Acentelik sözleşmesi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15682 E. 2016/517 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ ticari defter ve kayıtlar↗ tasdik kararı↗ acentelik↗ ek prim↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal ticari defter kayıtlarının birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar itibarıyla, davacının alacağının varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulmuş olması karşısında, bu itirazları karşılayan, içlerinde sigorta şirketlerine ilişkin muhasebe konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1208 E. 2012/7477 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · tasdik kararı · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Benzer bu kararda… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Ancak davalı ...'ün 2005 yılında «yönetim kurulu» üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre «defter» tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış «tasdikinin» olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · ticari defter ibrazı · delil niteliği · yönetim kurulu kararı · ibraz
Benzer bu kararda… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Dava; davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Ancak davalı ...'ün 2005 yılında «yönetim kurulu» üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre «defter» tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış «tasdikinin» olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
-
Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6999 E. 2016/9748 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile «ticari defterlerin» birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de. «ihtarnamenin» 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · temerrüt tarihi · şirketin ihyası · ihya · tüzel kişilik · yönetim kurulu kararı · terkin · ihtarname
Benzer bu karardaAncak, davacı şirketin dosya içerisinde bulunan sicil «kaydı» uyarınca karar tarihinden önce 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı «şirketin ihyası» yoluna gidilmeksizin yargılamaya devamla sicilden kaydı silinen ve «tüzel kişiliği» sona eren şirket hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile «ticari defterlerin» birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de. «ihtarnamenin» 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
87.837.78 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 05/04/2008 tarihinden itibaren 3095 s.
1- Dava; davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12752 E. 2010/4096 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Ancak, davacı tarafça bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulmuş olması karşısında, bu itirazları karşılayan, içlerinde sigorta şirketlerine ilişkin muhasebe konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTicari «defterlerdeki» kayıtların, bu defterlere dayanan taraf lehine delil olabilmeleri için, bu tarafın tüm «ticari defter» ve belgelerini incelemeye sunması, bütün defterlerin birbirini teyit etmesi, «tasdike» tabi olanların açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunması gerekir.
Oysa dosyaya sunulan belgelere göre davacı «ticari defterlerinin» kapanış «tasdiklerinin» yapıldığı anlaşıldığı gibi davacı yan tüm defterlerini «ibraz» etmeye usulünce davet de edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı «ticari defterleri» usulünce «ibraz» ettirilerek incelenmesi, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğinin kanıtı olarak sunulan «konişmentolar» ile taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturalar tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konişmento · taşıma sözleşmesi · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı «ticari defterleri» usulünce «ibraz» ettirilerek incelenmesi, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğinin kanıtı olarak sunulan «konişmentolar» ile taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturalar tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşıma işinin yapıldığının ve alacağın mevcut olduğunun «kesin» delilerle ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, bu ispatı sağlamak için taşımaya ilişkin «konişmentoları», faturaları ve «ticari defterlerini» göstermiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12596 E. 2014/18367 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Ancak, davacı tarafça bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulmuş olması karşısında, bu itirazları karşılayan, içlerinde sigorta şirketlerine ilişkin muhasebe konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın işletme «defterinin» açılış «tasdikinin» bulunduğu, kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu suretle davacının işletme defterinin HMK.nın 222. maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının «ticari defterlerinin» açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davalının defter kayıtlarına göre davacı şirketin davacı tarafa 0,33 TL borçlu olduğu, davacının …
Ancak; davacının işletme «defteri» tuttuğu ve bu defterin açılış «tasdikinin» bulunduğu, VUK hükümleri gereğince işletme defterleri için sadece açılış onayı yaptırılmasının öngörüldüğü, kapanış onayı yaptırılması yükümlülüğünün getirilmediği …
Davalının kendi «ticari defterlerinde» davacıya yapılan ödemeler kayıtlı olsa da dosya içerisinde ödemelerin dayanağı belgeler yer almamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin delili · yemin · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Dava, kargo «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin «yemin deliline» dayanılmış olduğu halde bu husus gözetilmeksizin karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Ancak davacı vekili, 08.05.2008 tarihli duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiline ait «ticari defterlerin» kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de müvekkiline ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu ileri sürerek, temyiz dilekçesi ekinde İzmir 31.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası uyuşmazlık · tacirler arası dava · yemin delili · ticari defter kayıtları · yemin · tebligat · tacir · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibin dayanağı olan faturanın davacıya ait «ticari defterlerde kayıtlı» olduğu, ancak bu defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, bu nedenle defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, sadece faturaya dayanan iddianın kanıtlanamadığı, «yemin deliline» başvurma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacının yemin deliline de başvurmadığı, sadece davacı tarafça düzenlenmiş açık faturaya dayalı olan iddianın kanıtlanamadı …
Yine «tacirler arası uyuşmazlıkta» davacı tacir sadece kendi «defterlerine» dayanmış olsa bile, TTK'nun 82. maddesi uyarınca iki tarafın defterleri incelenmeden uyuşmazlık çözümlenemez.
Bu durumda; davalıya açıklamalı «tebligat» yapılarak, «defterinin» «ibrazının» istenmesi ve defterlerin ibrazı halinde her iki taraf defterleri incelenmeli, davalı taraf defter ibraz etmediği takdirde davacı defterleri incelenerek karar verilmesi gerekir.
Noterliği’nin 18.01.2008 tarih ve 01891 ve 01892 yevmiye nolu kapanış «tasdiki» fotokopilerini «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15682 E. , 2016/517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 tarih ve 2014/542-2015/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil şirketin münfesih acentesi olduğunu ve acentelik sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekkili kayıtlarında yapılan incelemede davalının 95.396,80 TL prim tahsilatını müvekkiline intikal ettirmediğinin tespit edildiğini ileri sürerek, 95.396,80 TL prim alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal ticari defter kayıtlarının birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar itibarıyla, davacının alacağının varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulmuş olması karşısında, bu itirazları karşılayan, içlerinde sigorta şirketlerine ilişkin muhasebe konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225322600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz