz çiğ köfte gönderildiğini, bedelsiz çiğ köftelerin sözleşme imza tarihi itibari ile her siparişte siparış miktarının yarısı şeklinde gönderileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme süresi içinde başka bir marka ya da ev yapımı markasız çiğköfte satışının yapılamayacağının kararlaştırıldığını, davalının satışa ara vermeme tahhüdünde de bulunduğunu, buna rağmen 26.04.2016 tarihi itibari ile satışa son vererek sözleşmeye aykırı davrandığını taahhüdünü ihlal ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalının borca itirazının iptaline, Beykoz İcra Müdürlüğünün ...
esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı usulüne uygun tebliğ edilen dava dilekçesine cevap vermemiş HMK nun 126 vd.maddeleri uyarınca dava dilekçesinde ki vakıaları inkar ettiği varsayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkemenin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle HMK' nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın gerekçesinde anılan 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Kanun'un 191. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığını, mülga kanun ile görevli mahkemeyi tespit etmenin büyü bir yanlışlık olduğunu, gerekçede gösterilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarının yeni kanunun yürürlüğe girmeden önceki tarihte verilen kararlardan olduğunu, davanın Franchising Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun "..." markasının kullanımı ve bu ad altında ürünlerin satışı ve üretimi için belirlenen şekil ve şartlar olduğunu, davacının franchising vermek, davalı ise "..." markası ile şube şekilnde faaliyette bulunmak üzere anlaştıklarını, franchising sözleşmesinin kanunda özel olarak düzenlenmiş olmamakla birlikte atipik ve karma nitelikte bir sözleşme olduğunu, franschising sözleşmesinin konusu ve tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında, tarafların tacir olduğunun görüleceğini, bununla birlikte 22/02/2018 tarihli 2 scelse numaralı duruşma tutanağında "Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayandığından...
Bilirkişi incelemesi yapılmasına" ara kararında görüldüğü üzere tarafların tacir olduğunun tespit edildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari davlar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" başlıklı madde 5 fıkra: "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklinde düzenlendiğini, görevli mahkkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olup,görevsizlik kararının yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, franchising satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ... markasının kullanımı ve bu ad altında ürünlerin satışı ve üretimi için belirlenen şekil ve şartlar olduğu, dosya içeriğinden davacının franchising vermek, davalı ise "..." markası ile şube şeklinnde faaliyette bulunacağı kararlaştırılmıştır.Franchising sözleşmesinin konusu ve tarafların faaliyet alanı dikkate alındığında, uyuşmazlığın marka haklarına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının talebi francihising sözleşmesinin zamanından evvel feshedilmesi nedeniyle talep olunan bedelsiz verilen ürün bedelinin ve sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık sözleşmenin mali hükümlerine ilişkin olup ,Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görev alanında değildir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" başlıklı madde 5 fıkra: "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklinde düzenlendiği, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2019 Tarih 2016/1438-Esas 2019/571 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/02/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245736 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi