Özel denetçi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15432 E. 2013/358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': ['6102/381']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ genel kurul kararının iptali↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK’nun 381. maddesine göre, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının genel kurul kararının iptali için dava açma hakkı bulunmadığı, özel denetçi atanması talebine ilişkin olarak TTK’nun 348. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket genel kurul kararının iptali ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Mahkemece, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davalı şirket genel kurulunun yapıldığı 18/06/2009 tarihi ile davanın açıldığı 17/09/2009 tarihi esas alındığında hak düşürücü süre henüz dolmamış olduğundan, açıklanan nedenle davanın reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca, TTK’nun 381. maddesinde “Aşağıda yazılı kimseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa âfaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal dâvası açabilirler: Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salâhiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden pay sahipleri…” denilmektedir. Buna göre, davacıya usulüne uygun genel kurul toplantı çağrısı yapılmamış olduğundan, davacı toplantıya katılma ve muhalefetinin tutanağa geçirme şartı aranmaksızın iptal davası açabileceğinden, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12250 E. 2014/2149 K.
Ortak:pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK’nun 381. maddesine göre, iptal davasının üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı, davacının «genel kurul kararının iptali» için dava açma hakkı bulunmadığı, «özel denetçi» atanması talebine ilişkin olarak TTK’nun 348. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirket «genel kurul kararının iptali» ve davalı şirkete «özel denetçi» atanması istemine ilişkindir.
… imseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa âfaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal dâvası açabilirler: Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salâhiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri»…” denilmektedir.
Benzer bu kararda… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri» 3 ay içinde mahkemeye müracaatla «iptal davası» açabilirler.
Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davacının karara muhalif kalarak bu «şerhi» tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · olumsuz oy · ilan · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda 26/10/2010 tarihli genel kurula ilişkin «toplantı tutanağı» incelendiğinde, davacının evvela «olumsuz» oy kullandığı, bilahare «muhalefet şerhini» «ibraz» ettiği ve muhalefet şerhinin de tutanağa eklendiği görülmüştür.
Z.'nın toplantı açıldığında hazırladıkları «muhalefet şerhini» divana sundukları, görüşülecek maddeler müzakere ve oylama yapılmadan muhalefet şerhinden bahsedildiği, 6102 sayılı TTK'nın 446/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde m …
Davacı her bir gündem maddesinin oylanmasından sonra muhalif kaldığını belirttiğinden ayrıca toplantı sonunda da yeniden «muhalefet şerhi» yazması gerekmez.
Bu durumda mahkemece usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13603 E. 2012/4631 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · iptal davası
İncelediğiniz kararda… imseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa âfaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal dâvası açabilirler: Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salâhiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri»…” denilmektedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK’nun 381. maddesine göre, iptal davasının üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı, davacının «genel kurul kararının iptali» için dava açma hakkı bulunmadığı, «özel denetçi» atanması talebine ilişkin olarak TTK’nun 348. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirket «genel kurul kararının iptali» ve davalı şirkete «özel denetçi» atanması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK'nun 381. maddesine göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake selahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri»”nin dava açabilecekleri belirtildiğine göre, davacı pay sahiplerinin pay oranlarına bakılmaksızın «iptal davası» açabileceği kabul edilmelidir.
1-Dava, «anonim şirket» «olağanüstü genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · ticaret sicili tescili · olağanüstü genel kurul · bedelsizlik · iyiniyet · anonim şirket · ticaret sicili · yetki
Benzer bu karardaŞti.'ye 34.491,400 TL bedelle satıldığı, 2007 yılını davalı şirketin zararla kapatması nedeniyle taşınmazın bedelli veya «bedelsiz» devredilmesi halinde davacıların kar payında azalma ya da çoğalma yönünde bir etkilenme olmayacağı, «olağanüstü genel kurul» kararlarının 5. bendindeki «tasfiye», birleşme ve katılma konusunda yönetim kuruluna «yetki» verilmesinin TTK hükümleri gereği uygulanabileceği, yönetim kuruluna sadece yetki verildiği ancak alınmış bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar …
2-Öte yandan, davacılar vekili tarafından, davalı şirketin 29.05.2007 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında 3. madde ile şirket anasözleşmesinin 3/f bendinin değiştirilerek "...gayrimenkulleri bağışlayabilir..." hükmünün iptalinin talep edildiği, davacıların pay sahibi olup, TTK'nun 381. maddesindeki dava açma şartlarının oluştuğu gözönünde bulundurularak, alınan kararın yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık teşkil edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yukarıda belirtilen gerekçe ile karar verilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» «olağanüstü genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
… , alınan kararların davacıları etkilediği, nitekim 1 ve 3. raporlarda alınan kararlardan davacıların etkileneceğinin belirtildiği, hatta 1. raporda kararların afaki «iyiniyet kurallarına» da aykırılık teşkil edeceğinin bildirildiği anlaşıldığına göre, mahkemece, bilirkişi raporları dikkate alınarak değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12003 E. 2012/3314 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK’nun 381. maddesine göre, iptal davasının üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı, davacının «genel kurul kararının iptali» için dava açma hakkı bulunmadığı, «özel denetçi» atanması talebine ilişkin olarak TTK’nun 348. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirket «genel kurul kararının iptali» ve davalı şirkete «özel denetçi» atanması istemine ilişkindir.
Buna göre, davacıya usulüne uygun genel kurul toplantı çağrısı yapılmamış olduğundan, davacı toplantıya katılma ve muhalefetinin tutanağa geçirme şartı aranmaksızın «iptal davası» açabileceğinden, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortakların muhalefeti tutanağa geçirmeleri veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermeleri gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · olumsuz oy · anonim şirket · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, vekilleri aracılığı ile 07.05.2009 tarihli genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış oldukları veya dilekçe ile muhalefeti bildirmedikleri anlaşılmış, dinlenen tanıklar da davacıların muhalefetinin tutanağa geçirilmesi bakımından kendilerinin engellendiği hususunda bir beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların azınlık olarak erteleme talebinde bulundukları halde taleplerinin reddedilmiş olduğu ve kârın nasıl değerlendirileceğine ilişkin bir karar olmaksızın karın «dağıtılmamasına» karar verildiği, bu kapsamda 2,3,4,5,6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortakların muhalefeti tutanağa geçirmeleri veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermeleri gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15432 E. , 2013/358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2009/592-2011/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %44 oranında hisse sahibi olduğunu, 2007-2008 yılı bilançosu ile kâr-zarar hesabının kabul ve ibra edildiği 18/06/2009 tarihli hukuki dayanaktan yoksun, şirket ana sözleşmesine aykırı olan genel kurul kararının iptaline ve davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olağan genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, iptal davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve özel denetçi atanması şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK’nun 381. maddesine göre, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının genel kurul kararının iptali için dava açma hakkı bulunmadığı, özel denetçi atanması talebine ilişkin olarak TTK’nun 348. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket genel kurul kararının iptali ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Mahkemece, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davalı şirket genel kurulunun yapıldığı 18/06/2009 tarihi ile davanın açıldığı 17/09/2009 tarihi esas alındığında hak düşürücü süre henüz dolmamış olduğundan, açıklanan nedenle davanın reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca, TTK’nun 381. maddesinde “Aşağıda yazılı kimseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa âfaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal dâvası açabilirler: Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilân veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salâhiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden pay sahipleri…” denilmektedir.
Buna göre, davacıya usulüne uygun genel kurul toplantı çağrısı yapılmamış olduğundan, davacı toplantıya katılma ve muhalefetinin tutanağa geçirme şartı aranmaksızın iptal davası açabileceğinden, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/244632500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz