Bilanço onayı kararının gerçeğe aykırı finansal tablolar nedeniyle iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/200 E. 2021/1098 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
İlgili meseleler: ◆ YK huzur hakkı/ücretinin fahişliği (kârdan pay hakkı ihlali)◆ Finansal tablo/bilanço tasdikinin dürüst resim ilkesine aykırılığı
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurulunda alınan bilanço onayı kararı, şirketin finansal tablolarının TTK 515 uyarınca gerçeği yansıtmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi halinde iptal edilir. Hakim ortak sıfatını da taşıyan yönetim kurulu üyesine, şirketin sürekli zarar ettiği ve bilançolarının yanıltıcı olduğu bir dönemde, kendi oyuyla huzur hakkı ödenmesine karar verilmesi, tutarın fahiş olmasa da objektif iyi niyet kurallarına aykırı kabul edilerek iptale konu olabilir. Birden fazla kararın iptali istemiyle açılan davada bir kısım kararların iptaline bir kısmının reddine karar verilmesi halinde yargı gideri ve vekalet ücreti, davanın tümden kabul edilmiş gibi değil, haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Bilançonun onaylanmasına ilişkin 5 nolu genel kurul kararının iptali → ret
İddia: Davalı vekili, bilanço ve gelir tablolarının şirket kayıtlarında yer alan ve her zaman ulaşılabilir belgeler olduğunu, kayıtların TTK ve vergi mevzuatına uygun tutulduğunu, borca batıklık iddiasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 5 nolu maddenin iptalinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 515 uyarınca anonim şirketlerin finansal tabloları, şirketin mal varlığını, borç ve yükümlülüklerini, özkaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun şekilde şeffaf, güvenilir ve gerçeği yansıtacak biçimde düzenlenmelidir. Davalı şirketin daha önceki yıllara ilişkin genel kurulunda aynı sebeple alınan bilanço onayı kararının iptaline dair kararın Yargıtay ilamıyla onanmış olması ve bu dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde ulaşılan tespitlerin önceki tespitlerle örtüşmesi, davalı şirketin finansal tablolarının gerçeğe aykırı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bilançonun onanmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yönetim kurulu başkanına huzur hakkı verilmesine ilişkin 8 nolu kararın iptali → ret
İddia: Davalı vekili, 8 nolu kararın TTK 394 maddesindeki mali haklara ilişkin düzenlemeye uygun olduğunu, kararın alındığı tarihteki euro kuru ve yönetim kurulu başkanının harcadığı mesai dikkate alındığında huzur hakkının yerinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Huzur hakkı tanınan tutar miktar olarak fahiş sayılabilecek bir tutar olmasa da, huzur hakkı tanınan yönetim kurulu başkanının aynı zamanda davalı şirketin hakim hissedarı ve çoğunluk payını elinde bulunduran ortak olduğu, şirketin mali durumunun sürekli zarar ettiği, bilançolarının yanıltıcı bulunduğu dikkate alındığında, hakim ortağın kendi oyuyla kendisine huzur hakkı ödenmesine karar vermesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı kabul edilmesi somut olaya uygundur. Şirketin dağıtılacak karı olmadığı ve diğer yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmediği de gözetildiğinde, 8 nolu kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmen kabul edilen davada yargı gideri ve vekalet ücretinin haklılık oranına göre paylaştırılmaması → kabul
İddia: Davalı vekili, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin ve yargı giderinin kabul-ret oranına göre değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça üç kararın iptali için dava açıldığı, bunlardan iki kararın iptal isteminin kabul edildiği, bir karar bakımından ise davanın reddedildiği gözetilerek haklılık oranında yargı giderinin paylaştırılması gerekirken, dava tamamen kabul edilmişçesine yargı giderinin tümünün davalıya yükletilmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün kaldırılıp haklılık oranına göre yargı gideri paylaştırılarak ve davalı vekili yararına da vekalet ücreti takdir edilerek yeniden hüküm kurulması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Hakim ortak sıfatını taşıyan yönetim kurulu üyesinin kendi oyuyla kendisine huzur hakkı ödenmesine karar verilmesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edebileceği ve gerçeğe aykırı finansal tablolara dayanan bilanço onayı kararlarının iptal edilebileceği hususlarında bölgesel ikna edici değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ bilanço onayı↗ finansal tabloların gerçeğe uygunluğu↗ huzur hakkı↗ objektif iyi niyet kuralları↗ hakim ortak↗ haklılık oranına göre yargı gideri paylaştırılması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/200
KARAR NO 2021/1098
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/10/2018
NUMARASI 2015/856 Esas-2018/1011 Karar
DAVA
Ticari Şirket
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/07/2021
Davanın kısmen kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin ticaret siciline tescil ettirilen genel kurul toplantı tutanağı gerçeğe aykırı ve sahte olarak düzenlendiği TTK 422 maddesi gereğince, genel kurul toplantısı mutlak butlanla batıl olduğundan alınan tüm kararların iptalini,bu kabul görmediği takdirde sunulan mali denetim raporu,ara bilanço, şirketin yönetim şekli, hakim hissedarların diğer şirket ortağı kardeşi ile şirketin içini boşatmaya yönelik hareketleri, davacı şirketin paydan doğan haklarının ihlal edilmesi şirketin sürekli zarara uğraması, şirket mizanının gerçeğe uygun olmaması, şirket ticari defterlerinin gerçeğe uygun olmaması edeni ile 10.06.2015 tarihli genel Kurulda alınan 5 nolu kararın TTK 445 maddesi gereğince iptaline,davalı şirketin Yönetim kurulu üyesi ...
dava şirketin temsilcisi olduğu iddiası ile yönetim Kurulunun ibrasında oy kullandırılmaması ile yönetim Kurulunun ibrasına ilişkin 6. maddenin TTK 445 maddesi gereğince iptaline, davalı şirketin yönetim kurulu başkanına 2.000-Euro huzur hakkı verilmesine ilişkin kararın hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeni ile genel kurulun 8. maddesinin TTK 445 maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı şirketin bilançosu ve defterlerinin usulüne uygun olduğunu ve gerçeği yansıttığını, genel kurulun 5. maddesinin iptaline ilişkin talebin yerinde olmadığını, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 6. maddenin iptaline ilişkin talebin genel kurulda yönetim kurulunun ibrasına ilişkin bir karar alınmadığı, yönetim Kurulunun yeniden seçildiğini, yönetim kurulu üyeleri için açılmış bir sorumluluk davası bulunmadığını,tutanağı ismi bildirilen davacı temsilcisinin imzalamamasının doğal olduğunu, ticaret sicilinde el yazısı ile yazılan kısım için ayrım yapılmaksızın yayınlanmasının sonuca etkili olmadığını 6. maddenin iptaline yönelik talebin reddi gerektiğini, genel kurulun 8 nolu kararı ile 25.000.000-TL sermayesi olan bir şirketin yönetim kurulu başkanına 2.000-Euro huzur hakkı verilmesinin de makul olduğunu, bu talebinde reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Davaya konu edilen 10.06.2015 tarihli Genel Kurul karar tutanağının TTK 422 maddesinde yazılı şekil şartlarını taşıdığı, genel kurulda alınan 6 nolu yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline yönelik talebin reddine, bilanço ve gelir tablosunun gerçeğe uygun olmadığından 5 nolu nolu kararın ve yönetim kurulu başkanına 2.000- Euro huzur hakkına ilişkin talebin davalı şirketin mali yapısı, sürekli zarar ediyor olması ve hakim ortak olan yönetim kurulu başkanının bizzat oy kullanarak onay vermesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan genel kurulda alınan 8 nolu kararın da iptaline karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, rapora itirazların değerlendirilmediğini,genel kurulun 5 nolu maddesi ile alınan bilanço ve gelir tablolarının davalı şirketin defter ve kayıtlarında kayıtlı ve her zaman ulaşılabilir belgeler olduğundan, şirket kayıtlarının TTK ve vergi mevzuatına uygun tutulduğunu, davalı şirketin öz sermayesini koruduğu belli olmakla borca batık olduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, 5 nolu gündem maddesinin iptaline yönelik talebin yerinde olmadığını, 8 nolu genel kurul kararında alınan TTK 394 maddesinde belirlenen mali haklara ilişkin düzenlemeye uygun olduğunu, genel kurul kararının alındığı tarihteki euro kurunun 2.27-TL olduğu ,yönetim kurulu başkanına yaptığı iş, harcadığı mesai değerlendirildiğinde yerinde olduğunu, mahkemece verilen iptal kararının yerinde olmadığını, ayrıca davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargı giderinin kabul ve red oranına göre dikkate alınmamasının da kararın kaldırılmasını gerektirdiğinden istinaf talepleri doğrultusunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GERERKÇE
Dava ;genel kurul kararının iptaline ilişkindir. İstinaf incelemesine konu olan 5 nolu karar bilançonun onaylanmasına ilişkindir. TTK 515 maddesi gereğince Anonim şirketlerin finansal tabloları TMSına göre şirketin mal varlığını,borç ve yükümlülüklerini, özkaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir,karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde şeffaf ve güvenilir ve gerçeği yansıtacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Davalı şirketin 2009,2010,2011 yıllarına ilişkin 6.6.2012 tarihli genel kurulunda bilançonun onaylanmasına ilişkin 5.maddesinin aynı sebeble iptaline karar verildiği ve iptal kararının Yargıtay 11.HD nin 2019/3132 esas 2020/1947 karar sayılı ilamı ile onandığı,bu dosyada yapılan tesbitlerle örtüşen ,yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Davalı şirketin finansal tablolarının gerçeğe aykırı olduğu belirlenmiş olmakla bilançonun onanmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
8. nolu madde ise yönetim kurulu başkanına ücret takdirine ilişkin olup ,miktar olarak fahiş sayılabilecek bir tutar olmasa da , huzur hakkı tanınan yönetim kurulu başkanı ...'nın davalı şirketin aynı zamanda hakim hissedarı olduğu,şirketin mali durumu gözetildiğinde şirketin devamlı surette zarar ettiği ,bilançolarının yanıltıcı bulunduğu aynı zamanda çoğunluk payını elinde bulunduran ortak olduğu belirlenerek huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın objektif iyiniyet kurallarına aykırı kabul edilmesinin somut olaya uygun olacağının kabulüne karar verilmiştir.Şirketin dağıtılacak karı olmadığı,diğer yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmediği dikkate alındığında yönetim kurulu başkanına ücret takdirine ilişkin 8 nolu kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı tarafça üç kararın iptali için dava açıldığı ,iki kararın iptal isteminin kabul edildiği bir karar bakımından ise davanın red edildiği gözetilerek haklılık oranında yargı giderinin paylaştırılması gerekirken dava kabul edilmişcesine yargı giderinin tamamının davalıya yükletilmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş davalı vekilinin istinaf nedeni bu noktada yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına ,bu hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama gerekmediğinden hükmün kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilmesine hükmün kesinleşen kısımları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ,yargı giderinin haklılık oranında taraflara yükletilmesine ,davalı vekili yararına maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2018 Tarih 2015/856 esas 2018/1011 karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 10/06/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 numaralı kararların iptaline, 6 nolu kararın iptali isteminin reddine, İlk derece yargılama giderine ilişkin olarak; Alınması gereken 59,30 -TL karar harcından peşin harcın mahsubuna bakiye 31,60-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 59,50-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili lehine takdir olunan 2.180-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili lehine takdir olunan 2.180-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti , 238,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.838,50-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 1.230-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 20 -TL tebligat yargı giderinden davanın reddi oranında hesaplanan 7 -TL sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,kalanın üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça peşin yatırılan 35,90-TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/238377 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi