Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2709 E. 2016/794 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ çalışma özgürlüğü↗ sözleşme özgürlüğü↗ müşteri portföyü↗ çerçeve sözleşme↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ acentelik↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının üç yıl süre ile davacı şirkette .... Bölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, müşteri portföyünü halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun rekabet yasağının ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 19. maddesinde bir akdin mevzunun, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabilir denilmekle birlikte 20. maddesinde de akdin mevzunun gayrimümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) aykırı olması halinde o akdin batıl olacağı belirtilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20, 161 maddelerinde bu özgürlüğün sınırları çizmiştir. Sözleşmede öngörülen cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli hizmet sözleşmenin 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının cezai şart olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Davalı tarafından 01.11.2010 tarihinde iş aktinin istifa yoluyla sonlandırıldığı, davalının diğer firmada 10.01.2011 tarihinden itiberen çalışmaya başladığı, dava konusu olaya 818 Sayılı BK'nın 348. vd. maddelerinin tatbik edileceği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından çalışma özgürlüğüne, akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Mahkemece, bu durum gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2156 E. 2015/7881 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · istifa · acentelik · cezai şart · hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 01.08.2010 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada Temmuz 2012 tarihinden itiberen çalı …
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
1- Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2751 E. 2017/1589 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · istifa · acentelik · cezai şart · hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
… doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · sözleşmeye aykırılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmede öngörülen «cezai şartın» borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… gerek ferden gerek başka bir şirket unvanı altında davacı adına taşıma işleri yaptığı şahıs veya firmaların taşıma işlerini üstlenemeyeceği, aksi halde 10.000,00 TL «cezai şartın» ödeneceği” düzenlenmiş olup, davalı tarafından davacı adına taşınan öğrencilerin sözleşmenin feshinden sonra taşınmaya devam edildiği ileri sürülerek, cezai şartın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · taşıma sözleşmesi · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · müşteri portföyü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaBölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, «müşteri portföyünü» halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun «rekabet yasağının» ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu kararda1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · şirket zararı · olumsuz oy · limited şirket · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, tarafların sözleşme içeriğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18347 E. 2015/3086 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · sözleşme serbestisi · ticari faiz · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında taraflar arasındaki sözleşmenin içeriği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu 12.11.2012 tarihli sözleşmede yer alan, davalının, davacı kooperatifin iş yapmış olduğu yerlerde iş yapmayacağına dair beyan ve «taahhüdünün», yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» bulunduğu kabul edilerek, davanın redddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4955 E. 2017/6834 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
Bu yasal düzenlemeler karşısında, tarafların sözleşme içeriğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün değildir.
Hukuk Dairesinin 2013/17004 Esas 2014/6068 sayılı Kararı ile onandığı göz önüne alındığında bu konuda oluşan «kesin» hükme rağmen eğitim giderlerine ilişkin talep ile ilgili karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3863 E. 2014/9984 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmede öngörülen «cezai şartın» borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · kâr dağıtımı · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 10.03.2005 tarihli «taşıma sözleşmesinin» N. maddesinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2872 E. 2014/9827 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmede öngörülen «cezai şartın» borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · tacir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 10.02.2004 tarihli sözleşmesinin V/O. bendinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2709 E. , 2016/794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2014 tarih ve 2013/214-2014/214 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.01.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 08.10.2007 tarihinde müvekkil şirkette çalışmaya başladığını, 01.11.2010 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 10. maddesinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl içinde, Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde, davacının faaliyet alanı olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında çalışmayacağının, aksi halde 12. madde gereğince 10.000 USD cezai şart ödeyeceğinin belirlendiğini, davalının işten ayrıldıktan sonra dava dışı .....'de çalışmaya başladığını, şirketlerin aynı ürün grubunda birbirleri ile rekabet halinde bulunduklarını, sözleşmenin zaman yönünden ihlal edildiğini, yine davalının dava dışı firmada da Marmara Bölgesi sorumlusu olarak görev yaptığını, davacının ürün fiyat, ihale ve projeleri hakkındaki bilgileri rakip şirkette kullanabileceğini ileri sürerek, 10.000 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işten ayrıldıktan sonra .....'de çalışmaya başladığını, anılan şirketin İş Kanunu'nun 7. maddesi çerçevesinde davalıyı ....'de görevlendirdiğini, davacıya verebileceği muhtemel zarar bulunmadığını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu, rekabet yasağının iktisadi geleceği tehlikeye düşermemesi, süre, yer ve işin türü bakımından münasip sınırlama getirmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının üç yıl süre ile davacı şirkette .... Bölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, müşteri portföyünü halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun rekabet yasağının ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 19. maddesinde bir akdin mevzunun, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunabilir denilmekle birlikte 20. maddesinde de akdin mevzunun gayrimümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) aykırı olması halinde o akdin batıl olacağı belirtilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20, 161 maddelerinde bu özgürlüğün sınırları çizmiştir. Sözleşmede öngörülen cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli hizmet sözleşmenin 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12.
maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının cezai şart olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Davalı tarafından 01.11.2010 tarihinde iş aktinin istifa yoluyla sonlandırıldığı, davalının diğer firmada 10.01.2011 tarihinden itiberen çalışmaya başladığı, dava konusu olaya 818 Sayılı BK'nın 348. vd. maddelerinin tatbik edileceği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından çalışma özgürlüğüne, akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle cezai şarta ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Mahkemece, bu durum gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215741200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz