Cezai şart tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2751 E. 2017/1589 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ çalışma özgürlüğü↗ sözleşme özgürlüğü↗ çalışma hürriyeti↗ çerçeve sözleşme↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ sözleşmeye aykırılık↗ acentelik↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının hizmet sözleşmesinde yazılı rekabet yasağı kaydının geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve çalışma hürriyetine şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının cezai şart istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli hizmet sözleşmenin 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca ... Bölgesi, ... Bölgesi ve ... Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının cezai şart olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin istifa yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 19. maddesinde bir akdin mevzunun, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabilir denilmekle birlikte 20. maddesinde de akdin mevzunun gayrimümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) aykırı olması halinde o akdin batıl olacağı belirtilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20, 161 maddelerinde bu özgürlüğün sınırları çizmiştir. Sözleşmede öngörülen cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Mahkemece, bu durum gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2156 E. 2015/7881 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · istifa · sözleşmeye aykırılık · acentelik · cezai şart · Cezai şart tahsili
İncelediğiniz kararda… doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 01.08.2010 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada Temmuz 2012 tarihinden itiberen çalı …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2709 E. 2016/794 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · istifa · acentelik · cezai şart · hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
… doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren …
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü
Benzer bu karardaBölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, «müşteri portföyünü» halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun «rekabet yasağının» ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… gerek ferden gerek başka bir şirket unvanı altında davacı adına taşıma işleri yaptığı şahıs veya firmaların taşıma işlerini üstlenemeyeceği, aksi halde 10.000,00 TL «cezai şartın» ödeneceği” düzenlenmiş olup, davalı tarafından davacı adına taşınan öğrencilerin sözleşmenin feshinden sonra taşınmaya devam edildiği ileri sürülerek, cezai şartın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · şirket zararı · olumsuz oy · limited şirket · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18347 E. 2015/3086 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · ticari faiz · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu 12.11.2012 tarihli sözleşmede yer alan, davalının, davacı kooperatifin iş yapmış olduğu yerlerde iş yapmayacağına dair beyan ve «taahhüdünün», yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» bulunduğu kabul edilerek, davanın redddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4955 E. 2017/6834 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
Hukuk Dairesinin 2013/17004 Esas 2014/6068 sayılı Kararı ile onandığı göz önüne alındığında bu konuda oluşan «kesin» hükme rağmen eğitim giderlerine ilişkin talep ile ilgili karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2872 E. 2014/9827 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · tacir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Taraflar arasındaki 10.02.2004 tarihli sözleşmesinin V/O. bendinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen «cezai şart» hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup «geçersiz» olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3863 E. 2014/9984 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · kâr dağıtımı · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 10.03.2005 tarihli «taşıma sözleşmesinin» N. maddesinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2751 E. , 2017/1589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2015 tarih ve 2014/1506-2015/553 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...i dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükmüne aykırı davrandığını ileri sürerek, 10.000 USD tutarındaki cezai şartın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının hizmet sözleşmesinde yazılı rekabet yasağı kaydının geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve çalışma hürriyetine şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının cezai şart istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md.
uyarınca faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli hizmet sözleşmenin 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca ... Bölgesi, ... Bölgesi ve ... Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12.
maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının cezai şart olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin istifa yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 19. maddesinde bir akdin mevzunun, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabilir denilmekle birlikte 20.
maddesinde de akdin mevzunun gayrimümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) aykırı olması halinde o akdin batıl olacağı belirtilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20, 161 maddelerinde bu özgürlüğün sınırları çizmiştir. Sözleşmede öngörülen cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Mahkemece, bu durum gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.03.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞIOY
1- Dava, işveren ile işçi arasında hizmet sözleşmesinin kuruluşu anında imzalanan, ticari sırların gizliliğinin korunması ve rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2- Somut olayda taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli hizmet sözleşmesi ile davalının ... Bölgesi Satış Sorumlusu olarak işe başladığı, Sözleşmede, iş sözleşmesinin işveren yönünden haklı veya işçi tarafından haksız olarak feshi halinde, fesihten itibaren iki yıllık süre içerisinde, davalı işçinin ..., ... ve ... Bölgelerinden birinde, işverenin iştigal sahası ile aynı veya rekabet etme ihtimali olan bir başka işyerinde çalışmaya başlaması halinde, davalının cezai şart ödemeyi kabul ettiği, davalının davacıya ait işyerinden 25.02.2011 tarihinde kendi isteği ile ayrıldığı, akibinde de davacı ile aynı iş kolunda ve onunla rekabet halinde olan bir başka işyerinde aynı sıfatla çalışmaya başladığı, davalının sıfatı itibariyle davacının ticari / iş sırlarına vakıf olduğu, bu haliyle davacıya önemli zarar verebileceği, işe başla tarihi itibariyle olaya mülga 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği konusunda Daire çoğunlu ile aramızda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
3- Daire çoğunluğu, 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 48’deki çalışma özgürlüğü teminatından yola çıkılarak, BK m. 18 ve 19 ile 161 hükümleri uyarınca, davalının çalışması yasaklanan bölgenin geniş bir coğrafyayı kapsaması nedeniyle işçinin ekonomik mahvına sebep olacağı gerekçesiyle sözleşmenin tamamen geçersiz olduğu kanaatindedir.
4- Uygulamada daha çok, hizmet sözleşmeleri, işletme devir sözleşmeleri ve ortaklık (şirket) sözleşmeleriyle beraber imzalanan ve sözleşme ilişkisi bitikten sonra etki göstermesi beklenen, doktrinde “kelepçeleme sözleşmeleri” olarak da nitelenen “rekabet yasağı sözleşmeleri” (Akın Ünal, Kelepçeleme Sözleşmeleri, Adalet, 2013, ...), somut olaydaki işçi-işveren ilişkileri bakımından 6098 S. TBK’nın 444 vd. (818 S. BK 348 vd.) maddelerinde düzenlenmiştir.
5- Olaya uygulanacak olan mülga 818 S. BK m. 349 (6098 S. TBK m. 445) uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun olmayan sınırlamalar içermesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiş olup, somut olayda Sözleşmede bulunan rekabet yasağı sınırının geniş bir coğrayayı kapsamasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşüreceğini ve bu nedenle geniş coğrafya için geçerli olmadığını biz de kabul etmekteyiz. Bununla birlikte, geniş bir coğrafya yönünden geçersiz olan bir Sözleşme hükmünün, tarafların sözleşme yapma iradesine uygun olarak, makul bir coğrafi alan yönünden geçerli, makuliyet dışında kalan alan yönünden ise geçersiz sayılması gerektiğini düşünmekteyiz.
6- 818 S. BK m. 18 uyarınca, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınmalı, sözleşme lehine (favor contractus) yorum ilkesi benimsenmelidir.
7- Doktrinde “kısmi butlan” (Teilnichtigkeit) olarak da adlandırılan 818 S. BK m. 20 uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Bununla birlikte, BK 20/2 de yer alan “Akdin muhtevi olduğu şartlardan bir kısmının butlanı akdi iptal etmeyip yalnız şart, lağvolur. Fakat bunlar olmaksızın akdin yapılmıyacağı meczum bulunduğu takdirde, akitler tamamiyle batıl addolunur” hükmü uyarınca, Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğer hükümlerinin geçerliliğini etkilemeyecek, ancak, butlanı gerektiren hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz sayılacaktır.
8- Doktrinde de, taraflardan birinin borçlandığı edimin, kanuni miktarı aşırı ölçüde aşması halinde, sözleşme tüm olarak batıl sayılmaması, bunun yerine uzun sürenin veya aşırı ceza koşulunun kanuni sınırlara indirilmesi gerektiği, sözleşmenin sadece yasal sınırdan daha fazla edimler yönünden hükümsüz sayılması, diğer kısımlar yönünden sözleşmenin geçerli sayılması gerektiği (favor contractus), hatta emredici hükümlere aykırılık halinde dahi sözleşmenin sadece bu kısmının geçersiz sayılması gerektiği savunulmuştur (Fikret Eren, Türk Borçlar Hukuku, Yetkin, ... – 2012, s.338-339). Doktrinde diğer yazarlar da, rekabet sözleşmelerinin zaman, konu ve yer bakımından aşırı olan kısmının hâkim tarafından makul bir düzeye indirilmesi ve daraltılması, bütünüyle geçersiz sayılmaması gerektiğini savunmaktadır (Akın Ünal, Kelepçeleme Sözleşmeleri, Adalet, 2012-..., s.211;
Stadinger / Sack, & 138, Nr. 138, 312). Nitekim, mehaz kanunu uygulamakta olan İsviçre Federal Yüksek Mahkemesi de bir karında, iki ayrı firma arasında, yasal süreden fazla bir süreyi kapsayan (sonsuz süreyle / süresiz –ewige dauer) rekabet yasağı anlaşmasının, sadece fazla süreler yönünden ve kısmen geçersiz olduğuna karar vermiştir (BGE’nin 14.06.1981 T. ve 107 II 216 sayılı […] Locher AG - Sicar s.n.c kararı).
9- Ayrıca, 6762 S. TTK m. 1466/1 (6102 S.TTTK m. 1530/1) de, “Ticari hükümlerle yasak edilmiş bulunan muamele veya şartlar, aksine hususi bir hüküm bulunmadıkça, batıldır; şu kadar ki, bir akit hükmünce yerine getirilmesi gereken edalar hakkında kanun veya salahiyetli makamların kabul etmiş olduğu en yüksek haddi aşan mukaveleler, en yüksek had üzerinden yapılmış sayılır ve bu hadden fazla olan edalar, hata ile yapılmış olmasa dahi geri alınır. Bu hallerde Borçlar Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi tatbik olunmaz” demek suretiyle, yasal sınırı aşan edim yükümlülükleri yönünden sözleşmenin en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.
10- Öte yandan, yeni dönemde (01.07.2012 tarihinden sonraki), 6098 S. TBK ‘nun 445/2 maddesinde de bu hususta karşılaşılan tereddütleri gidermek için açıkça, hakime, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilme yetkisi verilmiş olup, sözleşmenin sınır aşan kısımlarına müdahale edebilmesi hususunda mahkemeye açık bir takdir yetkisi verilmiştir.
11- Somut olayda, Sözleşmede her ne kadar rekabet yasağı ..., ... ve ... Bölgesi gibi geniş bir coğrafi alanı kapsar şekilde öngörülmüş ise de, Sözleşmedeki coğrafi sınırın, bu bölgelerde yer alan tüm vilayetler olarak yorumlanması ve Sözleşmenin en azından davacı ile aynı bölgede yer alan işyeri bakımından geçerli sayılması gerekmekte olup, nitekim yerel mahkemece de, davalının davacıya ait işyerinden ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra, aynı iş kolunda, aynı sıfatla ve aynı il sınırları içerisinde işe başlamış olması suretiyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralının ihlal edildiği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulması yönündeki Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/322094300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz